"Adraee, işgal rejiminin hedef kitlenin tutum ve duygularını titizlikle çalışılmış psikolojik ve medya araçlarıyla etkilemeye çalıştığı 'bilinç harbi' mekanizması içinde özenle tasarlanmış dijital bir karakteri temsil eder."
Fatıma Naim
YDH - El-Ahbar gazetesi yazarı Fatıma Naim, İsrail ordu sözcüsü Avihay Adraee'nin Lübnan ve Arap kamuoyu üzerindeki etkisini, modern psikolojik harp yöntemleri ve iletişim kuramları ışığında analiz ediyor. Naim, Adraee'nin dijital varlığını basit bir bilgilendirme faaliyeti değil; bilinci hedef alan, gerçekliği manipüle eden ve işgalin şiddet eylemlerine insani kılıflar uyduran profesyonel bir operasyon olarak tanımlıyor. İkinci Dünya Savaşı'ndaki propaganda modelleriyle kurulan paralellikler, bu faaliyetin tarihsel kökenlerine ışık tutuyor.
"İsrail Savunma Kuvvetleri, Beyrut'ta Hizbullah'a ait altyapı tesislerine yönelik bir hava saldırısı dalgası başlatmıştır. Devamı gelecek." ve "Ey Hristiyan köylerinin sakinleri! Durumun vahametini anladığınızdan eminim; Hizbullah'ı köylerinizden dışarı itin ve onlarla işbirliği yapmayın..." Bu iki mesaj, yalnızca sahadan gelen birer bilgilendirme notu değil; İsrail ordusunun Arapça sözcüsü Avihay Adraee[1] aracılığıyla Lübnan bilincini hedef alan bütüncül bir mesaj sisteminin parçasıdır. Bu sistem, kamuoyuyla bir bağ kurmayı ve köyler ile şehirlerin yıkımına meşruiyet kazandırmayı amaçlar.
Adraee, işgal rejiminin hedef kitlenin tutum ve duygularını titizlikle çalışılmış psikolojik ve medya araçlarıyla etkilemeye çalıştığı "bilinç harbi[2]" mekanizması içinde özenle tasarlanmış dijital bir karakteri temsil eder. Bu durum, Lasswell'in Sihirli Mermi kuramına göre psikolojik harpteki temel hedefi somutlaştırır: Göndericinin niyet ve hedefleriyle uyumlu olarak, hedef kitle üzerinde anlık ve tek tip tepkiler uyandırabilen güçlü bir etki aracı olmak.
Bu çabalar, psikoloji ve medya uzmanlarından oluşan uzman birimlerin yönettiği Bilinç Şekillendirme Operasyon Merkezi (MALAT) bünyesinde yürütülür. Bu merkez, bilinci hedef alan kampanyalar tasarlamak, İsrail anlatısını destekleyen teknolojik araçlar geliştirmek ve düşman kitleye kendi diliyle hitap edebilecek kadrolar yetiştirmekle görevlidir. Bu araçlar yalnızca doğrudan mesajlarla sınırlı kalmayıp, dijital platformların yönetimini, enformasyon ekosistemine müdahaleyi ve bazen de bu sistemi manipüle etmeyi (dezenformasyon) kapsar. Bu bağlamda Adraee, söz konusu stratejinin yalnızca resmi bir sözcüsü değil, sistemin asli bir aktörü ve vitrini olarak belirir.
Avihay Adraee: Bilince yönelik gizli harp
Bilince yönelik yürütülen harp iki kategoriye ayrılabilir:
1) İletinin alıcısının, bilincine yönelik bir savaş operasyonu yürütüldüğünün farkında olmadığı "gizli bilinç operasyonları".
2) Hedefi, ilanlar ve mesajlar yoluyla "bilince karşı kampanyalar yürütmek" olan "kara propaganda".
Avihay Adraee, bu noktada her iki kategorinin kesiştiği temel bir model olarak öne çıkar. Kendisini kamuoyuna açıkça işgal ordusunun resmi sözcüsü olarak sunar; ancak mesajları yalnızca askeri içerikler gibi değil, alıcının sistematik bir operasyon altında olduğunu fark etmeyeceği kadar "doğal" sunulur. Ayrıca gerçekliğin İsrail anlatısına uygun şekilde yeniden kurgulanması ve seçici bir sunumla servis edilmesi de bu sürecin bir parçasıdır.
Adraee, kitleye hitap ederken iki temel kalıba dayanır: Videolar ve yazılı paylaşımlar. Görsel içerikleri düzenli olarak yayımlar, ardından kamuoyunun tepkisini izleyerek cevaplar verir; böylece Lübnan kamuoyuyla sürekli bir iletişim halkası ve dijital alanda kendi varlığına dair bir kanıksama[3] hali yaratır. Hitabetinde muhatabının dilini, kelime dağarcığını ve kültürel bağlamını kullanır; hatta dini ve milli günlerini tebrik ederek bir ünsiyet duygusu oluşturmaya ve psikolojik bariyeri aşındırmaya çalışır. Faaliyetleri yalnızca gerilimin tırmandığı anlarla sınırlı kalmayıp, bütüncül bir anlatıyı kökleştirmeyi ve olaylara sürekli olarak İsrail perspektifinden bir yorum getirmeyi hedefleyen "anlatı savaşı" stratejisiyle yıl boyu devam eder.
