Sana hükümeti, İran’ın müzakerelerdeki tutumunu “stratejik zafer” sayarak ABD’yi eleştirdi; saldırıların yeniden başlaması halinde Yemen’in askeri katılımını sürdüreceğini açıkladı.
YDH- Yemen Dışişleri Bakanlığı tarafından Pazar günü yayımlanan resmi açıklamada, İran delegasyonunun müzakere masasındaki tavizsiz duruşu, hem İslam Cumhuriyeti hem de bölgedeki anti-emperyalist "cihat ve Direniş Ekseni" bileşenleri adına tescillenmiş yeni bir zafer olarak tanımlandı.
Bakanlık, bölgedeki direnç odaklarını kırmak ve "birleşik cepheler" denklemini geçersiz kılmak amacıyla uygulanan sistematik baskıların bütünüyle sonuçsuz kaldığının altını çizdi.
╰┈➤ El-Husi: Direniş Ekseni farklı cephelerde birleşiyor
Sanaa yönetimi, ABD’nin sahada askeri yöntemlerle elde edemediği stratejik sonuçları, müzakere masasında siyasi bir dayatmaya dönüştürmeye çalıştığına dikkat çekti.
Yapılan açıklamada, Washington’ın bölge genelinde ya da stratejik deniz yollarında yaratacağı herhangi bir yeni gerilim dalgasının; küresel tedarik zincirlerini, enerji piyasalarındaki fiyat istikrarını ve dolayısıyla dünya ekonomisinin kırılgan yapısını doğrudan hedef alacağı uyarısı yapıldı.
Savunma doktrini ve bölgesel ittifaklara sadakat vurgusunun öne çıktığı metinde; ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırgan eylemlerini tekrarlaması halinde Yemen’in pozisyonunun değişmeyeceği ifade edildi.
╰┈➤ Maariv: İsrail, savaşa dahil olan Yemen karşısında ikilem yaşıyor
Sanaa, bu tür bir senaryoda yalnızca dayanışma göstermekle kalmayacağını, tırmanan askeri operasyonlara "aktif ve fiili" katılım sağlayacağını teyit ederek caydırıcılık mesajını güçlendirdi.
Öte yandan bakanlık analizi, ABD Başkanı Donald Trump’ın çatışma zeminini açık denizlere taşıma yönündeki sertleşen söylemini, emperyalist gücün önceki askeri seçeneklerinin başarısızlığını itiraf eden bir gösterge olarak değerlendirdi.
Yemen hükümeti, bu söylemsel sertleşmenin sahadaki işlevsizliği örtbas edemeyeceğini belirtti.
Son olarak açıklama, Yemen’in bölgesel güç dengelerinde İran’ın yanında yer alma kararının nihai ve sarsılmaz olduğunu hatırlatarak; Direniş Ekseni ülkeleri arasındaki askeri ve siyasi koordinasyonun en üst seviyede seyrettiğini tüm kamuoyuna bir kez daha ilan etti.