ABD ve İsrail’in İran’a yönelik haydutluk eylemi sonrası petrol ve doğalgaz fiyatlarında yaşanan sert artış Avrupa ekonomisini yeni bir enerji şokuyla karşı karşıya bıraktı.
YDH - ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları petrol ve doğalgaz fiyatlarında keskin artış yarattı. Bu gelişme Avrupa ekonomisi için ciddi risk oluşturuyor.
The Wall Street Journal’ın haberine göre Avrupa karar alıcılarının bu şoku yumuşatacak mali kaynakları sınırlı.
Kıta genelinde kamu borcu son on yılların en yüksek seviyelerine yaklaştı. Özellikle Birleşik Krallık ve Fransa’da kamu borcu yaklaşık altmış yılın en yüksek düzeyine ulaştı.
Aynı dönemde borçlanma maliyetleri de yükseliyor. Bu tablo işletmelerin ve hane halklarının Koivd-19 salgını döneminde sağlanan geniş kapsamlı destek programlarına benzer yardım paketlerine erişmesini zorlaştırıyor.
Avrupa hükümetleri 2022’de yaşanan enerji krizinde, Rus enerji kaynaklarının ithalatını reddetmesinin ardından ortaya çıkan fiyat şokunu dengelemek için milyarlarca avroluk destek programları açıklamıştı.
Doğalgaz ve elektrik faturalarını hafifletmek amacıyla şirketlere ve vatandaşlara geniş çaplı mali yardım sağlanmıştı. Ancak The Wall Street Journal’a göre mevcut mali koşullar altında benzer büyüklükte bir müdahale için kaynak bulunmuyor.
Enerji fiyatlarındaki artış vergi yükünü büyütüyor
Avrupa Parlamentosu’nda 11 Mart’ta düzenlenen oturumda Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen savaşın maliyetine ilişkin güncel verileri paylaştı.
Von der Leyen’in verdiği rakamlara göre ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana Avrupa genelinde doğalgaz fiyatları yüzde 50, petrol fiyatları ise yüzde 27 yükseldi.
Komisyon başkanı savaşın ilk on gününün bile Avrupa bütçeleri üzerinde ağır bir maliyet yarattığını söyledi.
Von der Leyen, Avrupa’nın fosil yakıt ithalatı için yalnızca bu kısa süre içinde vergi mükelleflerine ek 3 milyar avroluk yük oluştuğunu ifade etti.
Washington ile Brüksel arasında gerilim büyüyor
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 13 Mart’ta yaptığı açıklamada transatlantik ilişkilerdeki gerilimin derinleştiğine işaret etti. Financial Times’a konuşan Kallas, ABD’nin Avrupa Birliği’ni zayıflatmayı hedefleyen bir politika izlediğini söyledi.
Kallas, "ABD çok açık biçimde Avrupa’yı bölmek istediğini gösterdi. Avrupa Birliği’nden hoşlanmıyorlar" ifadelerini kullandı.
Kallas’ın açıklamaları ticaret ve savunma alanlarında devam eden anlaşmazlıkların ortasında geldi. ABD Başkanı Donald Trump son yıllarda Avrupa Birliği’ni sık sık eleştirdi.
Washington yönetimi bazı üye ülkelere gümrük tarifeleri uyguladı ve NATO üzerindeki baskıyı artırabilecek adımlar üzerinde çalıştı. Bu başlıklar arasında Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma ısrarı da yer alıyor.
Üye ülkelerin Washington ile bireysel pazarlık yürütmek yerine ortak tutum geliştirmesi gerektiğini söyleyen Kallas, Avrupa’nın birlik içinde hareket ettiğinde müzakere gücünün arttığını vurguladı.
Savunma alanında ise Avrupa’nın hâlâ ABD askeri kabiliyetlerine büyük ölçüde bağımlı olduğunu kabul etti. Buna karşılık Avrupa’nın stratejik özerkliğini güçlendirmek için Birlik içindeki savunma sanayisine daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirtti.