İsrail'in İran'ı çökertmek için kurduğu iki plan açıklandı

img
İsrail'in İran'ı çökertmek için kurduğu iki plan açıklandı YDH

İsrail güvenlik kaynakları, İran'ın ekonomik ve stratejik direncinin kırılması için Hark Adası'nın kontrol altına alınmasını ve Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndaki nüfuzunun sonlandırılmasını temel şart olarak görüyor.




YDH - İran ile süregelen savaşın üçüncü haftası geride kalırken, İsrail güvenlik bürokrasisinde Tahran'ın ayakta kalmasını sağlayan mekanizmalara yönelik değerlendirmeler derinleşiyor.

İbranice yayın yapan Maariv gazetesinde yer alan analize göre İsrail, Devrim Muhafızları'nın nihai olarak çökertilmesi için iki temel operasyonun gerçekleştirilmesi gerektiği görüşünü taşıyor.

İsrail’deki kapalı oturumlarda Hark Adası, stratejik öneminin merkezine yerleşmiş durumda. Haberde, "Hark Adası, İran rejiminin savaşma kabiliyetini sürdüren, gelir sağlayan ve dünyaya karşı baskı aracı olarak kullandığı az sayıdaki noktadan biri" tespiti yapılıyor.

Tahran'ın bu ada üzerinden petrol ihraç etmeye devam ettiği ve Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisini tehdit etme kapasitesini koruduğu sürece, hem nüfuzunu hem de lojistik imkanlarını muhafaza edeceği belirtiliyor.

Petrol ihracatının yüzde 90'ı tek merkezden yapılıyor

İsrail tarafından yapılan değerlendirmelerde Hark Adası'nın Tahran için taşıdığı önem "hayati bir çift taraflı bağımlılık" olarak nitelendiriliyor.

Maariv, adanın ekonomik rolünü şu ifadelerle aktarıyor:

"İran'ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ı bu ada üzerinden gerçekleştiriliyor. Hark Adası'na yönelik bir müdahale, yalnızca bir liman veya altyapı tesisine zarar vermek değil, rejimin temel oksijen borusunu kesmek anlamına geliyor."

Stratejik bileşen ise Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyet tartışmalarıyla doğrudan bağlantılı görülüyor.

Habere göre İsrail, mevcut çatışmaların sonunda Tahran'ın bu bölgedeki kozlarını koruması durumunda, rejim sonrasında dahi bu gücü bir tehdit unsuru olarak kullanmaya devam edeceği görüşünde.

Analizde, Tahran'ın Hürmüz'ü geçici bir kriz alanı değil, stratejik bir varlık olarak gördüğü ve deniz trafiğini denetleme çabasından vazgeçmeyeceği vurgulanıyor.

"Hava operasyonları stratejik dönüşüm için yetersiz"

İsrail güvenlik kanadında, Tahran rejimi ayakta kaldığı sürece sadece hava saldırılarıyla sonuç alınamayacağı kanaati hakim. Metinde, hava harekatlarının altyapıya zarar verebileceği ve gemileri yıpratabileceği ancak sahada mutlak kontrol sağlamadığı ifade ediliyor.

Maariv'e konuşan kaynaklar, "Hürmüz Boğazı'nda zaferin yolu Hark Adası'nda kontrol sağlamaktan geçiyor" değerlendirmesinde bulunuyor.

Bu yaklaşım doğrultusunda, rejimin devrilmediği bir senaryoda, İran'ın petrol ihraç kapasitesini ve deniz yollarını tehdit etme yeteneğini tamamen ortadan kaldıracak daha somut adımlara ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.

Haberde, "Fiziksel bir varlık gösterilmeden İran'ın aynı saldırgan kalıplara geri dönmesini engellemenin zor olduğu" kaydediliyor.

Washington'ın tereddüdü sürüyor

İsrail makamları, ABD'nin Hark Adası üzerinde kontrol sağlamasının askeri açıdan "imkansız bir senaryo" olmadığını savunuyor.

Güvenlik kaynakları, adanın nispeten küçük olması nedeniyle bu çapta bir operasyonun ABD ordusu için karmaşık olmadığını ve uzun süreli bir denetimin sürdürülebileceğini ifade ediyor.

Analize göre bu hamle, İran anakarasında geniş çaplı bir kara operasyonu başlatmaktan çok daha odaklı ve sonuç alıcı bir hedef olarak görülüyor.

Ancak haberde, asıl zorluğun operasyonel değil siyasi olduğu belirtiliyor. Haberde şu ifadelere yer veriliyor: "Asıl soru ABD'nin Hark Adası'nı ele geçirip geçiremeyeceği değil, Başkan Donald Trump'ın Amerikan askerleri arasında kayıp verme riskini göze alarak orada uzun süreli bir güç tutmaya hazır olup olmadığıdır."



Makaleler

Güncel