Tekrar, bu hitabetin en belirgin araçlarından biridir; "Terörist Hizbullah" gibi belirli nitelendirmeler sürekli kullanılarak zamanla kolektif bilince yerleştirilir. Filistin'deki Necah Ulusal Üniversitesi'nde 2023 yılında yapılan bir araştırma, Adraee'nin Facebook paylaşımlarının analizinde, onun esas olarak "sorumluluk çerçevesi" yöntemine dayandığını ortaya koymuştur. Bu yöntemde, tırmanan gerilimin sorumluluğu Filistinlilere veya direnişe yüklenirken, işgal rejimi sonuçlardan azade kılınır. Gerçekliği sürekli bir çatışma hali olarak tasvir eden "çatışma çerçevesi" de, güvenlik temelli bir meşrulaştırma anlatısı olarak söyleminin ana bileşenlerinden biridir. Bunların yanı sıra, işgalin imajını daha kabul edilebilir kılmak adına ahlaki ilkeleri ve insani kaygıları da destekleyici unsurlar olarak kullanır.
Propaganda teknikleri açısından bakıldığında Adraee'nin söylemi, klasik araçların yoğun kullanımı üzerine kuruludur: Mesajlara meşruiyet kazandırmak için onları dini veya insani sembollerle ilişkilendiren "aktarım" (transfer) tekniği; hasmın imajını lekelemek için "negatif etiketleme"; işgalin görüntüsünü güzelleştirmek için "ışıltılı genellemeler" ve bilgiyi sadece kendi anlatısına hizmet edecek şekilde seçip sunan "istifleme" tekniği. Tekniklerin bu eşzamanlı kullanımı, duygusal etki ile gerçekliğin yeniden çerçevelenmesini birleştiren karmaşık bir söylemi yansıtır.
Avihay Adraee: Ordumuz ahlaklıdır, sizi hedef almaz
Avihay, insani bir üslupla harmanlanmış uyarılar yayımlayarak "ahlaklı işgal" imajının pazarlanmasına katkıda bulunur: "Hizbullah'a ait tesislerin yakınında bulunuyorsunuz... Kendi güvenliğiniz ve aileniz için bölgeyi derhal tahliye etmeli ve en az 500 metre uzaklaşmalısınız."
Bu hitabet tarzı, hesaplanmış bir otoriter dil ile insani çerçeveleme karışımına dayanır. Tehdit, "sivillerin korunması" parantezinde sunulur; bombardıman, talimatlara uyularak kaçınılabilecek "gerekçeli" bir işleme dönüştürülür ve bireyler tehdit altında tahliye kararı almaya zorlanarak sorumluluk onlara devredilir. Buna rağmen hak örgütlerinin raporları, bu uyarıların siviller için fiili bir koruma sağlamadığını ve verilen zararların sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını vurgulamaktadır.
Bu söylem dolaylı olarak, saldırıların sivil halka değil sadece Hizbullah'a yönelik olduğu fikrini kökleştirir. Bu da kamuoyunun bir kesimini, çatışma bölgeleri dışındaki herhangi bir saldırıyı, toplumun bütününe değil de mutlaka Hizbullah unsurlarına yönelik bir eylem olarak yorumlamaya sevk eder.
Karakterler savaşı: İkinci Dünya Savaşı’nın bir uzantısı olarak Avihay
"Avihay Adraee" olgusu, 20. yüzyılda ortaya çıkan "Tokyo Rose" ve "Hanoi Hannah" gibi düşmana yönelik propaganda modellerinin modern bir uzantısıdır. Birinci Dünya Savaşı'nda broşürler savaşın ana vasıtasıyken, İkinci Dünya Savaşı'nda radyo düşmana yönelik propagandanın yayın organı haline gelmiştir. Bunun en bariz örneği, Japonya'da üretilip Pasifik üzerinden yayımlanan ve Amerikalı askerlerin savaş boyunca dinlediği "Sıfır Saati" programıdır.

Amerikalı askerler, pop plakları arasında şakalar ve alaycı yorumlar yapan güzel sesli sunucuyla özel bir etkilenme ilişkisi kurmuşlardı. Sunucu 1944'teki bir yayınında şöyle sesleniyordu: "Herkese merhaba! Ben küçük dostunuz -yani can düşmanınız- Anne; Avustralya ve Güney Pasifik'teki kurbanlarım için hazırladığım tehlikeli ve habis propaganda programımla buradayım. Hazırlanın ey bedbaht mahluklar, işte geliyorum!" Asıl adı Iva Toguri olan bu sunucuya Amerikalı askerler "Tokyo Rose" adını takmışlardı.
İnandırıcılık inşası: İkna tohumları nasıl ekilir?
