Dialogue Works kanalına konuk olan Çinli akademisyen Jiang Xueqin, ABD-İran çatışmasının küresel dengeleri nasıl kökten sarsacağı değerlendirmesini yaptı.
YDH - Dialogue Works YouTube kanalında soruları yanıtlayan Çinli akademisyen Jiang Xueqin, dünyanın Üçüncü Dünya Savaşı'nın içinde olduğunu belirtti.
ABD ile İran arasındaki savaşın zamanla şiddetlenmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydeden Jiang, "Bugün internette ABD ordusunun 82. Hava İndirme Tümeni'ne konuşlanma emri verildiğine dair haberler dolaşıyor. Eğitim tatbikatlarını durdurmuş durumdalar; birkaç gün içinde Ortadoğu'ya sevk edilmeleri muhtemel" dedi.
İran'a karşı kara birliklerinin kullanılmasının çatışmayı devasa oranda şiddetlendireceğini vurgulayan Jiang, şu anki tablonun ABD ve İsrail'in hava üstünlüğüne dayalı bir hava savaşı olduğunu ancak kara harekatının geri dönüşü olmayan bir kırılma yaratacağını ifade etti.
Jiang, "Kara birlikleri İran'a girdiği an bu savaştan çekilmek imkansız hale gelir. Eğer kara gücü kullanılırsa Üçüncü Dünya Savaşı resmen başlamış demektir ve bu, bildiğimiz dünyanın sonu olur" diye konuştu.
Olası bir kara savaşının Rusya, Çin, Avrupa ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyelerini de içine çekeceğini belirten Jiang, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ekonomilerinin de enerji ihtiyaçları nedeniyle bu sarmala dahil olacağını kaydetti.
"Hürmüz Boğazı küresel ticaretin merkez üssü"
Küresel ticaretin kilit noktası olan Hürmüz Boğazı'nın durumuna dikkat çeken Jiang, bölgedeki petrol akışının Asya ekonomileri için hayati önem taşıdığını hatırlattı.
Japonya Başbakanı Takayaçi'nin açıklamalarına atıfta bulunan Jiang, "Boğaz kapalı kalmaya devam ederse Japonya'nın petrol rezervleri 8 ay içinde tükenecek. Japon kabinesinde tam bir panik havası hakim ve askeri müdahale dahil her türlü seçeneği değerlendiriyorlar" dedi.
Hürmüz Boğazı'nın küresel ticaretin merkez üssü olduğunu belirten Jiang, bu hattın kapalı kalmasının tüm dünyayı savaşa sürükleyecek bir zincirleme reaksiyon başlatacağını ifade etti.
"Ukrayna savaşı İran harekatının doğal bir öncülüydü"
İran ile yaşanan çatışmanın Ukrayna'daki savaşın doğal bir devamı olduğunu savunan Jiang Xueqin, jeopolitik perspektiften bakıldığında Rusya'nın Ukrayna'yı kazanması durumunda dünyadaki karbonhidrat (gıda) kaynaklarının üçte birini kontrol edeceğine işaret etti.
Jiang, "Rusya gıdayı kullanarak Ortadoğu ve Afrika'yı aç bırakma kabiliyetine sahip olabilirdi. Avrupa ise Rus enerjisi ve Ukrayna gıdası olmadan ekonomik olarak ayakta kalamıyor. Bu nedenle ABD, Ortadoğu'yu kontrol altına almak ve İran'ı boğmak zorunda hissediyor" değerlendirmesini yaptı.
Rusya'nın Ukrayna sahasında hakimiyet kurduğunu belirten Jiang, ABD'nin bu durumu dengelemek için Ortadoğu'nun enerji kaynaklarını ve ticaret yollarını tam kontrol altına almaya çalıştığını kaydetti.
Jiang, "İran, Avrasya ittifakının (Rusya, İran, Çin) pivot noktasıdır. Eğer İran çökerse ABD küresel ticareti ve petro-dolar sistemini koruyabilir. Bu, Amerikan imparatorluğu için bir ölüm kalım mücadelesidir" ifadelerini kullandı.
İsrail'in bölgedeki hedeflerine dair çarpıcı açıklamalarda bulunan Jiang, "Büyük İsrail" projesinin sadece bir harita üzerinde kalmadığını, dini bir misyon olarak görüldüğünü belirtti.
İsrail'in Nil'den Fırat'a kadar uzanan toprakları kontrol etme arzusunda olduğunu söyleyen Jiang, "Bu plan Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye'nin bir kısmını da kapsıyor. Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Türkiye'yi 'yeni İran' olarak tanımlamıştı. Yani İran saf dışı bırakıldıktan sonra sıradaki hedef Türkiye ve Suudi Arabistan olacak" uyarısında bulundu.
