El-Husi: Direniş Ekseni farklı cephelerde birleşiyor

img
El-Husi: Direniş Ekseni farklı cephelerde birleşiyor YDH

Abdulmelik el-Husi, Direniş Ekseni’yle birlikte sergilenen tutumun düşman planlarını boşa çıkardığını ifade ederken, “cephelerin birliği” çerçevesinde ortak askeri hareketliliğin sürdüğünü kaydetti.




YDH- Abdulmelik el-Husi, perşembe günü yaptığı açıklamada, düşman saflarındaki insani kayıpların, ABD-İsrail saldırganlığına karşı İran’ın karşı koyuşundaki yüksek etkinliği yansıttığını belirtti..

El-Husi, İran’ın tutumu ile direniş ekseninin duruşunun, ümmeti korumada ve düşman planlarını boşa çıkarmada temel bir unsur olduğunu vurguladı.

Direniş Ekseni ve “birleşik cephe”

İran’ın ve Direniş Ekseni’nin kazanımının “Siyonist planın uygulanmasında düşmanların başarısız olmasına yol açacağını” ifade eden Abdulmelik el-Husi, bu karşılaşmanın bölgesel düzeyde büyük önem taşıdığını belirtti.

Bu bağlamda, Direniş Ekseni’nin farklı cephelerde “cephelerin birliği” başlığı altında birleşik bir tutumla hareket ettiğini kaydetti.

El-Husi, “tetikte olan elin” bu hafta düşmana karşı füze ve insansız hava araçları fırlatmaya başladığını ifade etti.

İran, Hizbullah ve koordinasyon

Hareketin bu adımının, İslam, hak, adalet ve hikmet ölçütlerine göre “doğal ve doğru bir tutum” olduğunu belirten Abdulmelik el-Husi, bu sürecin halkların ve bölgenin çıkarına hizmet ettiğini ifade etti.

Bu çerçevede Hizbullah’ın bu dönemdeki hareketinin “doğru, iyi planlanmış ve hikmetli” olduğunu ve İran’ın “büyük ateş gücünden” yararlandığını söyledi.

El-Husi, Direniş Ekseni’ne ve İran’a yönelik karalama girişimlerinin daha önce Gazze’deki direnişçilere karşı da yürütüldüğünü, onların davasızmış gibi gösterilmeye çalışıldığını belirtti.

Direniş Ekseni’nin ABD-İsrail saldırganlığını püskürtmede gerçekleştirdiği koordinasyonu “ümmetin birleşmesi için önemli bir başlangıç” olarak değerlendirdi ve “ortak askeri operasyonların sürdüğünü” ifade etti.

İsrail planları ve bölgesel tehdit

Abdulmelik el-Husi, İsrail planlarının savaşın başından bu yana daha açık hale geldiğini ve bu planların özellikle Arap ülkelerini hedef aldığını belirtti.

İsrail’in İslam ümmeti için ciddi bir tehdit olduğunu ve Müslümanlara karşı açık bir düşmanlık yürüttüğünü ifade eden el-Husi, mevcut duruşun “en doğru ve en bilinçli tutum” olduğunu söyledi.

İsrail varlığının sürdüğü bir ortamda bölgede istikrar, güvenlik ve barışın mümkün olmayacağını belirtti.

Yemen’in askeri faaliyetleri

Düşmanın Filistin’in işgalinden bu yana İslam ümmetine yönelik saldırılarının sürdüğünü ifade eden Abdulmelik el-Husi, düşmanların İran’dan kurtulmaları halinde “normalleşmeyi” kabul eden diğer rejimlerin teslim olacağını vurguladı.

Ayrıca, İslami sistemin ve kurumlarının geniş ve istikrarlı bir destek gördüğünü ifade etti.

El-Husi, bazı gelişmeleri “Epstein belgeleri” ile ilişkilendirerek, bu süreçte hareket eden tarafların “Siyonist bağlantılı bir yapı” olduğunu söyledi.

İsrail’in tutsaklara yönelik idam yasasını eleştirerek bunun “çok ciddi bir suç” olduğunu belirtti.

Bazı Arap hükümetlerinin, İsrail’e karşı kayıtsız kalınması yönünde söylemleri benimsemesini eleştirerek bunun yanlış bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

Ümmetin meselelerinin ve kutsallarının tüm halkları ilgilendirdiğini vurgulayan Abdulmelik el-Husi, İsrail’in en başından beri Arapları hedef aldığını ve bunun mevcut çatışmanın doğasını ortaya koyduğunu söyledi.

Ümmetin daha bilinçli olması gerektiğini belirterek, bazı unsurların İsrail ile istihbarat, mali, askeri ve siyasi düzeyde iş birliği yaptığını ifade etti.

Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin 28 Mart’ta işgal altındaki Filistin’in güneyindeki İsrail hedeflerine balistik füze saldırısı düzenlediği hatırlatıldı. Bu operasyonun, 28 Şubat’tan bu yana İran, Lübnan ve Irak’a yönelik ABD-İsrail saldırılarına yanıt olarak gerçekleştirildiği kaydedildi.