Trump’ın çıkışı Cumhuriyetçilerin ara seçim stratejisini zora soktu

img
Trump’ın çıkışı Cumhuriyetçilerin ara seçim stratejisini zora soktu YDH

Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırı kararı, yükselen enerji fiyatları ve Kongre’ye yönelik yeni talepleri Cumhuriyetçilerin kasım ayındaki ara seçim stratejisini zorlaştırdı.




YDH - ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler, kasım ayındaki ara seçimlerin ardından çoğunluğu koruyacak strateji etrafında aylar boyunca ortak çizgi oluşturmaya çalıştı.

Ancak son iki haftada Başkan Donald Trump’ın attığı adımlar bu görevi ciddi biçimde zorlaştırdı.

Mesaj stratejisi açısından bakıldığında, Trump’ın İran’a yönelik saldırıları "Önce Amerika" söylemini bulanıklaştırdı. Aynı dönemde benzin fiyatları hızla yükseldi ve diğer temel tüketim ürünlerinde de artış beklentisi oluştu.

Bu tablo, Cumhuriyetçilerin seçim faaliyetlerinde seçmenlere sunmayı planladığı “tüketici maliyetlerini düşürme” vaadini zayıflatıyor.

Savaşın yüksek maliyeti de Trump’ın bütçe açıklarını küçültme, dış çatışmalardan uzak durma ve vergi gelirlerini iç sorunlara yönlendirme sözleriyle çelişen yeni sorular doğurdu.

Kongre'de ise Trump, Kongre’nin daha sert seçim yasaları kabul etmeden başka hiçbir tasarıyı imzalamayacağını açıkladı. Başkanın kendi partisinin liderliğine yönelttiği bu sıra dışı talep, Cumhuriyetçi Parti'nin ara seçimlere giderken hazırladığı yasama planlarının aniden durmasına yol açabilecek bir baskı oluşturuyor.

Bu gelişmeler, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ve liderlik ekibi için yeni bir baş ağrısı yaratıyor.

Johnson zaten, çok sayıda Cumhuriyetçi görevdeki milletvekilinin koltuğunu bırakmaya hazırlandığı zorlu seçim döneminde parçalı parti grubunu ortak strateji etrafında toplamakta zorlanıyordu.

Trump toplantının gündemini değiştirdi

Bu gerilim geçen hafta Florida’nın Doral kentindeki Trump golf tesisinde düzenlenen Cumhuriyetçilerin yıllık politika konferansında açık biçimde ortaya çıktı.

Milletvekilleri önümüzdeki aylara ilişkin yasama planını şekillendirmek için bir araya geldi.

Toplantı başlamadan önce Trump tartışmaları farklı yöne çekti. Başkan, Kongre daha sert seçim kuralları kabul edip kendisine göndermeden hiçbir yasayı imzalamayacağını söyledi. Bu mesajı konferansın ilk akşamında da tekrarladı.

Trump, Doral’daki konuşmasında Cumhuriyetçilere şöyle seslendi:

"İnsanlar bunu istiyor. Her dışarı çıktığımda 'Amerika’yı kurtarın' diyorlar. 'SAVE America Act’i istiyoruz' diyorlar. Başka hiçbir şey konuşmuyorlar. Konut meselesini konuşmuyorlar, başka konuları konuşmuyorlar. Eğer bunu gönderirseniz ara seçimleri kazanırsınız ve uzun süre bütün seçimleri kazanırsınız."

Temsilciler Meclisi söz konusu tasarıyı zaten kabul etmiş durumda. Johnson ise NBC News ile konferans sırasında yaptığı sohbet toplantısında Trump’ın ultimatomunun önemini küçümsedi.

Anayasaya göre, Kongre oturum halindeyken başkan bir tasarıyı on gün içinde imzalamazsa tasarının otomatik olarak yasalaştığını hatırlattı. Trump veto tehdidinde bulunmadı.

Johnson ayrıca Trump’ın "Büyük, Güzel Yasa" olarak tanımladığı geniş kapsamlı yasa paketindeki vergi indirimleri ve diğer ekonomik düzenlemelerin kasım ayında seçmenleri Cumhuriyetçilerin tarafına çekeceğini söyledi.

