İran, ABD'ye diz çöktürdü: İşte ateşkes şartlarının maddeleri

img
İran, ABD'ye diz çöktürdü: İşte ateşkes şartlarının maddeleri YDH

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, ABD-İsrail'in İran'a dayattığı emperyal saldırgan savaşın ardından Amerika'nın İran’ın şartlarını içeren 10 maddelik bir planı kabul etmek zorunda kalarak boyun eğdiğini duyurdu.




YDH- İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, "Yüce İran milletine" hitaben yayımladığı resmi bildiriyle, bölgede devam eden askeri çatışmalarda stratejik bir zafer elde edildiğini ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran tarafından sunulan ağır şartları müzakere masasında kabul etme noktasına geldiğini ilan etti.

Bildiride şu ifadeler yer aldı:

''Düşman, İran milletine karşı yürüttüğü korkakça, hukuksuz ve suç teşkil eden savaşta inkâr edilemez, tarihî ve ezici bir yenilgiye uğramıştır. İran ise sonunda büyük bir zafere ulaşmıştır. Bu süreçte suçlu Amerika Birleşik Devletleri, şu temel hususları içeren 10 maddelik planı kabul etmek zorunda bırakılmıştır: Saldırmazlık taahhüdü, Hürmüz Boğazı üzerindeki İran kontrolünün sürdürülmesi, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tanınması, tüm birincil ve ikincil yaptırımların kaldırılması, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile Guvernörler Kurulu kararlarının iptali, İran’a tazminat ödenmesi, Amerikan muharip güçlerinin bölgeden çekilmesi ve Lübnan’ın kahraman Hizbullah'ı da dâhil olmak üzere tüm cephelerde savaşın durdurulması. Bu zaferi İran halkına tebrik ediyor; zaferin ayrıntıları netleşene kadar yetkililerin kararlılığı ve metaneti ile İran milletinin birlik ve beraberliğinin korunmasının hayati önem taşıdığını vurguluyoruz.''

 

40 günlük terörün ardından gelen zafer

Bildiride, son 40 gün içinde Lübnan, Irak, Yemen ve Filistin’deki Direniş Ekseni bileşenleriyle koordineli şekilde yürütülen operasyonların, düşman kuvvetlerinin askeri kapasitesini ve bölgesel altyapısını felç ettiği vurgulandı.

Operasyonların 40. gününde gelinen noktada, ABD rejiminin çeşitli kanallar aracılığıyla defalarca ateşkes talep ettiği, ancak bu taleplerin stratejik hedeflere ulaşılana dek reddedildiği belirtildi.

Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, düşman olarak nitelendirdiği güçlerin başlangıçta öngördüğü "hızlı askeri üstünlük" ve "sosyal istikrarsızlık" planlarının, İran’ın füze ve İHA kapasitesi ile bölgesel direniş ağının sert yanıtı karşısında çöktüğünü ifade etti.

İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney’in onayıyla, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da 10 Nisan Cuma günü kritik müzakerelerin başlamasına karar verildi.

Pakistan aracılığıyla Washington’a iletilen ve müzakerelerin temelini oluşturacak 10 maddelik planın ana başlıkları şunlardır:

• Bölgesel güvenlik: Amerikan muharip güçlerinin bölgedeki tüm üs ve mevzilerden tamamen çekilmesi.

• Hürmüz Boğazı: Boğaz üzerindeki kontrolün İran Silahlı Kuvvetleri koordinasyonunda kalması ve güvenli geçiş protokolünün bu çerçevede oluşturulması.

• Ekonomik haklar: Tüm birincil ve ikincil yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve İran’a savaş tazminatı ödenmesi.

• Nükleer haklar: Uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin uluslararası alanda tanınması.

• Hukuki güvence: BM Güvenlik Konseyi ve Guvernörler Kurulu kararlarının iptali ile varılan anlaşmanın bağlayıcı bir BM kararına dönüştürülmesi.

• Bölgesel ateşkes: Lübnan ve diğer cephelerdeki tüm askeri saldırıların durdurulması.

 

'Eller tetikte'

Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, İslamabad’daki sürecin bir "teslimiyet değil, meydandaki zaferin diplomatik tescili" olduğunu altını çizerek belirtti.

