İran Devrim Muhafızları'ndan ABD ve İsrail hedeflerine 99. dalga operasyon

img
İran Devrim Muhafızları'ndan ABD ve İsrail hedeflerine 99. dalga operasyon YDH

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki ABD üsleri ile İsrail kontrolündeki bölgeleri balistik füze ve insansız hava araçlarıyla vurduğunu duyurdu.




YDH - İran Devrim Muhafızları Ordusu Halkla İlişkiler Birimi tarafından yapılan açıklamaya göre, Deniz ve Hava-Uzay Kuvvetleri bugün sabaha karşı Gerçek Vaat 4 operasyonunun 99. dalgasını başlattı.

"Ya Fatımat'üz Zehra" parolasıyla yürütülen ve "Dayatılan Savaş" dönemindeki Musevi ile Hristiyan toplumunun şehitlerine ithaf edilen operasyonun, düşmanın Assaluye petrokimya tesislerine yönelik saldırılarına tepki olarak gerçekleştirildiği belirtildi.

Karma harekat kapsamında Fars Körfezi, Hürmüz Boğazı ve İsrail kontrolündeki topraklarda yer alan ABD üsleri ile askeri komuta merkezleri balistik füzeler, seyir füzeleri ve saldırı amaçlı insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındı.

Sanayi tesisleri ve stratejik hedefler vuruldu

Saldırıların ilk aşamasında, Suudi Arabistan'ın el-Cubeyl bölgesinde bulunan ve ABD merkezli Sadra, ExxonMobil ile Dow Chemical şirketlerine ait olan en büyük petrokimya kompleksi ile el-Cuayme'deki Chevron Phillips tesislerinin orta menzilli füzeler ve intihar İHA'larıyla etkili şekilde vurulduğu kaydedildi.

Operasyon kapsamında ayrıca, İsrail'e askeri teçhizat ulaştırmak amacıyla Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Hurfikan limanını kullanan bir konteyner gemisinin, Hürmüz Boğazı'nı baypas ederek karayoluyla sevkiyat yapma hazırlığı içindeyken istihbarat odaklı bir füze saldırısıyla tam isabetle vurulduğu bildirildi.

Açıklamada, söz konusu geminin imha edilmesinin, ABD veya İsrail ile herhangi bir şekilde işbirliği yapma niyetindeki tüm gemilere yönelik ihtar niteliği taşıdığı vurgulandı.

Okyanustaki uçak gemisine operasyon

Devrim Muhafızları, Hint Okyanusu'nun derinliklerinde bulunan ABD'ye ait CVN 72 uçak gemisi grubunun mevziisinin de uzun menzilli deniz seyir füzeleriyle saldırıya uğradığını duyurdu.

Açıklamada, ABD liderlerinin tüm çıkarlarını İsrail uğruna feda ettiği belirtilerek, İran altyapısına yönelik saldırılara karşılık ABD'nin bölgedeki önemli varlıklarının menzil içinde olduğu ifade edildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin terörist ordusunun kırmızı çizgileri aşması halinde İran'ın vereceği yanıtın bölge sınırlarının ötesine taşacağını bir kez daha ilan etti.

Sivil hedeflere yönelik saldırıyı başlatan taraf olunmayacağı, ancak sivil tesislere düzenlenen saldırılara misilleme yapma konusunda tereddüt edilmeyeceği bildirildi.

Açıklamanın sonunda, ABD ve ortaklarının altyapısına yönelik darbelerin Amerika ile müttefiklerini yıllarca bölgenin petrol ve gazından mahrum bırakacak düzeyde olacağı kaydedildi.

Bölge ülkelerine yönelik mesajda ise bugüne kadar iyi komşuluk ilişkileri ve itidal gereği misilleme hedeflerini seçerken gözetilen hassasiyetlerin, bundan sonra tamamen ortadan kalktığı belirtildi.

İsrail'e ait 40 nokta hedef alındı

Öte yandan açıklamada, bu harekatın askeri bir ilke sahne olduğu ve dayatılan savaş tarihinde ilk kez iki ayaklı fırlatıcılara yerleşik füzelerin ateşlendiği belirtildi.

Operasyon sırasında bu yeni sistemlerin yanı sıra Hayber Şiken füzelerinin de kullanıldığı ve İsrail topraklarındaki stratejik noktaların isabet aldığı aktarıldı.

Saldırıların coğrafi kapsamına ilişkin ayrıntı veren Devrim Muhafızları, merkeze bağlı Rişon Letzion ve Petah Tikva bölgelerinde 30'dan fazla noktanın vurulduğunu kaydetti.

Ayrıca Nakab bölgesindeki Bi'ir Seba, Dimona, Arad, Kiryat Gat ve Ofakim'de yoğunlaşan saldırılarda 10'a yakın noktanın, başkent Tel Aviv çevresinde ise yine 10 civarında noktanın hedef alındığı duyuruldu.

Devrim Muhafızları Ordusu, "ateşe ateş" ilkesiyle yürütülen bu saldırı dalgasının daha ağır ve yüksek hacimli bir şekilde süreceğini vurguladı.

Açıklamada, "İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik alçakça cinayetlerin ardından" tüm sanayi, altyapı ve askeri merkezlerin hedef listesinde olduğu ifade edildi.

İşgal altındaki topraklarda yaşayan bölge sakinlerine, mevcut merkezleri hızla tahliye etmeleri yönünde uyarıda bulunuldu.