Amerikalı ünlü televizyon sunucusu Tucker Carlson, İsrail ordusuna mensup subayların istihbarat operasyonlarını doğrudan Pentagon içerisinden yürüttüğünü öne sürerek Washington’da büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.
YDH- Amerikalı ünlü televizyon sunucusu ve gazeteci Tucker Carlson, ABD savunma ve istihbarat bürokrasisine dair sarsıcı iddialarda bulundu.
Carlson, İsrail ordusuna bağlı subayların operasyonlarını fiilen ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) karargâhından yönettiklerini ve bu nüfuzun, çifte vatandaşlık sahibi yetkililer aracılığıyla tesis edildiğini açıkladı.
Carlson, söz konusu subayların Amerikan istihbarat mekanizmalarını içeriden etkilediğini ve İsrail’in çıkarları doğrultusunda istihbarat çalışmalarını yönlendirdiklerini savundu.
Yalnızca Pentagon’da değil, Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) Langley’deki merkez binası dahil olmak üzere, yürütme organının birçok stratejik noktasında yabancı hükümetlere ait ofislerin varlığını teyit ettiğini belirten gazeteci, bu durumu "son derece sağlıksız" olarak nitelendirdi.
Carlson, Amerikan ulusal egemenliğinin korunması adına İsrail ile olan bu organik bağın derhal koparılması gerektiğini vurguladı.
Hükümetin her kademesinde sadakat tartışmasını gündeme getiren Carlson, Motorlu Taşıtlar Dairesi’nden Savunma Bakanlığı’na kadar hiçbir düzeyde ikinci bir pasaporta sahip kişilerin görevlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Özellikle yabancı bir orduda hizmet vermiş veya başka bir ülkenin üniformasını giymiş bireylerin, savaş dönemlerinde ABD’de kamu görevi üstlenmesinin veya seçilmiş makamlara gelmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Başka bir ülke adına silah altına giren herkesin, Amerika Birleşik Devletleri'nin çıkarlarıyla çelişebilecek hedeflere hizmet ettiğini ileri süren Carlson, İsrail ordusunda görev yapmanın, niyetten bağımsız olarak ABD çıkarlarına aykırı bir eylem olduğunu iddia etti.
Bu kişilerin cezalandırılmasından ziyade, Pentagon gibi kritik ve hassas pozisyonlardan tamamen uzaklaştırılmaları gerektiğini belirten Carlson’ın bu çıkışı, Washington’daki yerleşik dış politika anlayışına doğrudan bir meydan okuma olarak yorumlandı.
Öte yandan, Carlson’ın bu sert eleştirileri siyasi arenada da karşılık buldu.
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz Perşembe günü yaptığı açıklamada, aralarında İran ile olası bir savaşa karşı çıkan Tucker Carlson’ın da bulunduğu bir grup muhafazakâr medya mensubunu hedef aldı.
Trump, bu isimleri "yetersiz algı ve zekâ düzeyiyle" suçlayarak, sağ kanat içerisindeki dış politika ayrışmasının derinleştiğinin sinyalini verdi.