Amerikan savunma ve güvenlik bürokrasisinin İran’ın savaşma iradesini hatalı analiz etmesi, hazırlıksız yakalanan Trump yönetimini stratejik bir planlama kriziyle karşı karşıya bıraktı.
YDH- Amerikan kaynaklarından edinilen bilgilere göre, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda sergilediği yüksek düzeyli stratejik kararlılığı öngöremeyen Trump yönetimi yetkilileri, boğazın kapatılması senaryosuna dair herhangi bir operasyonel planlama yapmadıklarını itiraf etti.
Tesnim Haber Ajansı’nın CNN’e dayandırdığı haberine göre Pentagon ve ABD Ulusal Güvenlik Konseyi, İran’ın boğazı kapatma konusundaki hazırlık seviyesini ve stratejik kararlılığını ciddi şekilde hafife aldı.
CNN’in haberine göre Pentagon ve Ulusal Güvenlik Konseyi, İran’a yönelik mevcut askeri operasyonları kurgularken Tahran’ın boğazı tamamen kapatmaya cüret etmeyeceğini varsaymıştı; zira bu hamlenin İran ekonomisine en büyük zararı vereceği düşünülüyordu.
Beyaz Saray’a yakın bir kaynak, üst düzey yetkililerin bu seçeneği ciddiye almama nedenini, boğazın kapatılmasının ABD ve müttefiklerinden ziyade İran’a zarar vereceğine dair inançları olarak açıkladı.
Ancak İran’ın bölgeyi mayınlayarak ve ticari gemileri hedef alarak boğazı fiilen bloke etmesi, bu yanlış hesaplamayı devasa bir ekonomik krize dönüştürdü.
Konu hakkında bilgi sahibi olan üç kaynak, Trump yönetiminin üst düzey isimlerinin son gizli Kongre görüşmelerinde, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme olarak boğazın kapatılması ihtimaline karşı bir B planı geliştirmediklerini kabul ettiklerini bildirdi.
Söz konusu planlama zafiyeti, Trump’ın karar alma süreçlerini sadece dar bir danışman çevresine dayandırmasından ve kurumlar arası ekonomik etki değerlendirmelerini sınırlı tutmasından kaynaklanıyor.
Dünya ham petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla küresel enerji piyasalarında eşi görülmemiş bir aksama yaşanırken, petrol fiyatları tarihi seviyelere ulaştı ve Uluslararası Enerji Ajansı durumu piyasa tarihinin en büyük arz kesintisi olarak tescilledi.
Trump’ın ulusal güvenlik ekibinin, bugün tecrübe edilen "en kötü senaryonun" doğuracağı sonuçları tam anlamıyla öngöremediği vurgulanıyor.
CNN’e konuşan eski bir Pentagon yetkilisi, İran’dan bir karşılık beklediklerini ancak bu tepkinin yaygın mayın döşeme ve ticari gemilerin doğrudan hedef alınması gibi yoğun araçlarla bu denli şiddetli olacağını tahmin etmediklerini ifade etti.
Yetkili, bu eylemin Tahran’ın Batı üzerinde ekonomik baskı kurma noktasındaki kesin kararlılığını kanıtladığını ekledi.
Bu veriler, Trump’ın ABD’nin İran karşısında zafer kazandığına ve Hürmüz Boğazı’nın yakında trafiğe açılacağına dair iddialarını sürdürdüğü bir dönemde kamuoyuna yansıdı; fakat sahadaki gerçeklikler ABD Donanmasının henüz tankerlere refakat edecek kapasitede olmadığını ve su yolunun kontrolünün İran’da kaldığını gösteriyor.
Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bazı ülkelerin geçişine izin verildiğini belirtirken, ABD tarafı tankerlere eşlik etme noktasındaki hazırlıksızlığını itiraf etti.
Son olarak enerji sektörünün dev isimlerinin, mevcut savaşın ekonomik yıkımını durdurmak adına hükümet yetkililerine çatışmaların bir an önce sonlandırılması yönünde baskı yaptığı bildirildi.