ABD merkezli havayolu şirketleri, İran'daki savaş nedeniyle artan jet yakıtı maliyetlerine rağmen, bilet fiyatlarındaki yükselişin kalıcı olabileceğine dair açıklamalarda bulundu.
YDH - Havayolu sektörü temsilcileri, jet yakıtı maliyetlerinde yaşanabilecek olası düşüşlere rağmen bilet fiyatlarındaki artışın kalıcı hale getirilmesini hedeflediklerini bildirdi.
İran'da devam eden savaşın etkisiyle jet yakıtı fiyatlarında görülen keskin yükselişin bilet ücretlerini önemli ölçüde artırması beklenirken, sektör uzmanları maliyetler düşse dahi fiyatlarda bir indirim öngörmüyor.
Yüksek bilet fiyatlarının temel gerekçesi olarak yakıt maliyetlerinin yanı sıra seyahate yönelik seyreden güçlü talep gösteriliyor.
Birçok havayolu şirketi, yüksek fiyatlara rağmen yolcuların rekor düzeyde rezervasyon yapmaya devam ettiğini kaydediyor.
Sektördeki genel kanı, yolcuların uçmaya devam ettiği sürece yakıt maliyetlerinden bağımsız olarak yüksek fiyat politikasının süreceği yönünde ağırlık kazanıyor.
United Airlines CEO'su Scott Kirby, Çarşamba günü gerçekleştirdiği kazanç açıklaması sırasında konuya ilişkin dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu.
CNN'e konuşan Kirby, "Tüketiciler bu fiyatları ne kadar uzun süre öderse ve havayolları bu gelir akışına ne kadar alışırsa, durumun devam etme olasılığı o kadar artar" ifadesini kullandı.
Mevcut veriler, United yolcularının geçen yıla oranla uçtukları her mil başına ortalama yüzde 20 daha fazla ödeme yaptığını ortaya koyuyor.
Yakıt fiyatlarının normal seviyelere çekilmesi durumunda yüksek fiyatların korunup korunmayacağına dair bir soruya yanıt veren American Airlines (AAL) CEO'su Robert Isom, müşterilerin halihazırda daha geniş diz mesafesi veya ön koltuklar gibi ek hizmetler için daha fazla ödeme yapmaya istekli olduklarını belirtti.
Perşembe günü analistlere açıklamalarda bulunan Isom, "Bunun işletmemiz için ne anlama geldiği konusunda iyimserim" dedi.
Fiyat artışlarına karşın yaz rezervasyonlarının güçlü kaldığını vurgulayan Isom, seyahatin hala iyi bir fırsat olarak görüldüğünün farkına varıldığını savundu.
Yıl başından bu yana yaklaşık iki katına çıkan jet yakıtı fiyatları, bilet fiyatlarındaki yaygın artışın en temel sebebi olarak gösteriliyor. Yakıt, havayolu şirketleri için işçilik maliyetlerinden sonraki en büyük ikinci işletme giderini oluşturuyor.
United (UAL), American, Delta (DAL) ve Southwest (LUV) gibi ABD'nin en büyük dört havayolu şirketi, petrol fiyatlarının ucuz olduğu geçtiğimiz yıl günde ortalama 100 milyon dolar yakıt harcaması yaparken, bugün bu rakam milyarlarca dolar seviyesine ulaştı.
Delta, yalnızca içinde bulunulan çeyrekte yakıt maliyetlerinde 2 milyar dolarlık bir artışla karşı karşıya olduğunu bildirdi.
Havayolu şirketleri bu maliyet artışının bir kısmını tüketicilere yansıtmaya devam ediyor. Son veriler, yolcuların uçtukları her mil için bir yıl öncesine göre yüzde 20 daha fazla ücret ödediğini ve bu rakamların daha da yükseleceğini gösteriyor.
Southwest Airlines Operasyon Direktörü Andrew Watterson, Perşembe günü yatırımcılara yaptığı açıklamada, sektör genelinde bu yıl şimdiye kadar beş kez fiyat artışı yapıldığını ve yeni zamların beklendiğini kaydetti.
Havayolu şirketleri, tüm artışlara rağmen maliyetlerin ancak bir kısmını karşılayabildiklerini ifade ediyor.
Öte yandan, bilet fiyatlarının belirlenmesinde işletme maliyetlerinden ziyade pazar dinamikleri rol oynuyor. "From the Tray Table" bülteninin yazarı Zach Griff, bilet fiyatlarının uçuşun işletme maliyetine göre değil, talebe göre şekillendiğini belirtti.
Fiyatlandırmada güzergâh, uçuş saati, haftanın günü ve rekabet miktarının belirleyici olduğunu hatırlatan Griff; hafta içi ve gece uçuşlarının yoğun saatlere göre daha ucuz kalmaya devam ettiğini aktardı.
Ayrıca, New York ve Los Angeles gibi yoğun talep gören uzun mesafeli hatlarda mil başına düşen maliyetin, daha az talep gören kısa rotalara göre daha düşük olduğu kaydedildi.
Havayolu şirketleri, yüksek yakıt fiyatları sebebiyle kârlılığı düşük olan uçuşların bir kısmını iptal etme yoluna gidiyor. United, Eylül ayına kadar olan uçuş programını yaklaşık yüzde 5 oranında azalttığını duyurdu.
İndirimli uçuşların sistemden kaldırılması ortalama bilet fiyatlarını yukarı çekerken, havayolları kalan uçuşlarda yüksek fiyatları koruyabileceklerini öngörüyor. Southwest’ten Watterson, fiyat ortamının nihayetinde piyasa koşullarına bağlı olarak şekilleneceğini vurguladı.
Düşük maliyetli havayolu taşımacılığının öncülerinden Spirit Airlines ise artan yakıt maliyetleri altında iflas riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Son iki yılda iki kez iflas başvurusu yapan şirket, Mart ayında faaliyetlerini durdurabileceği uyarısında bulunmuştu. Trump yönetimi, şirketi ayakta tutmak için kurtarma paketi veya satın alma opsiyonlarını değerlendirdiğini belirtse de Spirit'in gelecekte çok daha küçük bir yapıya dönüşmesi bekleniyor.
Sektör analisti Zach Griff, düşük maliyetli rekabetin denklemden çıkması durumunda, büyük havayolu şirketlerinin yüksek fiyatları uzun süre uygulama imkanı bulacağını belirtti.
Havayolu şirketlerinin bu tutumu kamuoyunda tepkiyle karşılandı. New York Demokrat Temsilcisi Ritchie Torres, United CEO’su Kirby’ye gönderdiği mektupta sert eleştirilerde bulundu.
Torres mektubunda, "United, yakıt tasarruflarının önemli bir kısmını yolculara yansıtmak yerine açıkça cebine atmayı planlıyor. Hava yolculuğundan zaten mahrum kalan birçok sıradan Amerikalı, bu düzeydeki kurumsal açgözlülükten daha iyisini hak ediyor" ifadelerine yer verdi.