ABD'nin Rusya ve İran yaptırımlarındaki belirsizlik sürüyor

img
ABD'nin Rusya ve İran yaptırımlarındaki belirsizlik sürüyor YDH

New York Times gazetesi Trump yönetiminin, Rusya ve İran'a yönelik uyguladığı yaptırımlarda düzensiz ve çelişkili bir yaklaşım sergilediğini yazdı.




YDH - The New York Times gazetesi, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump yönetiminin Rusya ve İran'a yönelik yaptırım politikasında "düzensiz" bir yaklaşım izlediğini yazdı.

ABD yönetimi, mart ayı ortasında yaptırımları gevşeterek, 12 Mart tarihinden önce tankerlere yüklenmiş olan Rus petrolünün 30 gün boyunca satın alınmasına izin vermişti.

Söz konusu muafiyetin İran petrolünü de kapsadığı bildirilmişti. Bu 30 günlük sürenin dolmasının ardından nisan ayı ortasında bir açıklama yapan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington'ın Rusya ve İran petrolüne yönelik yaptırım gevşetme kararını uzatmayı planlamadığını ifade etmişti.

Buna karşın, Hazine Bakanlığı bu açıklamadan iki gün sonra, 17 Nisan tarihinden önce gemilere yüklenen Rus petrolünün satın alınmasına olanak tanıyan yeni bir lisans yayımladı.

Daha sonra Associated Press'e mülakat veren Bessent, ABD'nin Rus petrolü alım iznini yeniden uzatmayı planlamadığını söyledi.

Bessent, Kongre'deki oturumlarda ise lisansın uzatılması kararının, gelişmekte olan ülkelerin piyasada daha fazla Rus petrolü tutulması yönündeki talepleri üzerine alındığını belirtti.

Gazete, Trump yönetiminin İsrail ile birlikte İran'a karşı başlattığı savaşın sonuçlarıyla yüzleştiği bir dönemde, yaptırımları denetleyen Hazine Bakanlığı'nın "doğaçlama hareket etmek zorunda kaldığına" dikkat çekti.

Bu kapsamda ABD yönetimi, 24 Nisan Cuma günü, İran'ın "gölge filosu" içinde yer aldığı değerlendirilen 40 nakliye şirketi ve gemiye yaptırım uyguladı.

Kısıtlamalar ayrıca, İran petrolünün en büyük ithalatçılarından biri olan bağımsız Çinli rafineri Hengli Petrochemical Refinery şirketini de kapsadı.

Analitik merkez Defense Priorities'in kıdemli araştırma görevlisi ve askeri analiz direktörü Jennifer Kavanagh, yaşanan bu git-gellerin Trump yönetiminin sürecin bu kadar uzun süreceğini beklemediğini gösterdiğini ifade etti.

Kavanagh, başlangıçta "ana baskı vektörünün" askeri harekatlar olduğunu ve bombardımanların İran'ı teslim olmaya zorlayacağının varsayıldığını açıkladı.

Ancak çatışmaların uzaması ve savaşın risklerinin artmasıyla askeri gerilimi tırmandırma fikrinin daha az kabul edilebilir hale geldiğini belirten Kavanagh, Trump'ın bu noktada İran medeniyetini yok etme tehdidiyle retoriği zirveye taşıdığını ve odağın ekonomik unsurlara kaydığını ekledi.

Dış İlişkiler Konсеyi kıdemli uzmanı Edward Fishman ise ABD'nin yaptırımları sistemsiz bir şekilde kullanmasının, ekonomik ve askeri eylemlerin birleşmesini yansıttığı görüşünü dile getirdi.

Fishman, "Bu tür bir ekonomik savaş için hazır bir senaryomuz yok, bu da belki de ABD'nin bazı hantal eylemlerini açıklıyor" değerlendirmesinde bulundu.



Makaleler

Güncel