İki hafta sürmesi planlanan görüşmelerin Amerikan tarafına duyulan "tam bir güvensizlik" ikliminde yürütüleceği vurgulanan bildiride, şu ifadelere yer verildi:

"Müzakereler savaş meydanının bir uzantısıdır. Bu süreçte ulusal birliğin korunması esastır. Eğer düşman masada da teslim olursa bu tarihi bir zaferdir; aksi takdirde tüm taleplerimiz karşılanana kadar omuz omuza savaşmaya devam edeceğiz. Ellerimiz tetiktedir."

Bildiri, zaferin kesinleşeceği ana kadar halkın metanetini koruması ve yetkililerin kararlılığına destek vermesi çağrısıyla sona erdi.

 

Arka plan ve mekanizma

İran, karşı taraf tarafından sunulan tüm önerileri reddederek yeni bir diplomatik çerçeve oluşturdu. Tahran yönetimi tarafından hazırlanan 10 maddelik plan, Pakistan aracılığıyla Amerikan tarafına iletildi ve müzakerelerin temelini oluşturacak ilkeler olarak sunuldu.

Taslak planda öne çıkan başlıkların başında Hürmüz Boğazı’nın statüsü yer alıyor. Buna göre boğazdan geçişlerin, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde ve kontrollü biçimde gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Bu düzenlemenin İran’a ekonomik ve jeopolitik açıdan önemli bir konum kazandıracağı vurgulanıyor.

Planın ikinci temel maddesi, Direniş Ekseni'nin tüm bileşenlerine yönelik askeri operasyonların sona erdirilmesini içeriyor. Tahran’a göre böyle bir gelişme, İsrail’in bölgedeki saldırgan politikaları açısından tarihi bir yenilgi anlamına gelecektir.

Taslak ayrıca Amerikan muharip güçlerinin bölgedeki tüm askeri üs ve mevzilerden çekilmesini talep ediyor. Buna paralel olarak Hürmüz Boğazı’nda İran’ın hakimiyetini garanti altına alacak bir güvenli geçiş protokolünün oluşturulması da planın maddeleri arasında yer alıyor.

İran’ın savaş ve yaptırımlar nedeniyle uğradığı zararların tazmin edilmesi de planın önemli unsurlarından biri olarak belirtiliyor. Bu çerçevede yapılacak değerlendirmeler doğrultusunda tazminatların tam olarak ödenmesi gerektiği ifade ediliyor.

Taslakta ayrıca İran’a yönelik tüm birincil ve ikincil yaptırımların kaldırılması, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Guvernörler Kurulu ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından alınan kararların iptal edilmesi ve İran’a ait yurtdışındaki tüm bloke edilmiş varlık ve mülklerin serbest bırakılması talep ediliyor.

Planın son maddesi ise bu şartların tamamının bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla kabul edilmesini öngörüyor. Böyle bir kararın yürürlüğe girmesi halinde, söz konusu anlaşmaların uluslararası hukuk açısından bağlayıcı hale geleceği ve bunun İran için önemli bir diplomatik kazanım oluşturacağı belirtiliyor.

Mevcut durumda Pakistan Başbakanı’nın İran tarafına ilettiği bilgilere göre, Amerikan rejimiy tüm dış baskılara rağmen söz konusu ilkeleri müzakerelerin temeli olarak kabul ettiğini bildirdi. Bu mesajın, İran’ın ortaya koyduğu çerçevenin Washington tarafından görüşülmeye açık bulunduğuna işaret ettiği ifade ediliyor.

Bu gelişmenin ardından İran yönetimi, Amerikan tarafıyla en üst düzeyde müzakerelerin Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılmasına karar verdi. Görüşmelerin iki hafta sürmesi ve yalnızca söz konusu 10 maddelik plan çerçevesinde yürütülmesi planlanıyor.

Tahran yönetimi, buna rağmen savaşın sona erdiği yönünde bir değerlendirme yapılamayacağını vurguluyor. İran’a göre çatışmanın sona ermesi ancak 10 maddelik planda belirtilen ilkelerin kabul edilmesi ve ayrıntıların müzakerelerde kesin biçimde karara bağlanması halinde mümkün olacaktır.