İsrail Genelkurmay Başkanlığı'nın, işgal ordusuna "derhal savaşa hazırlık" talimatı vererek İran topraklarına yönelik operasyonel süreçleri hızlandırdığı bildiriliyor.
YDH- ABD ve İran arasındaki diplomatik görüşmelerin Pakistan'da tıkanması, bölgedeki askeri hareketliliği en üst seviyeye taşıdı.
İsrail Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Eyal Zamir, İsrail işgal ordusuna yüksek alarm durumuna geçme ve kısa vadede İran ile doğrudan bir askeri çatışmaya geri dönme olasılığına karşı hazırlıklı olma emrini verdi.
Yediot Ahronot'un askeri kaynaklardan edindiği bilgilere göre işgal ordusu, ''geçmişteki başarılı operasyonların arifesinde uygulanan "yapılandırılmış muharebe prosedürüne" resmen girdi''.
Bu kapsamda, operasyonel planlama ve uygulama süreçleri en üst hızına ulaştırıldı.
Genelkurmay Başkanlığı’nın direktifi doğrultusunda tüm birliklerde yeterlilik seviyeleri artırılırken, tepki sürelerinin kısaltılması ve stratejik boşlukların hızla kapatılması hedefleniyor.
İstihbarat ve Hava Kuvvetleri hedef odaklı teçhiz ediliyor
Süreçle eş zamanlı olarak İsrail İstihbarat Birimi, İran içindeki askeri hedeflere yönelik "hedef havuzu" oluşturma çalışmalarını yoğunlaştırdı.
Özellikle füze rampaları, fırlatma platformları ve askeri altyapı tesislerine odaklanan bu hızlandırılmış güncelleme, siyasi bir karar alınması durumunda orduya anında harekat kabiliyeti kazandırmayı amaçlıyor.
Hava Kuvvetleri ise operasyonel derinlik ve yüksek hassasiyet içeren büyük ölçekli "saldırı paketleri" üzerinde çalışıyor.
Savunma hattında ise İsrail, hava savunma sistemlerini takviye ederek çok cepheli bir ateş hattına karşı iç cephedeki hazırlıklarını da teyakkuz seviyesine çıkardı.
Yetkililer, askeri harekat konusunda nihai bir karar verilmediğini ancak diplomatik çözümlerin daralması nedeniyle her türlü senaryoya karşı "sıfır risk" prensibiyle hareket edildiğini vurguluyor.
Trump’ın stratejisi ve "Bitmemiş Savaş" çıkmazı
Siyasi kulvarlarda gözler ABD Başkanı Donald Trump’ın atacağı adımlara çevrilmiş durumda.
Pakistan’daki görüşmelerin ardından Washington’a dönen Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İran’ın nükleer programından vazgeçmeyi reddetmesi nedeniyle bir anlaşmaya varılamadığını resmen açıkladı.
Vance, "Bu bizim son ve en iyi teklifimizdi; kabul edilmemesi İran için daha kötü sonuçlar doğuracaktır," diyerek sert bir ton kullandı.
Ancak Trump’ın "stratejik hedeflere ulaşıldığı" yönündeki açıklamaları ve savaşı tek taraflı bitirme eğilimi, uzmanlar tarafından riskli bulunuyor.
Yediot Ahronot'a göre, İsrailli analistlerin iddiaları sahadaki gerçekliğin Trump’ın iddialarıyla örtüşmediği uyarısında bulunuyor:
• Nükleer tehlike: Tahran'ın elinde hala 400 kilogramdan fazla zenginleştirilmiş uranyum bulunuyor.
• Rejim dinamiği: 28 Şubat sonrası dönemde aşırılıkçı unsurların nükleer eşiği geçme taleplerinin arttığı gözlemleniyor.
• Ekonomik risk: Hürmüz Boğazı’nda kalıcı bir kontrol sağlanmadan geri çekilmek, küresel enerji piyasalarında kalıcı bir kaosa neden olabilir.
Gelecek senaryoları
Masadaki seçenekler arasında İran’a yönelik tam abluka, enerji altyapısının hedef alınması ve hatta stratejik adaların işgali gibi ağır askeri müdahaleler bulunuyor.
İsrail-ABD orduları arasındaki koordinasyonun en üst düzeyde olduğu belirtilirken, Trump yönetiminin "kötü bir anlaşma yerine anlaşmasızlık" politikasını benimsemesi, önümüzdeki günlerin askeri tırmanışa gebe olduğunu gösteriyor.
Tahran ise geri adım atmayacağının sinyalini vererek, füze saldırılarının "caydırıcılık sağlanana kadar" artarak devam edeceğini duyurdu.