İran'dan ABD'nin yaptırım muafiyeti iddiasına yalanlama

img
İran'dan ABD'nin yaptırım muafiyeti iddiasına yalanlama YDH

İran Petrol Bakanlığı, Hazine Bakanı Bessent’in dile getirdiği “tankerlerde denizde bekleyen yaklaşık 140 milyon varillik İran petrolü bulunduğu ve yaptırımlar kaldırılırsa bunun piyasaya sürülebileceği” iddiasını reddediyor.




YDH- Dünya-yı İktisad gazetesinin aktardığına göre, İran Petrol Bakanlığı, Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen yeni iddialara yanıt vererek deniz üzerinde bekleyen herhangi bir petrol stokunun bulunmadığını açıkladı.

═══════════════════════════════
Enerji tedarikindeki kesintiler yıllara yayılabilir
═══════════════════════════════

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington yönetiminin İran’a yönelik petrol yaptırımlarını belirli bir süre için kaldırmak zorunda kaldığını ve bu süreçte Tahran’ın deniz üzerinde bekleyen petrolünü serbest şekilde satabileceğini iddia etmişti.

Bu açıklamalara resmi bir yanıt veren İran Petrol Bakanlığı, uluslararası pazarlara sunulmak üzere deniz üzerinde bekleyen herhangi bir ham petrol ya da üretim fazlası stokunun bulunmadığını net bir şekilde duyurdu.

Petrol Bakanlığı Sözcüsü Saaman Kuddusi de konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Kuddusi, şu an itibarıyla İran’ın uluslararası piyasalara arz edebileceği, su üzerinde bekleyen bir ham petrolünün veya üretim fazlasının temelde mevcut olmadığını belirtti.

╰┈➤ AB, Rusya'ya enerji yaptırımlarını erteleyecek

Kuddusi ayrıca, ABD Hazine Bakanı’nın söz konusu beyanlarının asılsız olduğunu vurgulayarak, bu açıklamaların küresel enerji piyasasında alıcılara sahte bir beklenti oluşturmayı ve piyasayı psikolojik olarak etkilemeyi amaçladığını ifade etti.

Scott Bessent, Hürmüz Boğazı gerilimi sonrası yükselen petrol fiyatlarını dengelemek amacıyla tankerlerde bekleyen yaklaşık 140 milyon varillik İran petrolüne yönelik yaptırımların geçici olarak kaldırılabileceğini iddia etmişti.

Bessent’e göre bu adım küresel piyasaya yaklaşık 10–14 günlük ek petrol arzı sağlayarak fiyat baskısını azaltabilir.

ABD yönetimi daha önce benzer bir yöntemi, tankerlerde mahsur kalan Rus petrolünün satışına geçici izin vererek uygulamıştı.

Uzmanlar, 140 milyon varil gibi devasa bir rakamın piyasaya gireceği algısının, petrol vadeli işlemlerinde spekülatif bir düşüş yaratmayı hedeflediğini açıklıyor.

Değerlendirmelere göre, Washington, fiilen sağlayamadığı arzı "sözlü yönlendirme" ile varmış gibi göstererek seçim ve ekonomi dengelerini korumaya çalıştı.

ABD’nin bu hamlesi, Rusya’ya uygulanan ve başarısız olan "tavan fiyat/geçici izin" modelinin İran üzerinde beyhude bir tekrarı.

Ayrıca, İran’ın "su üzerinde bekleyen petrolümüz yok" çıkışı, sadece bir ticari beyan değil; Amerikan hegemonik sisteminin "izin verme yetkisinin" sahada hiçbir karşılığı kalmadığını dünyaya ilan eden siyasi bir manifesto niteliğinde.

Washington, bir yandan İran'ın altyapısına yönelik saldırıları desteklerken (gerilimi artırırken), diğer yandan "bakın yaptırımları gevşetiyoruz" diyerek müttefiklerine ve küresel piyasalara "kontrol bizde" mesajı veriyor.

Uzmanlar, bunun, emperyal merkezin kriz yönetimindeki klasik ikiyüzlülüğü olduğuna dikkat çekiyor.

═══════════════════════════════
İran riyali, savaşa rağmen değer kazanıyor
═══════════════════════════════

Ayrıca İran'ın su üzerinde bekleyen stoğunun olmaması, üretilen petrolün anında alıcı bulduğunu ve "yaptırım" mekanizmasının kağıt üzerinde kaldığını kanıtlıyor.

 

İlgili Haberler