Tahran’dan AB’ye Gazze ve İran eleştirisi

img
Tahran’dan AB’ye Gazze ve İran eleştirisi YDH

İran’ın Londra Büyükelçiliği, Kaja Kallas’ın İran ve Gazze’ye ilişkin açıklamalarına sert tepki göstererek Avrupa Birliği’nin “çifte standartlarla hareket ettiğini” belirtti.




YDH- Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi / Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas’ın AB Dışişleri Bakanları toplantısı sonrasında İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki “günlük U-dönüşlerini” eleştiren açıklamalarına, Tahran yönetiminden Londra üzerinden sert bir yanıt geldi.

İran İslam Cumhuriyeti Londra Büyükelçiliği, Kallas’ın sözlerini “Avrupa İkiyüzlülük Otobanı” olarak nitelendirirken, AB’yi Gazze’deki savaş suçlarına göz yummakla ve “beyaz üstünlüğü ile Siyonist dokunulmazlığı” korumakla suçladı.

Kallas’tan iddialar

Hatırlanacağı üzere Kallas, Lüksemburg’daki AB Dışişleri Bakanları toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, İran’a yönelik birtakım suçlamalarda bulunmuştu.

AB’nin halihazırda İran’a yönelik kapsamlı yaptırımları bulunduğunu hatırlatan Kallas, “Bakanlar, seyrüsefer özgürlüğünün müzakere edilemez olduğu konusunda netti. Hürmüz Boğazı’nın açık mı kapalı mı olduğuna dair günlük U-dönüşleri düşüncesizcedir. Boğaz’dan geçiş ücretsiz kalmalıdır” ifadelerini kullanmıştı.

Kallas ayrıca, seyrüsefer özgürlüğünü ihlal edenlere yönelik yaptırım rejiminin “genişletilmesi” için siyasi anlaşmaya varıldığını ve Mayıs ayındaki Dışişleri Konseyi’ne kadar yasal hazırlıkların tamamlanacağını duyurmuştu.

Tahran’dan Londra üzerinden ağır suçlamalar

İran’ın Londra Büyükelçiliği ise Kallas’ın bu açıklamalarının hemen ardından yazılı bir açıklama yayımlayarak, AB Yüksek Temsilcisi’ne ve genel olarak Avrupa Birliği’nin bölgesel politikalarına yönelik sert bir eleştiri getirdi.

Açıklamada, “Avrupa İkiyüzlülük Otobanı’ndan bahsedelim” denilerek, “168 İranlı okul çocuğu katledildi, köprüler vuruldu, su altyapısı hedef alındı. AB’nin kınaması: Yok. AB’nin eylemi: Kurbana yaptırım.” ifadelerine yer verildi.

Büyükelçilik, AB’nin bölgedeki eylemlerinde çifte standart uyguladığını ve İran’a yönelik yaptırımların temelsiz olduğunu savundu.

Açıklamada ayrıca, “İran Hürmüz’ün açık olduğunu söylüyor; ABD ise boğazın abluka altında olduğunu söyleyip gemilere el koyuyor. AB’nin yanıtı: Cırcır böcekleri” denildi.

“ABD Donanması ‘eğlence olsun diye’ Dena firkateynini vurdu, denizciler öldü. AB’nin yanıtı: Cırcır böcekleri” ifadelerine yer verilen açıklamada, “Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) İsrailli liderler için yakalama kararı çıkardı. AB’nin yanıtı: Ziyaretler ve kucaklamalar” ve “Gazze’den soykırım canlı yayınlanıyor. AB’nin yanıtı: Bunu protesto eden öğrencileri tutuklamak” eleştirileri de yöneltildi.

Büyükelçilik açıklamasında ayrıca, Kallas’ın “seyrüsefer özgürlüğü” vurgusuna da tepki gösterilerek, “Siz ‘seyrüsefer özgürlüğü’ hakkında nutuk atarken, milyonları açlığa mahkum eden bir deniz ablukasını coşkuyla destekliyorsunuz.

Sizin ASPIDES misyonunuz ticareti koruyor ama limanları bombalayan savaş suçlularını koruyorsunuz.

Başıboş bir apartheid devletinin hukuk departmanı haline geldiniz” ifadeleri kullanıldı.

“Minab’ın çocuklarının kanı” ve “beyaz üstünlüğü” Vurgusu

İran Büyükelçiliği’nin açıklamasının en dikkat çekici bölümünde, “Bu artık nükleer yayılmanın önlenmesiyle ilgili değil. Bu, beyaz üstünlüğü ve Siyonist dokunulmazlık ayrıcalığını korumakla ilgili. Avrupa ruhunu sattı ve makbuz Minab’ın çocuklarının kanıyla yazıldı” denildi.

AB cephesinden henüz yanıt yok

İran’ın Londra Büyükelçiliği’nin bu sert ve ayrıntılı açıklamasına karşı, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi (EEAS) veya Kaja Kallas’ın makamından henüz resmi bir yanıt verilmedi.

Ancak diplomatik kaynaklar, Kallas’ın daha önceki açıklamalarında İran’ın bölgedeki eylemlerini “istikrarsızlaştırıcı” olarak nitelendirdiğini ve AB’nin İran’ın balistik füze programı ile direniş gruplarına verdiği destek konusundaki “endişelerini” sürdürdüğünü hatırlattı.

Bağlam: AB-İran gerilimi tırmanıyor

Bu açıklamalar, AB ile İran arasında son aylarda artan diplomatik gerilimin yeni bir halkası olarak kaydedildi.

AB, İran’ın Rusya’ya insansız hava araçları tedarik ettiği gerekçesiyle Tahran’a yönelik yaptırımlarını genişletirken, İran da nükleer programına ilişkin müzakerelerdeki ilerleme eksikliğinden AB’yi sorumlu tutuyor.

Kallas’ın özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki “seyrüsefer özgürlüğüne” yönelik söylemlerine karşın, İran cephesi, asıl tehdidin ABD ve müttefiklerinin bölgedeki varlığı olduğunu vurguluyor.

 



Makaleler

Güncel