Bank of America'dan ABD ekonomisi için stagflasyon uyarısı

img
Bank of America'dan ABD ekonomisi için stagflasyon uyarısı YDH

Bank of America, ABD ekonomisinin mevcut durumuna ilişkin "klasik stagflasyonist piyasa ortamı" nitelendirmesinde bulunarak, yatırımcıları alışılmışın dışındaki piyasa dinamiklerine karşı uyardı.




YDH - Bank of America, Amerika Birleşik Devletleri ekonomisine dair en keskin değerlendirmelerinden birini yayımlayarak, mevcut durumu sadece dört kelimeyle özetledi: "Klasik stagflasyonist piyasa ortamı".

Seeking Alpha tarafından aktarılan bilgilere göre, Bank of America Stratejisti Savita Subramanian, enflasyona duyarlı sektörlerin yükselişe geçtiği, ancak tüketici faaliyetlerinin durgun seyrettiği mevcut piyasayı bu ifadelerle tanımladı.

Subramanian’ın değerlendirmesine göre, piyasa sinyalleri birbiriyle çatışmaya başlamış durumda bulunuyor.

Yatırımcıların genellikle her seferinde belirli bir soruna göre konumlandığı belirtilirken; piyasanın aynı anda hem yavaşlayan büyüme hem de artan enflasyonla karşı karşıya kaldığında çelişkili davranışlar sergilediği ifade edildi.

Enerji ve yakıt fiyatlarındaki artış enflasyon endişelerini tetikliyor

Yenilenen enflasyon korkularının belirgin bir şekilde izlenebildiği kaydedildi. 28 Şubat tarihinde başlayan İran savaşından bu yana, Brent ham petrol fiyatlarının yüzde 60'tan fazla artış gösterdiği bildirildi.

Petrol fiyatlarının varil başına 60 dolarlı seviyelerin üstü ve 70 dolarlı seviyelerin altından başlayarak, kısa süreli ateşkes düşüşüne rağmen 100 doların üzerine tırmandığı aktarıldı.

Buna ek olarak, ABD'deki normal benzin fiyatlarının da bu süreci takip ettiği; Şubat ayı sonunda galon başına 3 doların altındayken, bu ay itibarıyla 4 doların biraz üzerine çıktığı belirtildi.

Analizde, bu durumun doğal sonucu olarak yatırımcıların netlik sunmayan bir arka planla mücadele ettiği ve piyasanın dikkate değer ölçüde "gürültülü" bir hal aldığı vurgulandı.

Bu tablonun sadece hisse senedi seçimini karmaşıklaştırmakla kalmadığı, aynı zamanda ekonominin standart boğa veya ayı anlatılarının öngördüğünden çok daha zorlu bir aşamaya girdiğine işaret ettiği kaydedildi.

S&P 500 endeksinin son 5 yıldaki performansı

S&P Dow Jones Indices ve Federal Rezerv Ekonomik Verileri (FRED) kaynaklarına göre, S&P 500 endeksinin son 5 yıldaki yıl sonu kapanışları ve yıllık kazanç oranları şu şekilde gerçekleşti:

2025: Yıl sonu kapanışı 6.845,50; yıllık kazanç yüzde 16,39.

2024: Yıl sonu kapanışı 5.881,63; yıllık kazanç yüzde 23,31.

2023: Yıl sonu kapanışı 4.769,83; yıllık kazanç yüzde 24,23.

2022: Yıl sonu kapanışı 3.839,50; yıllık kayıp yüzde 19,44.

2021: Yıl sonu kapanışı 4.766,18; yıllık kazanç yüzde 26,89.

Stagflasyonun ekonomik etkileri

Karmaşık bir terim gibi görünse de stagflasyonun oldukça basit bir kavrama dayanıyor.

Bu durum, ekonominin yavaşlamasına rağmen mal ve hizmet fiyatlarının yükselmeye devam etmesi olarak tanımlanıyor.

Tipik olarak bu iki olgu bir arada gerçekleşmiyor. Ekonomi sağlıklı olduğunda büyüme ve enflasyonun birlikte hareket ediyor; ekonomik büyüme güçlü olduğunda talebin yüksek kalması nedeniyle fiyatlar artıyor.

Ancak büyüme durduğunda enflasyonun normal şartlarda soğuması bekleniyor, stagflasyon ise bu kalıbı bozuyor ve bu sebeple ekonomik açıdan sancılı bir süreç meydana geliyor.

Ban of America, enflasyonun diğer türlerine de değindi. Talep kaynaklı enflasyonun aşırı harcamanın fiyatları yükseltmesiyle; maliyet kaynaklı enflasyonun ise enerji veya ücretler gibi girdi maliyetlerinin artmasıyla oluştuğu belirtildi.