Johnson konferansta muhafazakar yorumcu Michael Knowles’a konuşurken "Ara seçimleri kazanacağımıza ve çoğunluğu büyüteceğimize kesinlikle inanıyorum" dedi.

Senato’da kürsü işgali tartışması büyüyor

Başkanın ulusal seçmen kimliği zorunluluğu talebi Senato’daki Cumhuriyetçileri de karıştırdı ve Senato’daki kürsü işgali (filibuster)* geleceği üzerine yeni bir tartışma başlattı.

Aynı zamanda Cumhuriyetçi liderlerin bu yıl ilerletmek istediği çok sayıda yasa tasarısının ertelenmesi ya da tamamen rafa kaldırılması riskini artırdı.

Bu tasarılar arasında tüketici maliyetlerini düşürmeyi amaçlayan konut paketi de bulunuyor. Bazı Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyeleri ise Trump’ın talebini desteklemek için kendi ültimatomlarını dile getiriyor.

Teksas Cumhuriyetçisi Brandon Gill cuma günü X platformunda şu mesajı paylaştı:

"Senato SAVE America Act’i kabul edene kadar, İç Güvenlik Bakanlığı bütçesi dışında Senato’dan gelen tüm tasarılara 'hayır' oyu vereceğim."

Enerji fiyatlarındaki artış seçim riskini büyütüyor

Benzin fiyatlarındaki artış Cumhuriyetçiler için daha büyük siyasi risk oluşturuyor.

Trump 28 Şubat’ta İsrail ile birlikte İran’a yönelik saldırılar başlattığından bu yana pompa fiyatları hızla yükseldi. Bunun başlıca nedeni İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki petrol ve gaz tankerlerini hedef alabileceği yönündeki tehditleri oldu.

AAA verilerine göre cuma günü ABD genelinde ortalama benzin fiyatı galon başına 3,63 dolar seviyesine çıktı. Bu rakam bir ay önce 2,94 dolardı.

Cumhuriyetçiler bu artışı geçici bir sıkıntı olarak nitelendiriyor. Parti içinde birçok isim İran’ın askeri ve nükleer kabiliyetlerinin zayıflatılması için bu maliyetin kabul edilebilir olduğunu söylüyor.

Ohio Cumhuriyetçisi Jim Jordan perşembe günü CNN’de Kasie Hunt’a konuşurken şu ifadeyi kullandı:

"Eğer bu geçici olarak fiyatların yükselmesi anlamına geliyorsa, Amerikalıların bunu anlayacağını düşünüyorum. Bununla yaşayabiliriz."

Ancak seçmen davranışları genellikle ekonomik kaygılar tarafından şekilleniyor. Trump daha önce yumurta fiyatlarındaki artışın sorumluluğunu Başkan Joe Biden’a yüklemişti. Buna karşın şimdi benzin fiyatları kendi döneminde yükselirken benzer kaygıları dile getirmiyor.

Trump perşembe günü Truth Social’da şu mesajı paylaştı: "ABD dünyadaki en büyük petrol üreticisi. Bu yüzden petrol fiyatları yükseldiğinde çok para kazanıyoruz."

Bazı Cumhuriyetçiler ise daha temkinli. İran çatışmasının petrol piyasalarında uzun süreli aksama yaratmasının kasım ayında Cumhuriyetçilere siyasi maliyet getireceği uyarısı yapılıyor.

Trump’ın ilk döneminde Beyaz Saray basın sözcülüğü yapan Sean Spicer perşembe günü NewsNation’da Chris Cuomo’ya şöyle konuştu:

"Umarım bu mesele geride kalır. Ama yaz tatili seyahat sezonuna girerken insanlar 'arabayı doldurmak bana iki katına mal oluyor' demeye başlarsa ya da 'Uber yapıyorum ama kazanç elde edemiyorum' derse bu ciddi sorun yaratır."

