Hizbullah: Sabrın sınırı var, Lübnan hükümetini deviririz

img
Hizbullah: Sabrın sınırı var, Lübnan hükümetini deviririz YDH

Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati, “Ülkeyi ve hükümeti devirebiliriz” sözleriyle Beyrut yönetimine uyarı yaptı.




YDH - İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sürerken ve uluslararası çevreler siyasi düzenlemeleri dayatmaya çalışırken, Beyrut’ta resmi otorite ile direniş güçleri arasındaki gerilim belirginleşiyor.

Özellikle Hizbullah’ın silahı ve rolünü hedef alan önerilerle birlikte, iç siyasi tansiyon yükseliyor. Uluslararası girişimlerde İsrail’le müzakere ve silahsızlandırma başlıklarının öne çıkması, Hizbullah yönetiminde daha sert açıklamaları beraberinde getirdi.

Bu çerçevede Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati, partinin “ülkeyi ve hükümeti devirebileceğini” söyledi; buna karşın Lübnan’ın istikrarını korumaya çalıştıklarını ifade etti.

Kamati, “sabrın sınırı var” uyarısında bulundu.

“Hükümet ülkeyi yönetemez hale geldi”

Mahmud Kamati, basına yaptığı açıklamalarda mevcut hükümetin “ülkeyi yönetmeye artık elverişli olmadığını” belirtti. Hükümetin tutumunun “yalnızca İsrail’e hizmet ettiğini” ifade eden Kamati, devam eden savaşın sonucundan bağımsız olarak siyasi otoriteyle karşılaşmanın kaçınılmaz hale gelebileceğini söyledi.

Kamati, “Mevcut verilere göre siyasi otoriteyle doğrudan karşılaşma savaşın ardından kaçınılmaz görünüyor” dedi.

Ayrıca Kamati, “Hainler yaptıklarının hesabını verecek” ifadelerini kullandı.

Sert tonlu açıklamasında II. Dünya Savaşı sırasında Fransa’da görev yapan Vichy hükümetini hatırlatan Kamati, o dönemde direnişçilerin tutuklandığını ve idam edildiğini söyledi.

Kamati, “O hükümet direnişçileri tutukluyor, idam ediyordu ve ardından çöktü” dedi. “Oradaki hainler idam edildi” ifadesini kullanan Kamati, Lübnan’ın yeniden bu noktaya gelmemesini umduğunu belirtti.

Fransa destekli plan gündemde

Kamati’nin sözleri, Lübnan’daki savaşı sonlandırmaya yönelik uluslararası girişimlere ilişkin sızıntılarla aynı döneme denk geldi. Axios, 14 Mart tarihli haberinde Fransa’nın öncülük ettiği girişimi aktardı.

Habere göre plan, ABD ve Fransa desteğiyle Lübnan ile İsrail arasında siyasi süreç başlatılmasını öngörüyor. Öneri, Lübnan’ın İsrail’i tanıdığı ve egemenliğine saygı gösterdiğini ilan ettiği siyasi metni içeriyor. Aynı metinde kalıcı bir saldırmazlık anlaşması için müzakere niyeti de yer alıyor.

Plan, Lübnan ordusunun Litani Nehri’nin güneyine yeniden konuşlanmasını ve buna karşılık İsrail güçlerinin mevcut savaşta kontrol altına aldığı bölgelerden bir ay içinde çekilmesini içeriyor.

Ayrıca Litani’nin güneyinde Hizbullah’ın silahsızlandırılmasının denetimi UNIFIL’e veriliyor. Buna ek olarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yetkisiyle uluslararası koalisyon kurulması ve Lübnan genelinde silahsızlandırma sürecinin bu yapı tarafından denetlenmesi öngörülüyor.

Beyrut müzakereye açık mesajı veriyor

Lübnan’daki resmi liderlik ise İsrail’le müzakereye açık mesajı veriyor. Başbakan Nevaf Selam, Lübnan’ın uluslararası arabuluculuk altında İsrail’le doğrudan görüşmelere hazır olduğunu açıkladı.

Salam, Litani’nin güneyinde Hizbullah’a ait 500’den fazla silah deposunun ordu tarafından tasfiye edildiğini söyledi. İsrail saldırıları sürerken bile müzakere seçeneğinin masada olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Jozef Aun da daha önce yaptığı açıklamada müzakereye hazır olduklarını ifade etti. Aoun, İsrail’den henüz yanıt alınmadığını söyledi. Bu açıklamayı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’i Baabda Sarayı’nda kabul ettiği görüşmede yaptı.

Naim Kasım: “Karşılıksız tavizleri durdurun”

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım ise hükümete “ücretsiz tavizleri durdurma” çağrısı yaptı. Kasım, İsrail’in bu adımlara karşılık vermediğini belirtti.

Kasım, hükümetten Lübnan’ın pozisyonunu güçlendirecek adımlar atmasını istedi. Önceliğin İsrail saldırılarının durdurulması ve İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından çekilmesi olması gerektiğini vurguladı. Direnişin silahı gibi başlıkların bu aşamada gündeme alınmasına karşı çıktı.

Dünya Kudüs Günü dolayısıyla yaptığı konuşmanın sonunda Kasım, “Direniş sürüyor” dedi ve “Söz artık sahada” ifadesini kullandı.