ABD'de Demokratlar Trump'a yönelik azil sürecini nasıl işletecek?

img
ABD'de Demokratlar Trump'a yönelik azil sürecini nasıl işletecek? YDH

ABD'de Demokrat Parti liderliği, İran ile savaş üzerinden Başkan Donald Trump’ın azledilmesini talep eden liberal kanadın baskısı karşısında hassas bir denge kurmaya çalışıyor.




YDH - ABD'de Demokrat Parti liderleri, liberal kanadın İran savaşı nedeniyle Başkan Donald Trump’ın azledilmesi yönündeki yoğun talepleri karşısında oldukça hassas bir çizgide ilerliyor.

Azınlık konumundaki Demokratlar, bir taraftan Trump’ı azletmek için ellerinde fiilen hiçbir gücün bulunmadığının bilincini taşıyor.

Kendi partileri içindeki bazı isimlerin dahi karşı çıktığı bu çabanın, yaklaşan ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçilerin en kırılgan olduğu düşünülen hayat pahalılığı ve enflasyon gibi konulardan dikkati uzaklaştırmasını istemiyorlar.

Öte yandan, Trump’ın sivil altyapıya saldırmak için askeri güç kullanma ve "tüm bir medeniyeti" yok etme tehdidi, ilerici tabanı öfkelendirmiş durumda.

İlericiler, başkanın ya azil ya da anayasanın 25. Maddesi yoluyla görevden alınmasını gerektiren bir çizgiyi aştığını ifade ediyor. Kongre’deki liberaller bu doğrultudaki girişimlerini sürdürüyor.

Yaşanan bu infial, Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries ve Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer için bir ikilem yaratıyor.

Liderler, Trump’ın dürtülerini dizginlemek için ellerinden geleni yaptıklarını taban seçmenine kanıtlama çabası ile Kasım ayındaki ara seçimlerde başarı için kritik olan merkezci seçmenlerin desteğini kaybetmeme arasında yeniden bir denge kurmaya çalışıyor.

Bu hassas süreçte Jeffries, bu hafta Trump’ın İran tutumunu en sert ifadelerle kınarken, kendi saflarında zemin kazanan azil girişimlerine mesafeli durmayı tercih etti.

Jeffries, liberallerin tepkilerini dile getirebilmeleri için bir alan açarak, Cuma günü Temsilciler Meclisi Demokrat Grubu’nda bir toplantı düzenlenmesini sağladı.

Eski bir anayasa hukuku profesörü olan Temsilci Jamie Raskin liderliğindeki sanal oturumda, Jeffries’in ifadesiyle, Trump’ın eylemlerini kontrol altına almak için Demokratların elinde bulunan "farklı hesap verebilirlik mekanizmaları" ele alındı.

Söz konusu sanal buluşmada, sınırlı seçeneklerin avantajları ve dezavantajları incelendi. Bu seçenekler arasında azil süreci için bastırmak ve Trump’ın kabine üyelerini 25. Ek Madde uyarınca başkanı azletmeye ikna etme çabaları yer aldı.

Jamie Raskin, 25. Ek Madde stratejisinin önde gelen savunucularından biri olarak biliniyor. Soldaki artan sayıda liberal de bu görüşe katılarak, sonuç alma ihtimali düşük olsa bile Demokratların Trump’ın azledilmesi için uğraşmasının zorunlu olduğunu belirtiyor.

Eski bir Demokrat liderlik ekibi üyesi olan Temsilci Linda Sánchez, Perşembe günü NewsNation’a yaptığı açıklamada, "Birisi soykırım tehdidinde bulunuyorsa ve nükleer kodlara sahipse, burada bir sorun var demektir" dedi.

Sánchez, "Biz hükümetlerle veya teröristlerle savaşırız; sivillerle savaşmayız. Elektrik santralleri ve su tesisleri gibi altyapıları yok etmek bir savaş suçudur" ifadelerini kullandı.

Sánchez, Trump’ın kabinesinin 25. Madde’yi işleterek harekete geçmemesi durumunda, onların başkanı görevden almalarını sağlayacak baskıyı oluşturmak için kamuoyu algısına ihtiyaç duyulduğunu da sözlerine ekledi.

Senato’daki liberaller de bu koroya katılarak, bir kısmı azil çağrısında bulunurken diğerleri 25. Madde için baskı yapıyor.

Jeffries de Schumer da azil çabalarının hiçbirine destek vermedi. Demokrat liderler, geçen yıl boyunca çeşitli zamanlarda bu tür girişimleri, kendi tercih ettikleri odak noktası olan tüketici maliyetlerindeki artış ve Trump’ın ikinci döneminde sağlık sigortası kapsamındaki gerilemeden uzaklaştıran unsurlar olarak nitelendirdi.

