AB Enerji Komiseri Dan Jørgensen, ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın Avrupa Birliği’ne yaklaşık 16 milyar dolarlık ek fosil yakıt ithalat maliyeti yüklediğini belirtti.
YDH- AB ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın yol açtığı enerji şokunun, Avrupa Birliği’nin fosil yakıt ithalat maliyetlerine savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık “16 milyar” dolar eklediği belirtildi. AB Enerji Komiseri Dan Jørgensen, bu etkinin henüz sona ermediğini ifade etti.
Wall Street Journal’ın aktardığına göre, Jørgensen, savaşın beşinci haftasına girilirken yaptığı açıklamada, ekonomik sonuçların devam edeceği uyarısında bulundu.
AB genelinde doğal gaz fiyatlarının savaşın başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 70, petrol fiyatlarının ise yaklaşık yüzde 60 arttığı kaydedildi.
Jørgensen, hükümetlerin hane halkı ve işletmeleri artan fiyatlara karşı korumak için çeşitli önlemler üzerinde çalıştığını, ancak maliyetlerin daha da artabileceğini söyledi. “Bu krizin enerji piyasaları üzerindeki etkilerinin kısa süreceği konusunda hiçbir yanılgıya kapılmamalıyız. Çünkü öyle olmayacak.” dedi.
Enerji krizi derinleşiyor
Değerlendirmelere göre, ABD ve İsrail’in hızlı bir zafer beklentisiyle başlattığı savaş, küresel enerji piyasalarında sarsıntıya yol açtı.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kısıtlamaların, dünya petrol ve gaz ticaretinin önemli bir bölümünü etkilediği belirtildi.
Avrupa’da halihazırda yüksek enflasyonla mücadele eden hanelerin, bu durumdan doğrudan etkilendiği; ısınma maliyetleri, akaryakıt fiyatları ve genel yaşam giderlerinin “arttığı” ifade edildi.
Söz konusu 16 milyar dolarlık ek maliyetin yalnızca bugüne kadar oluşan yükü yansıttığı ve savaş sürdükçe bu rakamın artacağı kaydedildi.
Avrupa’nın tutumu ve ABD’nin çağrıları
Savaşın uluslararası bir yetki olmaksızın başlatıldığı ve birçok Avrupa hükümetinin bu sürece karşı olduğu ifade edildi.
Washington’un müttefiklerini sürece katılmaya çağırdığı, ancak Avrupa ülkelerinin büyük ölçüde bu çağrılara mesafeli durduğu aktarıldı.
Avrupa ülkelerinin, kamuoyundaki karşıtlık nedeniyle savaşa doğrudan dahil olmaktan “kaçındığı” belirtildi. Buna rağmen, savaşın küresel enerji piyasalarını bozduğu, enflasyonu artırdığı ve Avrupa’daki haneler üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı kaydedildi.
Hürmüz Boğazı ve ABD’nin tutumu
Hürmüz Boğazı’nın, “düşman ve saldırgan aktörlere” kapalı olduğu ve bu durumun savaşın önemli bir sonucu olduğu ifade edildi.
ABD’nin boğazı yeniden açma hedefinde geri adım attığı yönünde değerlendirmelere yer verildi.
CNN’e bilgi veren kaynaklar tarafından, ABD Başkanı Donald Trump ve üst düzey Beyaz Saray yetkililerinin, boğazın savaşın sona erdirilmesi için belirlenen süre içinde yeniden açılamayabileceğini özel görüşmelerde kabul ettiği aktarıldı. Sürecin yeniden normale dönmesinin haftalar, hatta aylar alabileceği belirtildi.
Trump’ın, ABD’nin yükü tek başına taşımaması gerektiğini savunarak Avrupa ve Körfez ülkelerine boğazın açılması için sorumluluk almaları çağrısında bulunduğu ifade edildi.
Buna karşın Avrupa liderlerinin, savaşın ortasında askeri müdahaleye sıcak bakmadığı ve tankerlerin korunması için deniz gücü tahsis etme yönünde bir taahhütte “bulunmadığı “kaydedildi.