İran, Fars Körfezi’nden ABD çekilmeden ve zararlar tazmin edilmeden çatışmaların durmayacağını ilan ederken; İsrail istihbarat merkezleri ile Amerikan finans kuruluşlarına yönelik kapsamlı İHA operasyonlarını sürdürüyor.
YDH- İran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’e karşı stratejik tutumunu sertleştirerek çatışmayı sona erdirmek için iki temel şart öne sürerken, mevcut savaşın akıbetinin bizzat Tahran'ın elinde olduğunu vurguladı.
Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Üyesi Muhsin Rızai, İran’ın bu süreçteki tavrını netleştirerek; tüm zararların tam olarak tazmin edilmesi ve ABD askeri varlığının Fars Körfezi’nden tamamen çekilmesi dışında herhangi bir ateşkes ya da çözüm seçeneğinin değerlendirilmeyeceğini açıkladı.
Rızai ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam edeceğini ve hiçbir Amerikan gemisinin bu stratejik su yolundan geçme hakkına sahip olmadığını kararlılıkla ifade etti.
Siyasi taleplerin yanı sıra askeri alanda da hareketliliğini artıran İran ordusu, Cumartesi şafak vaktinde gerçekleştirilen bir operasyonla Siyonist rejimin siber ve istihbarat merkezlerinin hedef alındığını duyurdu.
Yapılan resmi açıklamada, insansız hava araçlarıyla icra edilen saldırıda; "Aman" istihbarat birimi karargahı, 8200 Birimi'ne bağlı siber operasyon ve bilgi işlem merkezleri ile işgal altındaki bölgede savaş uçaklarının konuşlandığı bir askeri üssün başarıyla vurulduğu bilgisi paylaşıldı.
Operasyonel faaliyetler yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmadı; Tasnim haber ajansının aktardığına göre, ABD'nin servet büyüklüğü bakımından üçüncü büyük bankası olan Citibank’ın Dubai ve Manama’daki şubeleri de kaynağı bilinmeyen İHA saldırılarının hedefi oldu.
Bölgesel gerilim diplomasi kanalına da taşınırken Tahran yönetimi, UNESCO Hükümetlerarası Su Programı Sekreteri Abu Amani’ye gönderdiği resmi mektupta İran’ın su altyapısına yönelik saldırıları şiddetle kınadı.
Mektupta, ABD’nin Minab şehrindeki bir kız okulunu ve Keşm Adası’ndaki su arıtma tesislerini hedef alan "şeytani suçlarına" dikkat çekilerek, UNESCO’nun bölgede sürdürülebilir bir barış tesisi için uluslararası sorumluluklarını yerine getirmesi istendi.