İsrail’in bazı füzeleri engelleyememesi ve önleme stoklarının sınırlı olduğuna dair değerlendirmelerin, savaş uzadıkça “tükenme endişesini” artırdığı bildirildi.
YDH- The New York Times’ta yayımlanan bir haberde, İsrail’in güneyindeki Dimona yakınlarında ve Arad kentinde İran’dan atıldığı belirtilen balistik füzelerin yerleşim alanlarına isabet etmesinin ardından, ülkenin hava savunma sistemine ilişkin tartışmaların yeniden gündeme geldiği bildirildi.
Haberde, İsrail’in “en yüksek” güvenlik önlemleriyle korunan bölgelerinden biri olarak bilinen Dimona çevresine rağmen, füzelerin hava savunma sistemlerini aşarak yerleşim alanlarına ulaştığı ve bunun kamuoyunda dikkat çektiği ifade edildi.
“Önleme girişimi başarısız oldu” tartışması
Gazete, İsrail ordusunun söz konusu füzeleri engellemeye çalıştığını kabul ettiğini, ancak “önleme girişimlerinin başarısız olması”nın savunma sisteminin etkinliğine dair soruları artırdığını aktardı.
Haberde, bu durumun “çok katmanlı hava savunma sisteminin vatandaşları koruma kapasitesine ilişkin rahatsız edici sorular” doğurduğu ifade edildi.
Ayrıca, bazı değerlendirmelerde, ordunun “en gelişmiş ve maliyetli önleme füzelerini kullanma konusunda temkinli davrandığı” yönündeki görüşlere yer verildiği bildirildi. Bunun, önceki çatışmalarda “stokların azalmış olabileceğine” dair iddialarla bağlantılı olduğu kaydedildi.
“Savunma sistemi yüzde 100 değil”
Haberde, İsrail ordusunun balistik füzelere karşı “yüzde 90’ın üzerinde” önleme oranı açıkladığı, ancak uzmanların “hiçbir savunma sisteminin yüzde 100 koruma sağlayamayacağını” vurguladığı belirtildi.
Yedek bir generalin, “çok katmanlı savunma sistemlerine rağmen hiçbir şey mükemmel değildir, bir operasyonel başarısızlık yaşandı” değerlendirmesinde bulunduğu aktarıldı.
İsrail ordusunun bazı başarısızlıkların nedenlerine ilişkin inceleme başlattığı, ancak detayların kamuoyuyla paylaşılmadığı ifade edildi
“Stoklar sınırsız değil” uyarısı
Haberde, özellikle “Arrow 3” gibi gelişmiş önleme sistemlerinin maliyetli ve üretiminin zaman alıcı olduğu, bu nedenle “kullanımının dikkatle planlandığı” belirtildi.
Bazı İsrail medya kuruluşlarının, söz konusu saldırılarda bu sistemin kullanılmadığını bildirdiği aktarılırken, daha önce güvenlik çevrelerinde “önleme füzesi stoklarının tükenebileceğine” dair endişelerin dile getirildiği ifade edildi.
İsrail ordusunun ise bu iddiaları reddettiği ve “uzun süreli çatışmalara hazır olunduğunu” savunduğu kaydedildi.
Bununla birlikte, savaşın uzaması halinde “askeri kapasite üzerindeki baskının artabileceği” değerlendirmelerine yer verildi.
ABD’den ek destek arayışı
Haberde, İsrail Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkilinin Washington’a giderek daha fazla önleme füzesi ve mühimmat talebinde bulunduğu bildirildi. Ancak ABD’nin bu talebe nasıl yanıt vereceğinin net olmadığı ifade edildi.
Bir askeri yetkilinin, önleme füzeleri için “bu, dibi olmayan bir varil değil” sözlerini kullandığı ve mevcut kaynakların kullanımında “gelecek çatışmaların da hesaba katılması gerektiğini” söylediği aktarıldı.
Kayıplar ve hasar
Haberde, Arad ve Dimona’daki saldırılarda yaklaşık 175 kişinin yaralandığı, en az 10’unun durumunun ağır olduğu bildirildi. Çok sayıda kişinin sığınaklara ulaşmasının daha büyük kayıpları önlediği ifade edildi.
Bazı görgü tanıklarının, patlamaların etkisini “depremle karışık bir kasırga gibi” sözleriyle anlattığı aktarıldı.
Haberde ayrıca, son haftalarda atılan yüzlerce füzenin büyük kısmının engellendiği iddia edilse de bazı füzelerin savunmayı aşarak doğrudan isabet sağladığı ve bunun ölümlere yol açtığı belirtildi.
Farklı uzman görüşlerine yer verilen haberde, balistik füzelerin manevra kabiliyeti, atmosfer koşulları ve teknik sınırlamaların önleme süreçlerini zorlaştırdığı, bu nedenle en gelişmiş sistemlerin dahi her durumda başarılı olamayabileceği ifade edildi.
Daha önce Semafor sitesi, bir ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberinde, İsrail’in ABD’ye balistik füzelere karşı kullanılan önleme füzesi stoklarının azalmaya başladığını bildirdiğini aktarmıştı.
.jpg)