Cumhuriyetçiler ikinci uzlaşma paketini tartışıyor

Cumhuriyetçilerin ara seçim stratejisini zorlaştıran bir başka başlık da Temsilciler Meclisi liderliğinin ikinci bir uzlaşma tasarısı hazırlama isteği.

Bu süreç, Senato’daki kürsü işgalini aşarak çoğunluk partisinin yalnızca kendi oylarıyla yasa kabul etmesine imkan tanıyor. Cumhuriyetçi liderler geçen yıl Trump’ın “big beautiful bill” olarak adlandırdığı yasa paketini bu yöntemle geçirmişti.

Washington’daki tüm iktidar araçlarını kontrol ederken yasama başarılarını artırmak isteyen birçok Cumhuriyetçi bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini düşünüyor.

Johnson bu hedefi şöyle özetledi:

"Yılın geri kalanındaki birinci önceliğimiz Başkan Trump ve yönetimiyle birlikte çalışarak çalışan Amerikalı ailelerin yaşam maliyetini düşürmek. Bu hedefe ulaşmak için uzlaşma sürecinde yapabileceğimiz pek çok şey var."

Temsilciler Meclisi’ndeki en büyük muhafazakar grup olan Republican Study Committee bu yılın başında bir uzlaşma tasarısı çerçevesi açıkladı.

Taslak, enerji üretimine ilişkin düzenlemelerin geri çekilmesini, konut sahipliğini artıracak politikaları ve ObamaCare sübvansiyonlarının sigorta şirketleri yerine doğrudan bireylere yönlendirilmesini içeren sağlık reformlarını kapsıyor.

Temsilciler Meclisi Bütçe Komisyonu Başkanı Jodey Arrington da ikinci uzlaşma tasarısının “dolandırıcılık önleme” önlemleri ile savunma harcamalarında daha büyük yatırımları içerebileceğini söyledi.

Arrington, İran çatışması nedeniyle mevcut kaynakların güçlendirilmesi ya da ordunun modernizasyonu için ek sermaye yatırımlarının da gündemde olduğunu belirtti.

Arrington gazetecilere yaptığı açıklamada şu ifadeyi kullandı:

"Uzlaşma süreci muhtemelen istasyondan ayrılan son tren olabilir. Bana göre en önemli meselelerden söz ediyoruz. Yaşam maliyetini düşürmemiz gerekiyor. Dolandırıcılığı ve israfı ortadan kaldırmamız gerekiyor. Aynı zamanda çatışma ortamındayız. Oğullarımız ve kızlarımız sahada görev yapıyor ve bizim onların yanında durmamız gerekiyor. Bundan daha güçlü bir ahlaki sorumluluk düşünemiyorum."

Ancak bazı Cumhuriyetçiler bu plan konusunda ciddi çekinceler taşıyor.

Temsilciler Meclisi Yollar ve Araçlar Komisyonu Başkanı Jason Smith gazetecilere şu değerlendirmeyi yaptı:

"Kasım 2024’ten beri tek bir büyük yasa paketinin geçirilmesi gerektiğini söylüyorum. Çünkü başkanın seçim sözlerini yerine getirmek için en etkili yol buydu. Bahşişlerden vergi alınmaması, fazla mesai vergisinin kaldırılması, yaşlılara vergi indirimi gibi vaatleri gerçekleştirmek için en iyi araç buydu. Tarihe baktığınızda aynı Kongre döneminde iki partizan uzlaşma tasarısının geçmesi son derece nadir."

Smith sözlerini şöyle tamamladı:

"İkinci bir uzlaşma tasarısını gerçekten isterim. Bunu çok isterim. Ama bunun gerçekleşeceğini düşünmüyorum."

(*) ABD Senatosu’nda azınlıktaki senatörlerin bir yasa tasarısının oylamaya geçmesini geciktirmek veya engellemek amacıyla tartışmayı süresiz biçimde uzatmasına imkan tanıyan parlamenter yöntem. Tasarının ilerleyebilmesi için genellikle 60 senatörün destek verdiği "cloture" oylamasıyla tartışmanın sonlandırılması gerekir. (ed. n.)