Fransa’nın Tel Aviv büyükelçisi Frederic Journès, İsrail ile Lübnan arasında ateşkesi aşan bir çerçeve için Hizbullah’ın orduya entegrasyonunu içeren bir model önerdi.
YDH - Fransa’nın İsrail büyükelçisi Frederic Journès, İsrail’in Kanal 12 televizyonuna verdiği mülakatta, Paris’in İsrail ile Lübnan arasında yalnızca ateşkese dayanmayan daha geniş bir mutabakat arayışında olduğunu söyledi.
Journès, "İsrail ile Lübnan arasında sadece ateşkesle sınırlı olmayan daha geniş bir anlaşmaya arabuluculuk ediyoruz. Bu çerçevede iki taraf arasında kalıcı bir denge kurulacak, Hizbullah orduya entegre edilecek ve uluslararası destek sağlanacak. Bu tür fırsatlar sık ortaya çıkmaz" dedi.
Journès, Lübnan kamuoyuna yönelik yaklaşımı da açık biçimde ortaya koydu. "Lübnan halkına şunu söylemeliyiz: Sürecin başından değil, sonucundan başlayın. İsraillilerin dikkatini çekmek istiyorsanız, yalnızca ateşkes ve 1948’den bu yana süren fiili donmuş durumun devamı dışında bir şey istediğinizi belirtmelisiniz" ifadelerini kullandı.
Journès, mevcut konjonktürde ateşkesi aşan bir denge kurulabileceğini belirterek, "Bunu bir barış anlaşması olarak görmüyorum, çünkü henüz o aşamaya ulaşılmadı. Ancak bir anlaşma mümkündür. Karşılıklı saldırmazlık ilkesinin teyit edildiği ve yeni bir politikanın parçası haline getirildiği bir çerçeve oluşturulabilir" dedi.
Hizbullah’ın dönüşümü hedefleniyor
Fransız büyükelçi, önerinin merkezinde Hizbullah’ın yapısal dönüşümünün yer aldığını belirtti. Journès, "Hizbullah’ı siyasi ve sosyal bir yapıya dönüşmeye yöneltecek koşulları hazırlamalıyız. Direniş anlayışından uzaklaşma süreci gündeme alınmalı" dedi.
Bu dönüşümün araçlarından biri olarak ordu entegrasyonuna işaret eden Journès, "Hizbullah mensupları maaşlı şekilde orduya entegre edilebilir. Bu yöntemle direniş fikri zaman içinde etkisini yitirir" ifadelerini kullandı.
Ancak bu sürecin sınırlı ve kontrollü olması gerektiğini vurguladı: "Tüm birlikler olduğu gibi entegre edilemez. Aksi halde ordu, Hizbullah için bir örtüye dönüşür. Yapının değiştirilmesi gerekir ve bu zaman alır" dedi.
Journès, söz konusu önerinin İsrail tarafında ilgi gördüğünü ancak resmi bir yanıt alınmadığını belirtti.
Aynı ilginin ABD’de de gözlemlendiğini aktaran Journès, Lübnan yönetiminin de mevcut kırılgan ateşkes modelinin sürdürülebilir olmadığı konusunda farkındalık geliştirdiğini ifade etti. "Lübnan liderliği, bir başka zayıf ateşkesle istikrarın korunmasının son derece düşük bir ihtimal olduğunu görüyor" dedi.
Lübnan hükümeti sınırlı kapasiteye sahip
Fransız diplomat, mevcut Lübnan hükümetinin önceki yönetimlerden farklı olarak İsrail ile ilişkilerin yeniden tanımlanması açısından nadir bir muhatap olabileceğini belirtti. Journès, "Mevcut hükümet, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden yapılandırılması için potansiyel bir ortak" dedi.
Ancak Lübnan devletinin kapasitesine ilişkin sınırlamalara da dikkat çekti. Journès, "Lübnan’ın bir devlet olarak gücünün sınırlı olduğunun farkındayız. Hizbullah’ı ülke içinden zorla çıkarması mümkün değil" ifadelerini kullandı.
Mevcut siyasi liderliğin doğrudan karşı karşıya gelme kapasitesinin bulunmadığını vurgulayan Journès, "Cumhurbaşkanı ve başbakan Hizbullah ile tam anlamıyla yüzleşemez. Bu mümkün değil. ABD ve Fransa’nın desteğine rağmen bu kapasite yok. Böyle bir adım iç savaşa yol açmadan atılamaz ve bu durumun farkındalar" dedi.
Journès, yine de mevcut liderliğin daha fazla adım atabileceğini belirtti, ancak ülkenin yapısal kırılganlığının bu süreci sınırladığını ekledi. "Bu, onların hiçbir şey yapamayacağı anlamına gelmez. Ancak bu ülkenin gerçekliği budur" ifadelerini kullandı.