Ayrıca fiyatların yavaş ve öngörülebilir şekilde arttığı "hafif" enflasyon türünün de bulunduğu ifade edildi. Stagflasyonun ise tüm bu senaryoların en olumsuz yönlerini birleştirdiği vurgulandı.

ABD'deki 100 yıllık stagflasyon dönemlerine bakıldığında şu veriler öne çıktı:

1973 - 1975: ABD'nin ilk klasik stagflasyon dönemi olarak kabul edildi. Fed kayıtlarına göre 1970'lerdeki yüksek enflasyon ve işsizlik ile 1973-74 petrol şoku, ham petrol fiyatlarını varil başına 2,90 dolardan Ocak 1974'te 11,65 dolara çıkardı.

1978 - 1982: Stagflasyonun ikinci dalgası yaşandı. Fed tarihçesi, 1965'ten 1982'ye kadar olan süreci "Büyük Enflasyon" olarak tarihlendirdi. 1980 yazında enflasyon yüzde 14,5 civarında seyrederken, işsizlik yüzde 7,5'in üzerine çıktı.

1982'den günümüze: Fed ve ekonomistler tarafından o tarihten bu yana hiçbir dönemin tam bir stagflasyon çağı olarak sınıflandırılmadığı belirtildi.

Bank of America'nın uyarısını tetikleyen temel faktörler

Savita Subramanian, mevcut durumun tipik bir döngü sonu piyasası olmadığını, benzersiz bir ekonomik senaryonun olgunlaştığını ifade etti. S&P 500 endeksinin son dönemdeki hareketlerinin bu açıdan önem taşıdığı kaydedildi.

Endeksin yılbaşından bu yana elde ettiği kazançları geri vermesine rağmen, piyasa liderliğinin belirli bir strateji kitabına uymayan şekillerde değiştiği belirtildi.

Yatırımcıların "güvenli limanlara" yöneldiği ve Subramanian'ın ifadesiyle sanayi ile enerji gibi enflasyondan fayda sağlayan sektörlerde "devasa bir ralli" (monstrous rally) yaşandığı aktarıldı.

Ancak potansiyel bir durgunluk (resesyon) ortamına rağmen sağlık hizmetleri ve temel tüketim malları sektörlerinin geride kaldığı vurgulandı.

Bank of America'nın bu görüşünü şekillendiren üç ana güç şu şekilde sıralandı:

Enflasyon bağlantılı liderlik: Yıla önemli ölçüde düşük ağırlıkla başlayan enerji sektörünün yatırımcı çekmeye başladığı; sanayi sektörünün ise onlarca yıldır görülen en yüksek çarpanlarla işlem gördüğü belirtildi.

Kafa karıştırıcı savunma sinyalleri: Sağlık hizmetleri ve temel tüketim malları sektörlerinin geçmiş yıllardaki gibi klasik birer sığınak görevi görmediği, bu durumun da farklı şeyler söyleyen birçok "ters akıntı" yarattığı ifade edildi.

Seçici ihtiyat: Finans sektörünün jeopolitik çatışmalar ve Subramanian’ın "mini kredi döngüsü" olarak adlandırdığı durumdan baskı gördüğü; yazılım sektörünün ise alışılmadık şekilde ucuz göründüğü kaydedildi. Ayrıca Goldman Sachs'ın, teknoloji hisselerinin son 50 yılın en zayıf göreceli getiri dönemlerinden birinde olduğuna dair uyarısına da atıf yapıldı.

Öte yandan Savita Subramanian, hisse senedi piyasası yatırımcılarına mesajının net olduğunu ve eski resesyon stratejilerine güvenmenin muhtemelen akıllıca olmayacağını ifade etti

Stagflasyon koşulları altında, geleneksel savunma sektörlerinde saklanmanın geçmişte olduğu gibi işe yaramayabileceği vurgulandı.

Bunun yerine yatırımcıların; bilanço gücüne, fiyatlandırma gücüne ve enerji ile sanayi gibi enflasyon bağlantılı talepten hâlâ yararlanan sektörlere odaklanmasının mantıklı olacağı belirtildi.

Aynı zamanda, yazılım gibi değer kaybı yaşayan büyüme alanlarında, net bir kazanç desteği olmaksızın sadece düşük değerlemelerin yeterli olmayabileceği uyarısı yapıldı.

Finans sektöründe ise büyük kurumların, yatırımcıların şu an takdir ettiğinden daha güçlü göründüğü ve bu durumun yeniden değerlendirilmeye değer olduğu not edildi.