İspanyol El Mundo gazetesi, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ABD ablukasını aşmak için 17. ve 18. yüzyıllarda korsanlar tarafından kullanılan yöntemleri modernize ederek uyguladığını bildirdi.
YDH - İspanya merkezli El Mundo gazetesi, İran'a ait petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndaki Amerika Birleşik Devletleri ablukasını baypas etmek amacıyla, 17. ve 18. yüzyıllarda deniz korsanları tarafından kullanılan taktiklerin geliştirilmiş versiyonlarına başvurduğunu yazdı.
Analist John Hendricks'in değerlendirmelerine yer verilen haberde, en yaygın yöntemlerden birinin açık denizde gemiden gemiye petrol transferi olduğu belirtildi.
Bu kapsamda, yaptırım listesinde bulunan Elpis adlı tankerin petrol yüklemesini tamamladıktan sonra uzak bölgelere rotasını kırdığı ve yükünü yaptırımlara tabi olmayan başka bir gemiye devrettiği kaydedildi.
Haberde, bu yöntemin ham maddenin kaynağını belirsizleştirmeye ve piyasaya ulaştırmaya yardımcı olduğu vurgulandı.
Dijital izler kasıtlı olarak karartılıyor
İran tarafından uygulanan bir diğer "korsan" yöntemi ise Otomatik Tanımlama Sistemi'nin (AIS) kapatılması olarak öne çıkıyor. Hero II adlı tankerin Fars Körfezi'nden geçişi sırasında takip sistemlerinden geçici olarak kaybolduğu örneğine yer verilen haberde, bu tür "karanlık yolculukların" hassas bölgelerden dijital iz bırakmadan geçmeye olanak tanıdığı ifade edildi.
Öte yandan gazete, bu önlemin her zaman etkili olmadığını, sinyali kapalı olmasına rağmen tespit edilen Dorena tankerinin bir Amerikan muhribi tarafından durdurulduğunu aktardı.
Tahran yönetiminin ayrıca gemilerin kimlik bilgilerini değiştirme yöntemine de başvurduğu bildirildi. Tifani adlı tankerin son yıllarda üç farklı isim ve bayrak altında faaliyet gösterdiği belirtilirken, bazı durumlarda dijital manipülasyonların kullanıldığı aktarıldı.
Rich Starry adlı geminin bulunduğu konuma dair yanlış koordinatlar paylaşarak veri sahteciliği yaptığı kaydedildi.
Haberde, bu gemilerin Amerikan savaş gemilerinin hareket kabiliyetinin kısıtlı olduğu İran kıyı şeridi boyunca ilerlemeye çalıştıkları ve rotalarını Pakistan yönüne doğru sürdürdükleri dile getirildi.
Analiz şirketi Windward'ın verilerine dayandırılan haberde, en karmaşık şemanın "hayalet gemiler" ile yürütüldüğü savunuldu. Bu gemilerin halihazırda hurdaya ayrılmış eski gemilerin kimlik numaralarını kullandıkları, ayrıca Malawi veya Botsvana gibi denetimin minimum düzeyde olduğu ülkelerde tescil edildikleri bilgisi paylaşıldı.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndan geçişteki başarının tek bir seferde birden fazla yöntemin kombine edilmesiyle sağlandığına dikkat çekti.
ABD Başkanı Donald Trump, Washington ve Tahran arasında Pakistan'da yürütülen ve uzlaşmazlıkla sonuçlanan müzakerelerin ardından 13 Nisan 2026 tarihinde Hürmüz Boğazı'nda abluka ilan etmişti.
İran ise ABD'nin bu girişimlerinin "başarısızlığa mahkum olduğunu" duyurmuştu. Financial Times tarafından paylaşılan verilere göre, ablukanın başlamasından bu yana İran ile bağlantılı en az 34 tanker boğazdan geçti.
Bunlardan 19'unun Fars Körfezi'nden çıktığı, 15'inin ise giriş yaptığı; sevkiyatların bir kısmının yaklaşık 900 milyon dolar değerinde İran petrolünü taşıdığı aktarıldı.
Trump, 21 Nisan 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Pakistan'ın talebi üzerine İran ile olan ateşkes süresini uzattığını belirtirken, Amerikan ordusunun İran limanlarına yönelik ablukayı sürdürdüğü kaydedildi.