'Şarjör uçurumu' riski: İran, ABD-İsrail cephaneliklerinin ömrünü kısalttı

img
'Şarjör uçurumu' riski: İran, ABD-İsrail cephaneliklerinin ömrünü kısalttı YDH

İran'ın operasyonel süreciyle ABD ve İsrail'in yüksek maliyetli füze ile önleyici sistem stoklarını hızla erittiği, bu durumun müttefiklerin stratejik silah envanterlerinde “şarjör uçurumu” olarak tanımlanan kritik bir tükenme riskini tetiklediği bildiriliyor.




YDH- Londra merkezli Royal United Services Institute (RUSI) tarafından yayımlanan güncel rapor, ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik operasyonlarının ilk 16 günlük bilançosunu ortaya koyarken kullanılan 11 bin 294 mühimmatın yaklaşık 26 milyar dolarlık bir maliyete ulaştığını belgeledi.

Araştırmada "şarjör uçurumu" olarak tanımlanan kritik risk faktörüne dikkat çekilirken mevcut kullanım yoğunluğunun sürmesi halinde ABD ve İsrail’in en stratejik silah envanterlerinin hızla tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.

Philadelphia merkezli Foreign Policy Research Institute’ün savaşın ilk dört gününde 5 bin 197 mühimmat kullanıldığına dair önceki verileriyle birleşen bu tablo, müttefikler için ciddi bir "dayanıklılık krizi" alarmı niteliği taşıyor.

ABD envanterinde birim maliyeti 1 milyon dolar olan ATACMS ve 2 milyon dolarlık PrSM kara konuşlu saldırı füzelerinin mevcut tempoda bir ay içinde tükenebileceği öngörülürken 12 milyon dolarlık THAAD önleyici füzelerinin de benzer bir risk altında olduğu ifade ediliyor.

Ayrıca 1,5 milyon dolar değerindeki AGM-158 JASSM füzelerinin Mayıs başında, 2 milyon dolarlık Tomahawk seyir füzelerinin Haziran başında ve yaklaşık 4 milyon dolar değerindeki Patriot PAC-2/PAC-3 önleyicilerinin Haziran ortasında kritik seviyelere düşmesi bekleniyor.

İsrail cephesinde ise durum daha acil bir seyir izleyerek birim fiyatı 3 milyon doları bulan Arrow önleyici füzelerinin Mart sonuna kadar tamamen tükenmesi öngörülürken Blue Sparrow ve Rampage füzelerinin Nisan başında, Spice-2000/1000 güdümlü bombaların ise Mayıs ortasında envanterden çıkma riski bulunuyor.

Bu veriler ışığında İran savaşının ilk 16 günü, müttefik güçlerin askeri-endüstriyel kapasitesinin sürdürülebilirliği açısından derin bir lojistik ve finansal meydan okumayı gözler önüne seriyor.