Yediot Ahronot: Netanyahu gerçeği söylemekten acizdir

img
Yediot Ahronot: Netanyahu gerçeği söylemekten acizdir YDH

İsrail medyası, Netanyahu hükümetini “sahte zafer” iddiaları ve İran’a yönelik gerçek dışı stratejilerle eleştiriyor.




YDH- İsrail merkezli yayın organları, işgal başbakanı Benyamin Netanyahu hükümetinin siyasi ve askeri performansını sert bir dille eleştirerek, Netanyahu'nun "sahte zafer" söylemleriyle kamuoyunu yanılttığını öne sürdü.

Yediot Ahronot gazetesinin Arap işleri analisti Avi Issacharoff kaleme aldığı makalede, Netanyahu'nun halkına gerçekleri söylemekten kaçındığını vurgularken; işgal başbakanın çevresini, vergi mükelleflerinin sırtından yalnızca kendi siyasi ve profesyonel bekasını hedefleyen, "benzeri görülmemiş derecede yozlaşmış" bir grupla kuşattığını belirtti.

Netanyahu'nun iddialarının aksine asla bir Winston Churchill olamayacağını ifade eden Issacharoff, hükümetin ve sözcülerinin toplumsal birlik inşa etmek yerine her fırsatta "gereksiz nefreti" körüklediğine dikkat çekti.

İran’a yönelik sürdürülen askeri stratejiyi de hedef alan gazete, İsrail’in İran rejimini devirmek gibi "tamamen gerçek dışı" bir hedef uğruna devasa kaynak ve enerji harcadığını, bu girişimin ülkenin ulusal kabiliyetlerini beyhude tükettiğini savundu.

Analizde, Netanyahu’nun savaşın başında halkın karşısına çıkıp "kan, ter ve gözyaşı" dolu dürüst bir konuşma yapmasının, ilk günden itibaren yaratılan "zafer yanılsamasından" çok daha evla olacağı belirtildi.

Tahran ile Tel Aviv arasındaki turistik yolların açılmak üzere olduğu izlenimini veren medya abartılarının stratejik bir hata olduğu vurgulanırken, başarının başlangıçlarla değil sonuçlarla ölçüldüğü hatırlatıldı.

Makalede, "İran'ın gelecekteki hamle kapasitesini tam olarak kavramadığımız sürece, bu savaşın gerçek meyveler mi yoksa çürük meyveler mi verdiğini asla bilemeyeceğiz" değerlendirmesine yer verildi.

Kuzey cephesindeki duruma ilişkin de karamsar bir tablo çizen gazete, bölgedeki yerleşimcilerin kaderinin doğrudan Hizbullah'ın sahadaki konumuna bağlı olduğunu vurguladı.

Lübnan'da Hizbullah'ın akıbeti netleşmediği müddetçe, kuzey sakinlerinin evlerine dönüp dönmeyeceğinin de belirsiz kalacağı ifade edildi.

İsrail'in stratejik hesaplamalarındaki bu karmaşa ve belirsizlik devam ederken, İran ve Lübnan’daki İslami Direniş unsurlarının İsrail derinliklerine yönelik koordineli füze saldırılarını eş zamanlı olarak sürdürdüğü kaydedildi.