ABD’li gaziler: Askerler İsrail’in piyonu

img
ABD’li gaziler: Askerler İsrail’in piyonu YDH

ABD’li gaziler, Washington’un askeri politikalarının İsrail etkisi altında şekillendiğini savunarak, Amerikan askerlerinin “piyon olarak kullanıldığını” ifade etti.




YDH- Middle East Eye'nin (MEE) haberine göre, savaş karşıtı bir grup ABD’li gazi, ABD askeri politikasının “İsrail çıkarları doğrultusunda” şekillendiğini ve bunun da Amerikan askerlerinin hayatını riske atan mevcut ABD-İsrail İran savaşına yol açtığını belirterek sert eleştirilerde bulundu.

Resmi açıklamalara göre, 28 Şubat’ta başlatılan saldırganlıktan bu yana 13 ABD askeri öldü. Ancak gaziler perşembe günü yaptıkları açıklamada, Pentagon’un Almanya’daki üç askeri hastanesinin “dolu olduğunu” belirterek, açıklanacak “daha fazla zayiat” olabileceğini ifade etti.

Donald Trump, kayıpların olabileceğini ve bunun savaşa gitmenin bir bedeli olduğunu sık sık dile getirdi.

Trump’ın, ABD’ye iade edilen ilk tabut grubunu karşılarken kampanya şapkası takması eleştirilere yol açınca, Beyaz Saray ikinci “onurlu nakil” töreninin basına açık yapılmamasına karar verdi.

“Okul vuruldu, istihbarat İsrail’den”

Savaş karşıtı gaziler, savaşın başlamasındaki sorumluluğun Washington’a ait olduğunu değerlendirirken, “Pentagon’un karar alma mekanizmalarıyla iç içe geçmiş İsrail operasyonlarına” dikkat çekti.

Gazilere göre, buna en önemli örnek, ABD’nin İran’ın Minab kentinde bir ilkokulu hedef alması oldu. Saldırıda çoğu çocuk en az 170 kız çocuğu hayatını kaybetti.

Skandallarla anılan Gazze İnsani Yardım Vakfı’nda çalışmış eski Yeşil Bereli ve yüklenici Anthony Aguilar, National Press Club’daki bir toplantıda şunları söyledi:

“Hedefin kendisiyle ilgili istihbarat bize İsrail tarafından sağlandı. Binanın ne olduğunu çok iyi biliyorlardı.”

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth bu aybaşında gazetecilere yaptığı açıklamada, Pentagon’un saldırıyı soruşturduğunu ancak ABD’nin sivilleri hedef almadığını iddia etti. New York Times’ın bir analizi ise ABD’nin sorumluluğuna işaret etti.

Eski CIA analisti Ray McGovern, “Pentagon’un İran’daki hedef listesini İsrail’in taleplerine göre genişlettiğini” söyledi.

“ABD, Ortadoğu’yu İsrail adına ele geçirme planının parçası”

Shawn Ryan Show’da verdiği bir röportajda, yakın zamanda görevinden ayrılan ABD’nin en üst düzey terörle mücadele yetkilisi ve eski asker Joe Kent de benzer görüşleri dile getirdi.

Kent, “ABD’nin İran’ı bombalamasından yalnızca İsrail’in kazançlı çıkacağını, zira İran’ın ABD için yakın bir tehdit oluşturmadığını, ancak bölgede İsrail’in ateş gücüne karşı önemli bir denge unsuru haline gelebileceğini” ifade etti.

Emekli ABD Hava Kuvvetleri Başçavuşu Dennis Fritz, perşembe günü düzenlenen panelde şu ifadeleri kullandı:

“Ortadoğu’yu İsrail adına ele geçirme ana planının her zaman bir parçası olduk. Irak’la başladık. Bu, kadınlarımızın ve erkeklerimizin sırtında yürütülüyor. Onlar ülkeleri için savaştıklarını sandılar. Ama biliyor musunuz? İhanete uğradılar. İsrail denen başka bir ülke için savaşıyorlardı.”

Fritz, on yılı aşkın süredir savaşta yaralanan askerlerin bakımının artırılması için savunuculuk yapıyor.

“İki şey aynı anda doğru olabilir: ABD’nin kendi çıkarı var, ama İsrail’le eşgüdüm içinde çalışıyor.”

