ABD'de İç Güvenlik Bakanlığı finansman krizinde Demokratlar çıtayı yükseltti

img
ABD'de İç Güvenlik Bakanlığı finansman krizinde Demokratlar çıtayı yükseltti YDH

ABD’de İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) finansmanı etrafında süren bütçe krizinde Demokratlar son haftalarda somut kazanımlar elde etti. Ancak parti, özellikle göçmenlik uygulamalarına ilişkin bağlayıcı reformlar sağlanmadan uzlaşmaya yanaşmıyor.




YDH - ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) finansmanı etrafında süren bütçe anlaşmazlığında Demokratlar, son haftalarda bir dizi somut kazanım elde etti.

Bakan Kristi Noem görevden alındı, üst düzey Sınır Devriyesi yetkilisi Greg Bovino’nun emekliliğe hazırlandığı aktarıldı, Minneapolis’teki geniş çaplı sınır dışı operasyonları sona erdi ve Beyaz Saray federal göçmenlik görevlilerinin davranışlarını sınırlayan yeni kurallar önerdi.

Bu gelişmelere rağmen Demokratlar, temel taleplerinin karşılanmadığını vurgulayarak müzakere pozisyonunu koruyor. Parti, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ile Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi (CBP) birimlerinin diğer kolluk kuvvetleriyle aynı kurallara tabi kılınmasını talep ediyor.

Teksas Temsilcisi Sylvia Garcia, “Bazı önemli kazanımlar elde ettik ancak nihai hedef tüm reformların tamamlanması” ifadelerini kullandı.

Bütçe çıkmazı kamu hizmetlerinde aksama yarattı

Öte yandan bütçe çıkmazı, “zorunlu personel” statüsündeki DHS çalışanlarının bir aydan uzun süredir maaş alamamasına yol açtı. Bu durum, Federal Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA) personelini ve Ulaştırma Güvenliği İdaresi (TSA) havaalanı güvenlik görevlilerini doğrudan etkiledi.

Bu kapsamda havaalanlarında uzun kuyruklar ve gecikmeler oluştu; bu durum her iki partiden yasa yapıcılar üzerinde anlaşma baskısını artırdı.

Cumhuriyetçiler ise Demokratları, ABD ile İsrail’in İran’la yürüttüğü savaş sırasında DHS finansmanına karşı çıkarak ulusal güvenliği riske atmakla suçladı. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Demokratların “sınırları koruyan ve toplumu güvende tutan yapıları zayıflatmak istediğini” belirtti.

Buna karşın Demokratlar geri adım atmıyor. Parti temsilcileri, seçmenlerin ICE ve CBP’ye yönelik denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini açık biçimde talep ettiğini aktarıyor.

Bu talebin arka planında, ocak ayında Minneapolis’te iki ABD vatandaşının göçmenlik görevlileri tarafından öldürülmesi yer alıyor.

Illinois Temsilcisi Danny Davis, “Temel meseleler çözülmeden geri çekilmeye hazır değiliz” ifadelerini kullandı. Davis, ICE’nin uygulamalarına yönelik toplumsal rahatsızlığın yüksek olduğunu ve reform olmadan çıkmazın süreceğini vurguladı.

Senato’da denge daha kırılgan

Öte yandan Senato’da tablo daha karmaşık. Demokratlar tasarının kaderini belirlerken, daha geniş seçmen tabanlarını temsil etmeleri nedeniyle uzlaşma baskısı altında bulunuyor.

Geçen sonbahardaki benzer bir bütçe krizinde bazı Demokrat senatörler, sağlık sigortası sübvansiyonları konusunda taviz alınmadan hükümeti yeniden açma yönünde parti çizgisinden ayrılmıştı.

Ancak mevcut kriz, Minneapolis’teki olayların görüntülerinin milyonlarca kişi tarafından izlenmesi nedeniyle daha somut ve doğrudan bir etki yaratıyor. Bu nedenle geçen yıl ayrışan merkez Demokratlar dahi bu kez parti yönetimiyle birlikte hareket ediyor.

Beyaz Saray’ın teklifleri yetersiz bulundu

Bu kapsamda Beyaz Saray sınır yetkilisi Tom Homan, senatörlere gönderdiği mektupta bir dizi düzenleme önerdi. Teklifler arasında vücut kamerası kullanımının genişletilmesi ve okullar ile hastaneler gibi hassas alanlarda operasyon yapılmaması yer aldı.

Buna karşın Demokratlar, önerilerin büyük bölümünün mevcut yasaların uygulanacağı yönünde genel ifadeler içerdiğini belirterek eleştirdi. Ayrıca tekliflerde, maske yasağı ve tutuklamalar öncesinde yargı kararı zorunluluğu gibi kritik talepler yer almadı.

Missouri Temsilcisi Emanuel Cleaver, polis teşkilatlarının maske kullanmadığını hatırlatarak bu uygulamaya karşı çıktı. Maryland Temsilcisi Glenn Ivey ise maskelerin hesap verebilirliği zayıflattığını belirtti.

Öte yandan arama ve tutuklamalar için yargı kararı zorunluluğu da temel anlaşmazlık başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Sylvia Garcia, imzasız belgelerin hukuki geçerliliğini sorgulayarak bu konunun uzlaşma için belirleyici olduğunu ifade etti.

Trump’ın DHS başına aday gösterdiği Senatör Markwayne Mullin, belirli durumlarda yargı kararı şartını genişletmeye açık olduğunu belirtti. Mullin, “Takip edilen kişi bir mekana girmezse, ev veya iş yerine yargı kararı olmadan girilmeyecek” dedi.

Buna karşın Demokratlar, yönetimin taahhütlerine güven duymadıklarını vurguluyor. Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, söz konusu düzenlemelerin yasal güvenceye bağlanması gerektiğini belirtti.



Makaleler

Güncel