On günlük ateşkes, uzlaşıdan çok sahadaki güç dengeleri ve direnişin baskısıyla şekillenirken, Lübnan’da ABD etkisi ve Hizbullah’ın tepkisi siyasi krizi derinleştiriyor.
YDH- El-Ahbar'ın haberine göre, günlük geçici ateşkes anlaşması, taraflar arasında sağlanan gerçek bir uzlaşmadan ziyade, bölgesel baskıların sahada direniş eliyle kurulan askeri gerçeklikle zorunlu kesişmesini yansıtıyor.
Müzakere masasında açık bir dengesizlik göze çarparken, Lübnan iç siyaseti 2 Mart öncesindeki statükoyu reddeden ve teyakkuz halini koruyan direniş hattıyla zorlu bir sınav veriyor.
Amerikan baskısının Lübnan yönetimindeki tek belirleyici faktör olmadığı, normalleşme yönündeki adımların artık sızıntıların ötesine geçerek resmi söylemlere yansıdığı görülüyor.
Siyasi kanatta derin çatlak
Lübnan’ın eşitsiz koşullar altında sürüklendiği müzakere süreci, Hizbullah kanadında sert bir siyasi karşılık buldu.
Örgütün parlamento bloku, Lübnan yönetimini Amerikan diktelerine boyun eğmekle ve ulusal iradeye aykırı şekilde düşmanla doğrudan müzakereyi tercih etmekle suçladı.
Yayınlanan bildiride, yetkililerin Lübnan’ı toprak bütünlüğünü, halk güvenliğini ve iç birliği tehdit eden tehlikeli bir aşamaya soktuğu savunuldu.