New Lines Institute’ta kıdemli misafir araştırmacı ve emekli ABD Ordusu Albayı Myles B. Caggins III, cuma günü Middle East Eye’a yaptığı açıklamada, iki şeyin aynı anda doğru olabileceğini söyledi: “Washington'ın İran'ın askeri kapasitesini yok etmede kendi çıkarları var, ancak aynı zamanda İsrail ile de yakın işbirliği içinde çalışıyor.”

Caggins, “Kongre, İsrail’in o bölgedeki, hatta belki de dünyadaki en iyi ve en güçlü müttefikimiz olduğuna karar verdi. Dolayısıyla arkadaşlar arkadaşlarına yardım etmeli, değil mi?” dedi.

“İsrail’in savunması bu ülkenin en yüksek öncelikleri arasında ve para harcamamız için kilit, kritik bir alan.” diye ekledi.

Peki neden? Caggins şöyle devam etti:

“Amerikan siyasi sisteminde elbette paranın etkisi var. Paranın etkisi sayesinde politikacılar daha etkili kampanya yürütebiliyor. Paraya sahip olanları desteklememe tehdidi altında, onlardan kaçınıyorlar ve karşılarına iyi finanse edilen özel çıkar grupları tarafından kampanya yürütülüyor.”

MEE’ye göre, bu lobi gruplarının başında, görece az konuşulan bir konu olmaktan çıkıp, özellikle bu örgütten para almadığını vurgulayan hem Cumhuriyetçi hem Demokrat adaylar için kampanyaların merkezi odağı haline gelen Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi (AIPAC) geliyor.

Bu durum, birçok muhafazakâr ve Trump’ın sertlik yanlısı destekçisinin, ABD’nin örneğin NATO ülkeleri yerine neden İsrail’i dünyadaki “en gözde müttefiki” olarak seçtiğini sorgulamasına yol açıyor.

“İsrail, Amerikalı subaylar arasında efsanevi bir üne sahip”

Savaş stratejisi uzmanı ve yazar Michael Vlahos, perşembe günkü etkinlikte şunları söyledi:

“İsrail, belirli rütbedeki Amerikalı subaylar arasında efsanevi bir üne sahip. İsraillilerin yaptığı şeylerden biri, Amerikan polis teşkilatlarını ve özel timleri getirip eğitmek. Zamanla tüm bunların etkisinin, Amerika’da, Amerikan ordusunda belli bir seviyede, onlar kadar havalı, modaya uygun ve sert olma arzusu aşılamak olduğunu düşünüyorum.”

“Askerlerimiz bu yasadışı savaşlarda piyon olarak kullanılıyor”

Habere göre, İsrail, uzun süredir eleştirmen tarafından ABD’nin Ortadoğu politikasının bir uzantısı olarak görülüyor. Özellikle Başbakan Benyamin Netanyahu’nun “yedi cepheli” savaş olarak nitelendirdiği son dönemde bu algı güçlendi.

Dennis Fritz, 1986’da dönemin senatörü Joe Biden’ın yaptığı bir yorumu hatırlattı: “İsrail olmasaydı, Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki çıkarlarını korumak için bir İsrail icat etmesi gerekirdi.”

Eski ABD Deniz Piyade Özel Harekât Subayı Ivan Ingraham panelde, “İstikrarsızlığa ihtiyacımız var, savunduğumuz şeyi yansıtabilmek için. Müttefiklerimizi istikrarsız tutmaya ikna etmek bizim çıkarımıza. Böylece sürekli olarak kötü adamın peşinden gidebiliriz.” dedi.

Fritz ise şu ifadeleri ekledi:

“Silahlı kuvvetlerimizdeki kadın ve erkek askerler… bu yasadışı savaşlarda piyon olarak kullanılıyor.”

Biden’ın İsrail’in Gazze’deki soykırımına koşulsuz desteğinin, Demokrat Parti’nin 2024 başkanlık seçimini kaybetmesine neden olduğu belirtildi.

Ingraham, neden daha fazla eski askerin sesini yükseltmediğini tartışırken, “Ülkemiz o kadar uzun süredir savaşta ki artık kimsenin umurunda değil.” dedi.

“Savaştık, 21. yüzyılın tamamında savaş halindeyiz ve ben neredeyse hepsinde görev yaptım. Şimdi kendimi zor bir alanda buluyorum… bu bir vazgeçişle ilgili değil. Gerçekten, işleri yeniden değerlendirme konusunda ciddi olup olmadığımızla ilgili. Bu sürekli döngüden kurtulmak zorundayız.”