Jeffries, Perşembe günü MS NOW kanalındaki "Morning Joe" programında verdiği mülakatta, "Azil ve önemli meseleler açısından, hiçbir şeyi dışlamadığımızı ve hiçbir şeyi kesin olarak dahil etmediğimizi söyledik" değerlendirmesinde bulundu.

Bunun yerine, her iki kanattaki Demokrat liderler, Trump’ı Kongre’nin açık izni olmadıkça İran’daki tüm askeri operasyonları durdurmaya zorlamak amacıyla tasarlanan savaş yetkileri kararlarını defalarca oylamaya sundu.

Her seferinde Trump’ın Cumhuriyetçi müttefikleri bu girişimleri engellemek için bir araya geldi; bunun son örneği Perşembe günü Temsilciler Meclisi’nde yaşandı.

Bu temkinli yaklaşım, bazıları ara seçimlerde zorlu bir yarışla karşı karşıya olan daha ılımlı Demokratlar tarafından destekleniyor. Bu isimler, Trump’ın ilk döneminde iki kez azledildiğini ancak dört yıl sonra ABD tarihindeki en büyük halk oyunu alarak kazandığını hatırlatıyor.

Ilımlı kanat ayrıca, başkanı görevden uzaklaştırmaya yönelik agresif bir çabanın Demokratların ekonomik mesajlarını gölgeleyeceği ve Trump destekçilerini Kasım ayında sandığa gitmeleri için seferber edeceği uyarısında bulunuyor.

Teksaslı "Blue Dog" (Mavi Köpek) Demokratlarından Temsilci Henry Cuellar, NewsNation’a yaptığı açıklamada, "Bunu zaten denedik ve işe yaramadı. Senato’da mahkumiyet için gereken oyları alamayacaksınız. Bu durumun tek sonucu Cumhuriyetçi seçmenleri sandığa gitmeleri için canlandırmaktır. Bu nedenle başkanın azli yönünde oy kullanmayacağım" dedi.

Demokratlar, federal programlarda yapılan geniş kapsamlı kesintiler, 6 Ocak baskıncılarına yönelik genel aflar, yerli malların maliyetini artıran küresel gümrük vergileri ve göçmenlik yasalarının uygulanmasındaki sert yaklaşım dahil olmak üzere birçok politika üzerinden Trump’ın göreve dönüşünü yoğun şekilde eleştiriyordu.

Ancak şimdiye kadar Trump’ın görevden alınması yönünde çok az ses yükselmişti.

Bu konudaki hesaplamalar, Trump’ın son haftalarda İran savaşına dair paylaştığı bir dizi mesajla birlikte değişti. Bu mesajlardan birinde Trump, Cenevre Sözleşmesi uyarınca bir savaş suçu sayılan sivil altyapıyı yok etme ve ülkeyi "Taş Devri’ne geri bombalama" tehdidinde bulundu.

Trump, Paskalya Pazarı günü Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, "O lanet boğazı açın sizi çılgın piçler, yoksa cehennemde yaşayacaksınız - İZLEYİN VE GÖRÜN! Allah’a hamdolsun" ifadelerini kullanmıştı.

Ardından Salı günü Trump, İranlı liderlerin Hürmüz Boğazı’nı gün sonuna kadar açmamaları halinde İran’ın tüm nüfusunu yok etmeye hazır olduğu uyarısını yaptı.

Paylaşımında, "Koca bir medeniyet bu gece ölecek, bir daha asla geri gelmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum ama muhtemelen olacak" dedi.

Trump bu tehdidinden saatler sonra geri adım attı. Ancak bu sözler Demokratlar arasında alarm zillerinin çalmasına neden oldu.

Daha önce Trump’ın azledilmesi konusundaki çekincelerini koruyan pek çok isim, artık bu kavramı neredeyse zorunlu bir adım olarak çerçeveliyor.

Temsilci Sara Jacobs, Perşembe günü Kongre binasında gazetecilere yaptığı açıklamada, "Başkanın söylediklerini bir müzakere taktiği olarak mazur göremeyiz. Soykırım tehdidinde bulunmak bir müzakere taktiği değildir. Duanın kabul olmasıyla sağlanan bu ateşkese rağmen, başkanın bu tehditlerinden dolayı hesap vermesini sağlamamız önemlidir" dedi.

Demokratlar arasında Trump ile daha agresif bir şekilde yüzleşme yönündeki artan eğilimin, Kongre’nin uzun bahar tatilinin ardından gelecek hafta Washington’a dönmesiyle birlikte yankı bulması bekleniyor.

Temsilciler Meclisi Demokratları halihazırda yeni bir savaş yetkileri oylaması için hazırlık yaparken, bu girişime liderlik tarafından onaylanmasa dahi başkanı azletmeye yönelik diğer imtiyazlı önergelerin de eşlik edebileceği öngörülüyor.



Makaleler

Güncel