Seyyid el-Husi: ABD üsleri bölge ülkelerinin güvenliğine yönelik bir tehdittir

img
Seyyid el-Husi: ABD üsleri bölge ülkelerinin güvenliğine yönelik bir tehdittir YDH

Ensarullah lideri Abdulmelik el-Husi, 15. Ramazan konuşmasında, bazı Arap ülkelerinin ABD askeri üslerinin maliyetlerini karşıladığını ve bu ülkelerin, ABD tarafından hedef alınan devletlerin meşru müdafaa haklarına karşı çıktığını söyledi.




YDH - Yemen'de hareketinin lideri Abdulmelik el-Husi, 15. Ramazan konuşmasında, ABD'nin küresel ölçekten bölgeye gelerek, aralarında İran İslam Cumhuriyeti'nin de bulunduğu çeşitli devletlere karşı askeri operasyonlar yürüttüğünü ifade etti.

El-Husi, belirli Arap ülkelerinin bu operasyonlarda kullanılan ABD üslerine mali destek sağladığını ve bu üslerin tüm masraflarını üstlendiğini dile getirdi.

El-Husi, söz konusu ülkelerin, ABD tarafından saldırıya uğrayan devletlerin kendilerini savunmasına engel olmaya çalıştığını belirtti.

"İran'ın müdafaası saldırı olarak nitelendiriliyor"

SABA ajansının aktardığına göre el-Husi, ABD'nin bölgedeki üsleri kullanarak İran'daki hem idari yetkilileri hem de sivilleri hedef alan operasyonlar gerçekleştirdiğini vurguladı.

İran'ın bu üslere yönelik karşı hamlelerini "meşru müdafaa" olarak tanımlayan el-Husi, bölgedeki bazı yönetimlerin İran'ın bu tepkilerine tepki göstererek, durumu "saldırı" olarak tanımladığını ifade etti.

El-Husi, bu yönetimlerin kendi ülkelerindeki ABD üslerini korumak için askeri ve siyasi bir kalkan oluşturma çabası içinde olduğunu dile getirdi.

El-Husi, 2000 yılından itibaren bölgedeki bazı yönetimlerin ABD ve İsrail ile olan bağlılıklarını ve Siyonist ajanda doğrultusundaki faaliyetlerini açıkça yansıttığını dile getirdi.

El-Husi, bu yönetimlerin siyasi, askeri, mali ve medya kanallarını söz konusu ülkelerin çıkarları doğrultusunda kullandığını ve bölgedeki "özgür halkların" karşısında konumlandığını söyledi.

El-Husi, bu durumu "nifak hareketi" olarak adlandırarak, geçmiş dönemlerle kıyaslandığında bu iş birliğinin daha görünür hale geldiğini anımsattı.

İran'a yönelik gerçekleştirilen askeri faaliyetleri "zalimce ve vahşi" olarak niteleyen el-Husi, İran'ın tutumunun yalnızca kendini korumaya yönelik olduğunu vurguladı.

El-Husi, Arap medyasının büyük bölümünün bu eylemleri meşrulaştırmak adına faaliyet gösterdiğini ve psikolojik operasyonlar yürüttüğünü kaydetti.

Bu yayın organlarının, meşru müdafaa hakkını kullanan tarafları suçlayıcı bir dil benimsediğini kaydeden el-Husi, bazı aktörlerin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik eylemlerinden duyduğu memnuniyeti "nifak" olarak değerlendirdi.

El-Husi, Siyonistlerin hedeflerinin bölgeyi tamamen kontrol altına alma amacı taşıdığını ve İslam'a yönelik açık bir düşmanlık içerdiğini söyledi.

Bu ideolojik hedeflerin "şeytani" olduğunu ileri süren el-Husi, bu bağlamda gündeme gelen bazı küresel skandalların durumun vahametini yansıttığını belirtti.

El-Husi, İsrail ile iş birliği içinde olan bölge aktörlerini uyararak, Siyonist stratejinin nihai amacının bölgedeki tüm "özgür unsurları" tasfiye etmek olduğunu ve bu plana destek verenlerin de sonunda aynı akıbetle karşılaşacağını ifade etti.