İsrail'in mevcut stratejisinin Ortadoğu'yu mümkün olduğunca yıkıma uğratmak olduğunu belirten Jiang, İran'daki halı bombardımanlarının ve devlet kapasitesini yok etme girişimlerinin bu projenin bir parçası olduğunu kaydetti.
"Körfez ülkeleri imparatorluğun yapay kurgularıdır"
KİK ülkelerinin (Suudi Arabistan, BAE, Katar vb.) yapay yapılar olduğunu vurgulayan Jiang, bu devletlerin İngiliz ve Amerikan imparatorluklarının petrol çıkarlarını korumak için kurduğu kurgular olduğunu ifade etti.
Bu ülkelerin temel yaşamsal kaynaklardan yoksun olduğunu hatırlatan Jiang, "İçme suyunun yüzde 60'ını deniz suyu arıtma tesislerinden sağlıyorlar, gıdanın yüzde 89'unu ithal ediyorlar ve bilgi ekonomisini yürütecek yerli nüfusları yok. Bu ülkeler Amerikan imparatorluğunun yarattığı devasa bir seraptır ve İran savaşı bu serabı parçaladı" dedi.
Bahreyn'de bir devrimin eşiğinde olunduğunu ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) insanların kaçacak yer aradığını belirten Jiang, Dubai'deki lüks otel fiyatlarının 9 dolara kadar düştüğünü ancak uçuşların durdurulduğunu ekledi.
"ABD ordusu artık gerçek savaş kabiliyetini yitirdi"
Amerikan ordusunun Vietnam'dan bu yana gerçek bir konvansiyonel savaş vermediğini savunan Jiang, Körfez Savaşları'nın hava üstünlüğü sayesinde bir "video oyunu" gibi geçtiğini ancak İran'ın çok daha zorlu bir rakip olduğunu belirtti.
ABD askeri-endüstriyel kompleksinin savaş kazanmak için değil, vergi mükelleflerinin parasını sömürmek için yapılandırıldığını belirten Jiang, "Milyarlarca dolarlık THAD ve Patriot sistemlerinin İran saldırıları karşısında ne kadar etkisiz kaldığını gördük. İran henüz en gelişmiş silahlarını devreye sokmadı; bu hafta kullanılanlar sadece eski stoklardı" dedi.
"Eskatolojik hedefler rasyonel siyasetin önüne geçti"
Savaşın neden hala devam ettiğinin rasyonel bir açıklaması olmadığını belirten Jiang, meseleye dini ve eskatolojik bir pencereden bakılması gerektiğini vurguladı.
ABD'deki bazı çevrelerin bu savaşı "İsa'nın ikinci gelişini" hazırlayacak bir süreç olarak gördüğünü söyleyen Jiang, "Trump'ın ilahi bir görevle bu savaşı başlattığına inanan komutanlar var. Mescid-i Aksa'nın yıkılması ve yerine Üçüncü Tapınak'ın inşa edilmesi planlanıyor. Bu durum tüm İslam dünyasını kapsayacak bir cihat dalgasını tetikleyebilir" diye konuştu. İran'ın nükleer programdan ve füze kapasitesinden vazgeçme teklifine rağmen ABD'nin saldırıya devam etmesinin ancak bu "kıyamet senaryosuyla" açıklanabileceğini belirtti.
"Dünya düzeninde orman kanunları hüküm sürüyor"
BRICS veya benzeri yapıların artık bir öneminin kalmadığını dile getiren Jiang, "Bugün orman kanunları geçerli. Güçlü olan kazanır, zayıf olan ölür. Kim inanmış olduğu değerler için ölmeyi ve asker göndermeyi göze alıyorsa dünyada o söz sahibidir. Ticaret yolları veya para birimleri artık ikinci plandadır" ifadelerini kullandı.
Dünyanın büyük bir kaos eşiğinde olduğunu ve nüfusun azaltılmasına yönelik bir planın devrede olduğunu ifade eden Jiang, Rusya-Almanya ittifakı ve Asya'da Japonya'nın yükselişiyle yeni bir dünya düzeninin kurulacağını öngördü.
Jiang sözlerini, "Gerçek güç sahipleri ulus devletlerin ötesindedir. Yaşananlar bir illüzyon ve asıl savaş, gerçeği arama cesaretine sahip olup olmadığımızla ilgilidir" diyerek tamamladı.