Körfez’de ABD’nin ‘güvenlik şemsiyesi’ çöküyor mu?

img
Körfez’de ABD’nin ‘güvenlik şemsiyesi’ çöküyor mu? YDH

ABD’nin İran’a yönelik savaş ve bölgedeki saldırılar sonrası, Körfez ülkeleri artık “ABD’nin güvenlik şemsiyesi”ne ne kadar güvenilebileceğini sorguluyor.




YDH- El-Meyadin’in haberine göre, İran’a karşı yürütülen savaşın sürmesiyle birlikte Körfez ülkeleri “ABD’nin güvenlik şemsiyesine dayanmanın hâlâ anlamlı olup olmadığı” sorusuyla karşı karşıya kaldı.

“ABD korumasının sınırları ortaya çıktı”

Haberde, 28 Şubat’tan bu yana ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık olarak Körfez genelindeki ABD üsleri ve varlıklarının füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığı, bunun enerji altyapısına zarar verdiği, ekonomileri sarstığı ve Washington’un “sözde korumasının sınırlarını açığa çıkardığı” belirtildi.

El-Meyadin’e göre, onlarca yıldır Körfez-ABD ilişkisi “ABD koruması karşılığında enerji arzı, petrolün dolar üzerinden fiyatlandırılması ve petrodolarların ABD’ye geri akışı” üzerine kurulu bir dengeye dayanıyordu. 1970’lerde şekillenen bu sistemin, ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinin temelini oluşturduğu ve doların küresel rezerv para statüsünü desteklediği ifade edildi.

Haberde, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin para birimlerini dolara sabitlediği, yaklaşık 800 milyar dolarlık rezervle bu sistemi desteklediği ve bölgedeki egemen varlık fonlarının 6 trilyon doları aşan büyüklüğe ulaştığı aktarıldı.

Petrodolar sistemi “üç cepheden baskı altında”

Haberde, petrodolar sisteminin üç temel dayanağı olduğu ve bunların eş zamanlı olarak zayıfladığı belirtildi: ABD’nin Körfez petrolüne bağımlılığının azalması, petrol ticaretinde dolar dışı para birimlerinin yaygınlaşması, ABD’nin güvenlik garantilerine yönelik güvenin sarsılması.

Analize göre, özellikle Çin, Rusya ve İran’ın alternatif para birimleriyle ticareti artırması bu süreci hızlandırıyor.

Eski Goldman Sachs ekonomisti Jim O’Neill’ın, Körfez ülkelerinin giderek Çin ve Hindistan gibi Asya’daki büyük enerji tüketicilerine yöneldiğini belirttiği, “ABD ile hizalanmanın artık güvenliği garanti etmediği” değerlendirmesine yer verildi.

Haberde, Suudi Arabistan’ın Çin’e ABD’den dört kat daha fazla petrol sattığına dikkat çekildi.

“Hürmüz ve yuan seçeneği” gündemde

Habere göre, Deutsche Bank analistleri petrodolar sisteminin zaten zayıflamakta olduğunu, bölge petrolünün büyük bölümünün Asya’ya yöneldiğini ve yaptırım altındaki Rusya ile İran’ın dolar dışı ticareti artırdığını belirtti.

Ayrıca, Suudi Arabistan’ın savunma sanayisini yerelleştirdiği ve dolar dışı petrol ödemelerini denediği ifade edildi.

Haberde, üst düzey bir İranlı yetkilinin, Hürmüz Boğazı üzerinden geçecek petrol tankerlerine, yükün Çin yuanı ile işlem görmesi şartıyla sınırlı izin verilmesinin değerlendirildiğini söylediği aktarıldı.

Bu gelişmenin, “petrodolar sisteminden petro-yuan, petro-rupi ya da petro-euro gibi alternatiflere geçişi hızlandırabileceği” belirtildi.

Savaşın sonucu “küresel dengeleri belirleyebilir”

El-Meyadin’e göre, savaşın seyri yalnızca askeri değil, aynı zamanda finansal ve ticari dengeleri de yeniden şekillendirme potansiyeline sahip.

Deutsche Bank’ın değerlendirmesine atıfla, Batı Asya’nın doların rezerv para statüsü açısından kritik önemini koruduğu, ancak savaşın bu sistemin temellerini “test ettiği” ifade edildi.

Haberde, Körfez’deki yatırımcılar ve karar alıcıların savaşın gidişatını yakından izlediği, çünkü sonucun “önümüzdeki on yıllar boyunca finansal, ticari ve askeri hizalanmaları yeniden şekillendirebileceği” vurgulandı.



Makaleler

Güncel