Avrupa Konseyi’nden İsrail’e idam cezası uyarısı

img
Avrupa Konseyi’nden İsrail’e idam cezası uyarısı YDH

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin, Knesset’in gözlemci statüsünü, Filistinlilere yönelik idam cezasını öngören yasanın ardından askıya alabileceği bildirildi




YDH- Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin (PACE), İsrail parlamentosunun (Knesset) gözlemci statüsünü askıya alabileceği bildirildi.

PACE Başkanı Petra Bayr, bu ihtimalin, tutsak Filistinlilere yönelik idam cezasını öngören bir yasanın kabul edilmesinin ardından gündeme geldiğini ifade etti.

Bayr, Strazburg merkezli ve Avrupa Birliği’nden bağımsız çalışan Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi bünyesinde gözlemci statüsünün korunması için “idam cezasından kaçınılmasının gerçekten bir gereklilik olduğunu” belirtti.

Knesset’in statüsünün, “yasaya karşı bir karar alınana kadar ya da yasanın yürürlüğe girmeyeceği netleşene kadar askıya alınabileceğini” söyledi.

“Bazı kırmızı çizgiler var… Ayrımcı olmayan bir idam cezası bile kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Knesset’te kabul edilen yasa

Açıklamalar, Knesset’in işgal altındaki Filistin topraklarında askeri mahkemelerde yargılanan Filistinliler için idam cezasını zorunlu kılan bir yasayı kabul etmesinin ardından geldi.

Mevcut çerçeve altında, benzer suçlardan “sivil mahkemelerde” “mahkum edilen” Filistinliler ya ölüm cezası ya da müebbet hapis cezasıyla karşı karşıya kalırken, Yahudi İsraillilerin, yasanın uygulamasını “İsrail devletinin varlığını inkar etme niyetiyle” işlenen suçlarla sınırlayan bir hüküm nedeniyle etkin bir şekilde korunduğu belirtildi.

İnsan hakları örgütlerinin söz konusu yasanın iptali için İsrail Yüksek Mahkemesi’ne başvuruda bulunduğu aktarıldı.

PACE ve geçmiş örnekler

Knesset’in, Avrupa Konseyi bünyesindeki PACE’de 1957’den bu yana gözlemci statüsüne sahip olduğu belirtildi. 46 üye ülkeden oluşan meclisin demokrasi ve insan haklarını teşvik ettiği ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de bağlı olduğu yapı olduğu ifade edildi.

Yetkililer, daha önce bir parlamentonun gözlemci statüsünü kaybettiği bir örneğin hatırlanmadığını belirtti.

Ancak Rusya’nın 2014’te Kırım krizi sonrası oy hakkının askıya alındığı ve Ukrayna savaşı sürecinde Konsey’den ayrıldığı hatırlatıldı.

Önceki eleştiriler ve Gazze gündemi

İsrail’in gözlemci statüsünün, geçtiğimiz haziran ayında farklı siyasi gruplardan parlamenterlerin imzaladığı bir önergeyle daha önce de tartışmaya açıldığı ifade edildi.

Bu önerge, Gazze’de “açlık, sağlık hizmetlerine erişim eksikliği ve siviller için güvenli alan bulunmaması” gibi gerekçelerle uluslararası insancıl hukuka uyulması çağrısı içeriyordu.

Prosedürel süreçlerin uzun sürebileceği, çoğunluk desteğinin sağlanmasının bazen iki yılı bulabildiği belirtilirken, Bayr, Gazze ile ilgili önergenin “hızlandırılması halinde” haziran ayında ilerleyebileceğini söyledi. İdam cezası yasasına ilişkin endişelerin de aynı sürece dahil edilebileceği ifade edildi.

22 Nisan oylaması ve yeni rapor

Milletvekillerinin, 22 Nisan’da yapılacak idam cezası oylaması sırasında konuyu yeniden gündeme getirmesinin beklendiği aktarıldı.

Oylamada Hollandalı parlamenter Gala Veldhoen tarafından hazırlanan raporun ele alınacağı belirtildi.

Raporda, “İsrail’in adi suçlar için uzun süredir sürdürdüğü idam cezası yasağını koruması ve ölüm cezası kapsamını ayrımcı şekilde genişletmekten kaçınması” yönünde güçlü çağrı yapıldığı ifade edildi.

Batı Şeria’da genel grev

Nisan ayı başında Batı Şeria ve işgal altındaki Kudüs’te, söz konusu yasaya tepki olarak genel grev düzenlendiği aktarıldı. Ulusal ve İslami grupların çağrısıyla dükkanların, kamu kurumlarının ve eğitim kurumlarının kapatıldığı belirtildi.

Ramallah, Nablus, el-Halil, Tulkerim ve Kalkilya’da ticari hayatın durduğu ve bu durumun, Filistinli tutuklulara yönelik uygulamalara karşı “ulusal birlik göstergesi” olarak değerlendirildiği ifade edildi.

Filistinli grupların, yasanın iptali ve işgalin uygulamalarına karşı uluslararası baskı oluşturulması çağrısında bulunduğu kaydedildi.