Trump ailesinin kripto para projesinde dev usulsüzlük

img
Trump ailesinin kripto para projesinde dev usulsüzlük YDH

Tron blok zincirinin kurucusu milyarder Justin Sun, Trump ailesi tarafından desteklenen World Liberty Financial (WLFI) projesini, varlıklarını haksız yere dondurmak ve yatırımcıları yanıltmakla suçladı.




YDH - Trump ailesi tarafından desteklenen World Liberty Financial (WLFI) projesi, şeffaf, erişilebilir, demokratik ve güvenli finansal çözümler aracılığıyla bireyleri güçlendirme hedefiyle yola çıktığını duyurmuştu.

Tron blok zincirinin kurucusu milyarder Justin Sun, 2024 yılının sonlarında WLFI tokenlarına 30 milyon dolar yatırım yaptığında, ABD'nin bir blok zinciri başkentine dönüşmesinin nedeni olarak Başkan Donald Trump'ı işaret ederek projeye desteğini açıklamıştı.

Ancak geride kalan iki yıllık süreçte taraflar arasındaki ilişkiler bozuldu. Sun, güncel gelinen noktada projeyi ve token yönetimi süreçlerini açıkça hedef alan eleştiriler dile getirmeye başladı.

WLFI projesindeki başlangıç yatırımının ardından payını artırmaya devam eden Sun, toplamda 75 milyon dolardan fazla değerde WLFI tokenına sahip oldu.

Sun ayrıca, TRUMP isimli memecoin projesine de 100 milyon dolarlık ayrı bir taahhütte bulundu.

Yatırımcının projeye olan güveni 2025 yılı içerisinde sarsıldı. Sun'ın dijital cüzdanından yaklaşık 9 milyon dolar değerinde WLFI tokenı hareket ettirmesinin ardından, World Liberty Financial yönetimi bu cüzdan adresini sessizce kara listeye aldı.

Bu hamleyle Sun'ın tüm pozisyonu dondurulurken, varlıklarını satma imkanı da elinden alınmış oldu.

Arkham verilerine göre, Sun'a ait olan ve şu anki piyasa değeri yaklaşık 43,73 milyon dolar olan 544,7 milyon adet token o tarihten bu yana kilitli tutuluyor.

Sun, 10 Nisan tarihinde token değerinde yaşanan düşüşle birlikte, kağıt üzerinde 11 milyon dolardan fazla varlığının erimesine tanıklık etti.

WLFI projesinde yaşanan gelişmeler

Süreç, geçen hafta CoinDesk'in yayımladığı haberle yeni bir boyut kazandı. Habere göre WLFI, 75 milyon dolarlık sabit coin borç alabilmek için Dolomite borç verme platformuna kendi biriminden 5 milyar adet tokenı teminat olarak rehin verdi.

Bu işlem, protokolün USD1 havuzundaki likiditeyi fiilen tüketerek diğer mevduat sahiplerinin fonlarına erişimini engelledi. Borç alınan bu fonların 40 milyon dolardan fazlasının daha sonra Coinbase Prime hesabına gönderildiği tespit edildi.

Yatırımcılar arasındaki huzursuzluğu artıran bir diğer gelişme ise proje ekibinin 427 milyon dolar değerindeki tokenın kilidini açma yönündeki teklifi sessizce rafa kaldırması oldu.

Erken dönem destekçilerinin beklentisi olan bu hamlenin aniden iptal edilmesi, piyasada sert bir satış dalgasını beraberinde getirdi.

World Liberty Financial yönetimi, gelen eleştirilere karşı sessiz kalmadı. Proje tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamada, iddialar "FUD" (korku, belirsizlik ve şüphe) olarak nitelendirilerek reddedildi. Şirket, borç verme stratejisine yönelik eleştirilerin, sistemin işleyiş biçiminin yanlış yorumlanmasından kaynaklandığını savundu.

Milyarder isim "gizli düzenek" suçlamasında bulundu

Justin Sun, 12 Nisan tarihinde X üzerinden yaptığı paylaşımda, World Liberty Financial'ın WLFI akıllı sözleşmesine bildirilmemiş bir kara liste fonksiyonu yerleştirdiğini öne sürdü.

Sun, bu mekanizmanın proje yönetimine, herhangi bir token sahibinin varlıklarını bildirimde bulunmadan, gerekçe göstermeden veya itiraz hakkı tanımadan tek taraflı olarak dondurma yetkisi verdiğini iddia etti.

Sun, sermaye taahhüdünde bulunduğu sırada bu durumun kendisine veya diğer yatırımcılara açıklanmadığını savundu.

WLFI'ın eylemlerini geçmişe dönük olarak meşrulaştırmak için kullandığı yönetişim oylamalarını "şeffaf olmayan" süreçler olarak nitelendiren Sun, kritik bilgilerin gizlendiğini ve sonuçların önceden belirlenmiş gibi göründüğünü ifade etti.

WLFI bünyesindeki "kötü niyetli aktörlerin süregelen token skandallarını" kınayan Sun, cüzdanının 2025 yılında kara listeye alınması nedeniyle kendisini projenin "ilk ve en büyük kurbanı" olarak tanımladı.

Bu hamlenin temel yatırımcı haklarının ve blok zinciri hakkaniyet ilkelerinin ihlali olduğunu vurgulayan Sun, suçlamalarını daha da ileri taşıdı.

Sun, WLFI ekibini usulsüz ücretler almak, kullanıcı varlıkları üzerinde gizli kontrol mekanizmaları kurmak, yargısız fon dondurmak ve geniş kripto topluluğunu kişisel kâr kaynağı olarak görmekle suçladı.

Sun, bu eylemlerin hiçbirinin meşru bir yönetişim süreciyle onaylanmadığını savundu.

Ayrıca, WLFI'ın kararlarını dayandırdığı yönetişim oylamalarının geçerliliğini sorgulayarak; seçmenlerden bilgi saklandığını, katılımın kasıtlı olarak kısıtlandığını ve sonuçların manipüle edildiğini iddia etti.

Projenin orijinal vaatlerine inanan diğer yatırımcılar gibi kendisinin de bu kararlarda bir payı olmadığını belirten Sun, tüm bu uygulamalara en sert şekilde karşı çıktığını vurguladı.

Sun açıklamasını, dondurulan tokenların serbest bırakılması, şeffaflığın yeniden tesisi ve dürüst yönetim anlayışına dönülmesi yönündeki doğrudan talebiyle sonlandırdı.



Makaleler

Güncel