Klinik Psikolog Mustafa Mattar, el-Ahbar gazetesine verdiği demeçte, Arapça veya Farsça konuşan sözcülerin seçilmesinin, düşman toplumlarla kendi dillerinde konuşarak mesajların kabul görme şansını artırmayı ve onlara inandırıcılık kazandırmayı hedefleyen derinlemesine çalışmalara dayandığını vurguluyor. Burada dil sadece bir iletişim aracı değil, bir psikolojik sızma aletidir; yakınlık ve aidiyet duygusu yaratarak kitle üzerindeki etkiyi kolaylaştırır.
Avihay bu inandırıcılığı, belirli düşünceleri hedef alarak inşa eder: Örneğin bir hedefi önceden belirleyip sonra orayı vurmak, kamuoyunda saldırıların "isabetli" olduğu algısını yaratır. Bu deneyimler tekrarlandıkça, "düşman bir binayı işaretlemişse diğer binalardan bağımsız olarak sadece orayı vuracaktır" kanaati yerleşir. Bu çerçevede haritalar, işgal ordusunun "dürüst ve insani" olduğu inancını kökleştiren temel bir faktör olarak belirir.
Ayrıca Adraee, rastlantısal olarak isabetli görünen münferit durumlardan da yararlanmıştır. Örneğin 23 Eylül 2024 sabahı İsrail ordusunun füze merkezlerini vurduğu iddiası, daha sonra tüm saldırıların -saha operasyonları dahil- sadece Hizbullah'a ait mühimmat depolarını hedef aldığı şeklinde genelleştirilmiştir. Böylece Lübnan toplumunun zihninde yer eden fiili mazeretler üretilmiştir.
Mattar, modern psikolojide bu yöntemin önce inançlar inşa etmeye, sonra da bu inançları mesajlardaki fikirlerle açıklamaya dayandığını belirtiyor: "Kitle bu anlatıyı benimsemeye başladığında, şüphe duyulan hallerde bile gelecekteki her türlü bilgi -yanıltıcı olsa dahi- inanılır hale gelir."
Buna karşılık bu söylem, işgali barış arayan "ahlaklı" bir taraf gibi sunup hasmı tehlikenin kaynağı olarak şeytanlaştırarak gerçekleri tersyüz eder. Bu stratejinin asıl tehlikesi de buradadır: Sadece kanaatleri etkilemekle kalmaz, bu kanaatleri oluşturan düşünsel yapıyı yeniden inşa etmeye yayılan bir mahiyet arz eder.
Son olarak belirtilmelidir ki, İsrail tarihi savaş suçları ve doğrudan sivilleri, özellikle kadın ve çocukları hedef alan saldırılarla doludur. Bugün Gazze ve Lübnan'da devam eden ve kameralar tarafından anbean kaydedilen bu gerçeklik, İsrail'in etki kapasitesini zorlaştırmaktadır. Zira doğrudan İsrail zulmüne maruz kalan toplumlarda, kurgulanmış mesajlar ile çıplak gerçeklik arasındaki derin uçurum, bu propaganda makinesinin önündeki en büyük engeldir.
[1] Avihay Adraee: Orijinal: أفيخاي أدرعي: Metinde de belirtildiği üzere, işgal rejiminin Arap dünyasına yönelik "yumuşak güç" ve "psikolojik harp" yüzü. Suriye kökenli bir Yahudi aileden gelmesi sebebiyle Arapçaya ve kültürel kodlara hakimiyeti, onu sıradan bir subaydan öte, bir "iletişim silahı" haline getirir. Adraee ismi, Arapça metinlerde genellikle "İsrail'in Arapça konuşan yüzü" olarak anılır. Metin, onun ismini bir şahıstan ziyade bir "fenomen" (zâhire) olarak ele almaktadır. (ç.n.)
[2] Bilinç Harbi: Orijinal: حرب الوعي (Harbu'l-va'y): Bilinç, farkındalık veya idrak savaşı. Bu terim, askeri literatürde düşmanın sadece fiziksel gücünü değil, zihinsel direncini, gerçeklik algısını ve moral değerlerini çökertmeyi hedefleyen operasyonları tanımlar. Metinde, Adraee'nin mesajlarının "bilgiden ziyade algı" üretmeye yönelik olduğu vurgulanmıştır. (ç.n.)
[3] Kanıksama / Normalleştirme: Orijinal: تطبيع (Tatbi'): ط-ب-ع (t-b-a) kökünden gelir. "Tabiatına uygun hale getirmek", "normalleştirmek" anlamındadır. Arap siyasi literatüründe "Tatbi" (normalleşme), İsrail ile diplomatik ve toplumsal ilişkilerin kurulmasını ifade eden çok yüklü ve genellikle negatif bir terimdir. Metinde, Adraee'nin dijital dünyadaki sürekli varlığının, düşman figürünü "alışıldık/normal" bir figüre dönüştürme çabası (dijital normalleşme) anlamında kullanılmıştır. (ç.n.)
Çeviri: YDH