İran Devrim Muhafızları Ordusu, 17 Nisan Ordu Günü vesilesiyle yayımladığı bildiride, ordu ve Devrim Muhafızları unsurlarının "ellerinin tetikte" olduğunu ve düşmanın her türlü saldırgan eylemine karşı yıkıcı bir yanıt vermeye hazır beklediklerini duyurdu.
YDH - İran Devrim Muhafızları Ordusu, 17 Nisan İran İslam Cumhuriyeti Ordu Günü vesilesiyle kapsamlı bir bildiri yayımladı.
Bildiride, İran Ordusu ile Devrim Muhafızları Ordusu birimlerinin, düşman odakların her türlü tecavüzkar ve suç teşkil eden girişimine karşı güçlü bir karşılık vermek üzere "elleri tetikte" bir hazır bulunuşluk içinde olduğu vurgulandı.
İslam Devrimi'nin ilk aylarında orduyu tasfiye etmeyi amaçlayan iç ve dış odakların stratejilerinin boşa çıkarıldığının anımsatıldığı metinde, Ayetullah Humeyni'nin orduyu destekleyen tarihi talimatıyla bu kurumun savunma mimarisindeki yerini sağlamlaştırdığı ifade edildi.
Bildiride ordunun, 8 yıl süren Kutsal Savunma dönemindeki saha deneyimi ve yerli teknolojik imkanlarla "milletin aşılmaz kalesi" vasfını kazandığı kaydedildi.
Ortak savunma mimarisinde "tek yumruk" vurgusu
Bildiride, ordunun bağımsızlık ve toprak bütünlüğünü korumadaki rolünün, başta Devrim Muhafızları Ordusu olmak üzere diğer askeri güçlerle tam bir eşgüdüm ve birlik içinde icra edildiği belirtildi.
Silahlı kuvvetlerin bu bütünleşik yapısının düşman karşısında "tek yumruk" ve İran halkının "güçlü kolu" olarak nitelendirildiği açıklamada, söz konusu savunma yapısının stratejik bir liderlik ve rehberlik altında şekillendiği aktarıldı.
Ramazan Savaşı ve Üçüncü Kutsal Savunma süreçlerine atıfta bulunulan bildiride, düşmanın İran topraklarına yönelik muhtemel kara ve deniz operasyonları ile Fars Körfezi'ndeki İran adalarını işgal etme senaryolarının akamete uğratıldığı ifade edildi.
İran Ordusu ve Devrim Muhafızları kara kuvvetlerinin hazırlık seviyesi sayesinde bu planların başarısızlığa uğradığına işaret edilerek, düşmanın herhangi bir stratejik hatasının sert darbeler ve ağır bir yenilgiyle sonuçlanacağı uyarısı yapıldı.
Ordunun operasyonel kabiliyetlerine dair detayların paylaşıldığı bildiride, ABD ve Siyonist rejim kaynaklı saldırgan hava araçları ile füzelerin imha edilmesindeki başarılar ordunun gelişim gösterdiği alanlar olarak tanımlandı.
Ayrıca bölgedeki hedeflere yönelik gerçekleştirilen İHA operasyonları, sınır güvenliğinin tahkimi ve Umman Denizi'ndeki devriye faaliyetleri ordunun etkinliğinin birer göstergesi olarak sunuldu.
Bu askeri kapasitenin; üst düzey komuta kademesinin yönlendirmeleri ve yerli imkanlara dayalı akılcı stratejiler geliştiren Seyyid Abdürrahim Musevi, Hüseyin Selami ve Muhammed Pakpur gibi isimlerin yönetimindeki milli güçle vücut bulduğu vurgulandı.
Dena Muhribi saldırısına yönelik karşılık mesajı
Bir tatbikat görevinden dönüşü sırasında ABD güçleri tarafından hedef alınan Dena Muhribi olayına da yer verilen bildiride, bu eylem "uluslararası kuralların ihlali ve canilik" olarak nitelendirildi.
Devrim Muhafızları ve ordunun deniz unsurlarının, Dena Muhribi şehitlerinin hesabını sormak üzere düşman gemilerini stratejik noktalarda izlediği ve nihayetinde "sert bir intikamın" alınacağı bildirildi.
Bildirinin son bölümünde, silahlı kuvvetlerin tam bir uyum ve inançla hareket ettiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
"İran İslam Cumhuriyeti Ordusu ve Devrim Muhafızları Ordusu; birleşik bir irade ve sarsılmaz bir kararlılıkla, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei'nin stratejik direktifleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdürmektedir. Kuvvetlerimiz, ABD-Siyonist cephesinin ve destekçilerinin tarih yazan İran milletine yönelik her türlü saldırgan ve suç teşkil eden adımına karşı, elleri tetikte, güçlü ve yıkıcı bir yanıt vermeye hazır durumdadır."