İsrail askeri ve güvenlik teşkilatları, Lübnan'ın güneyindeki kara operasyonlarında Hizbullah'ın kullandığı fiber optik güdümlü insansız hava araçlarının (İHA) yarattığı teknolojik şokla sarsıldı.
YDH- İsrail medyası, Lübnan’ın güneyinde sürdürülen kara harekatında İsrail ordusunun karşı karşıya kaldığı ve "alan şoku" olarak nitelendirilen yeni bir operasyonel krizi gündeme taşıdı.
Hizbullah'ın fiber optik kablo düzeneğiyle çalışan intihar dronlarını yoğun bir şekilde sahaya sürmesi, İsrail'in milyarlarca dolarlık elektronik savunma ve köreltme sistemlerini işlevsiz bıraktı.
Elektronik harbin aşamadığı kapalı sistem
İsrail’in önde gelen gazetelerinden Maariv'in askeri analisti Avi Ashkenazi, Hizbullah direnişçilerinin yüzlerce insansız hava aracını (İHA) kablosuz ağlar veya uydu iletişimi yerine, doğrudan fiber optik hatlar üzerinden kontrol ettiğini bildirdi.
Operatör ile İHA arasında fiziksel ve kapalı bir devre oluşturan bu yöntem, İsrail ordusunun hava araçlarını uzaktan tespit etmesini, frekans karıştırma yoluyla ele geçirmesini veya düşürmesini imkansız hale getiriyor.
Söz konusu teknolojik üstünlüğün, İsrail birlikleri arasında doğrudan ve ağır kayıplara yol açtığı belirtiliyor.
Menzil tahmini boşa çıktı: 10 kilometre engeli
İsrail güvenlik ve askeri birimlerinde asıl şaşkınlık yaratan unsur ise bu araçların menzili oldu. Daha önceki istihbarat tahminleri, fiber optik kablolu sistemlerin en fazla 2 kilometrelik bir yarıçapta etkili olabileceğini öngörüyordu.
Ancak sahadan gelen raporlar, bu araçların 10 kilometreyi aşan mesafelerde yüksek isabet oranıyla çalıştığını ortaya koydu.
Bu durum, İsrail’in arka hatlardaki komuta merkezleri ve lojistik birimleri için de ciddi bir güvenlik açığı oluşturdu.
Sahadaki "en zorlu düşman" itirafı
İsrail ordusuna bağlı 162. Tümen liderleri, Hizbullah’ın zırhlı araçların ve piyadelerin hareketlerini felç etmek için bu yöntemi ustalıkla kullandığını belirterek direniş birimlerini "en zorlu düşman" olarak tanımladı.
Nahal Tugayı Komutanı da benzer bir tespitte bulunarak, bu dronların sunduğu keskin görüş mesafesi ve cerrahi vuruş hassasiyetinin orduyu hem teknolojik hem de operasyonel bir çıkmaza sürüklediğini kabul etti.
Maariv'in analizine göre, her ne kadar ordu tarafından bu kayıplar belirli sınırda tutulmaya çalışılsa da, fiber optik İHA’ların yol açtığı kümülatif hasar "ölümcül" boyutlara ulaştı.
Manevra kabiliyetini ciddi şekilde kısıtlayan bu teknolojik meydan okuma, İsrail savunma sanayii için acilen aşılması gereken, ancak henüz çözümü bulunmayan bir kriz olarak değerlendiriliyor.