Bahreyn'de 69 kişi vatandaşlıktan çıkarıldı

img
Bahreyn'de 69 kişi vatandaşlıktan çıkarıldı YDH

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, "İran'ın saldırgan eylemlerini yüceltmek" suçlamasıyla 69 kişinin vatandaşlığını iptal etti.




YDH - Bahreyn İçişleri Bakanlığı, aralarında din alimleri, sanatçılar, profesyonel meslek grupları, kadınlar ve çocukların da bulunduğu 69 kişinin vatandaşlıktan çıkarıldığını duyurdu.

Pazartesi günü yapılan resmi açıklamada, söz konusu kararın "İran'ın saldırgan eylemlerine sempati duymak ve bunları yüceltmek" veya "dış taraflarla iletişim kurmak" suçlamaları çerçevesinde alındığı belirtildi. Karar, aile bireylerini de kapsayacak şekilde genişletildi.

El-Vefak Ulusal İslami Cemiyeti, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Bahreyn makamlarının bu adımını sert bir dille eleştirdi. Cemiyet, kararın Bahreyn Kralı'nın "vatandaşlığı kimin hak ettiğinin" gözden geçirilmesi ve "vatana ihanete" karşı derhal harekete geçilmesi yönündeki talimatlarından günler sonra geldiğine dikkat çekti.

Açıklamada, kararların etkilenen kişilerle herhangi bir soruşturma yapılmadan ve yargı kapsamı dışında alındığı, bu durumun "totaliter devlet" davranışını yansıttığı ifade edildi.

El-Meyadin kanalının aktardığına göre El-Vefak, Bahreyn yönetiminin bebekler ve çocukları da babalarına bağlılık gerekçesiyle vatandaşlıktan çıkardığını, bunun tüm ailelerin nüfus kütüğünden silinmesi anlamına geldiğini vurguladı.

Cemiyet, bu durumu "tüm ailelerin manevi ve sivil idamı" olarak tanımladı. Açıklamada ayrıca, dini ve sanatsal şahsiyetlerin yanı sıra Bahreyn topraklarında tarihi kökleri olan aileleri hedef alan bu "keyfi" kararın anayasaya, yasalara ve insan haklarına aykırı olduğu; Bahreyn'in uluslararası anlaşmalardaki taahhütleriyle çeliştiği kaydedildi.

Kurumsal açıklamada, vatandaşlığı ellerinden alınan kişilerin 28 Şubat'ta başlayan savaş sürecinde tutuklu listelerinde yer almadığı, haklarında herhangi bir yargılama veya hukuki gerekçe bulunmadığı belirtildi.

El-Vefak, uygulamanın "orantısız cezalandırma" prensibine dayanan, adil olmayan bir toplu ceza yöntemi olduğunu ve ülkede 15 yıldır devam eden siyasi krizin bir parçası olduğunu ifade etti. Yönetimin vatandaşları zorla boyun eğdirmeye çalıştığı ve bu durumun Bahreynliler için günlük bir "varoluşsal krize" dönüştüğü değerlendirmesine yer verildi.

Bahreyn Parlamentosu'nun eski üyesi ve kendisi de vatandaşlıktan çıkarılan Cevad Feyruz, konuya ilişkin değerlendirmesinde, tüm ailelerin vatandaşlıktan çıkarılmasının aile, çocuk ve kadın haklarının ağır bir ihlali olduğunu söyledi.

Feyruz, bu adımın Bahreyn'deki derin bir insan hakları krizini yansıttığını, ulusal uzlaşma eksikliği ve bağımsız bir yargının yokluğunun sistematik bir hedef alma süreci doğurduğunu belirtti.

Feyruz ayrıca, bu politikaların ülkenin kimliği, tarihi ve gelecekteki istikrarı üzerinde tehlikeli sonuçlar doğuracağını kaydetti.

Hukuki süreçte ise Bahreyn Temsilciler Meclisi Yasama ve Hukuk Komisyonu, yargı yetkisini düzenleyen kanunda değişiklik öngören 2024 tarihli ve 13 sayılı kanun hükmünde kararnameyi onayladı.

Salı günü görüşülmesi planlanan bu düzenleme, vatandaşlık meselelerini "egemenlik tasarrufu" sayarak yargı denetimi dışına çıkarmayı amaçlıyor. Bu adımın, yürütme organının vatandaşlık dosyasındaki yetkilerini herhangi bir denetim olmaksızın pekiştireceği ifade ediliyor.

Associated Press ve çeşitli uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarına göre Bahreyn, 28 Şubat'ta bölgedeki çatışma sürecinin başlamasından bu yana muhalefete yönelik baskılarını artırdı.

Bu süreçte onlarca kişinin tutuklandığı, bazılarının "vatana ihanet" suçlamasıyla karşı karşıya kaldığı bildirildi.

Özellikle 32 yaşındaki Muhammed el-Musevi'nin durumu dikkat çekici bir örnek olarak sunuldu. Ailesi, "İran adına casusluk" suçlamasıyla tutuklanan el-Musevi'nin cansız bedenini mart ayında askeri bir hastaneden teslim aldıklarını ve naaşında işkence, elektrik çarpması ve yanık izleri bulunduğunu açıkladı.

El-Vefak, yetkililerin yerel medya ve dijital platformlar üzerinden bir "karalama ve ihanet" kampanyası yürüttüğünü, İran'a yönelik operasyonlara karşı çıkan veya Bahreyn'deki Amerikan üslerinin hedef alınmasını destekleyenlere yönelik bir korku atmosferi oluşturulduğunu ifade etti.

Cemiyet, özgürlüklere saygı duyan demokratik bir sisteme duyulan ihtiyacın acil bir ulusal gereklilik olduğunu vurgulayarak uluslararası kuruluşlara çağrıda bulundu.



Makaleler

Güncel