Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı'ndaki blokajı kaldırmak amacıyla yeni bir uluslararası koalisyon kurmayı planladığı bildirildi.
YDH - The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait bir iç yazışmaya dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi Hürmüz Boğazı'ndaki blokajı kaldırmak amacıyla diğer ülkelerin de katılımıyla yeni bir uluslararası koalisyon oluşturmak istiyor.
Gazetenin ulaştığı bakanlık telgrafı, ABD'nin stratejik su yolundaki hakimiyetini uluslararası bir zemine yayma arayışında olduğunu gösteriyor.
"Deniz Taşımacılığı Özgürlüğü" adı verilen bu girişim, 28 Nisan tarihinde Amerikan büyükelçiliklerine gönderilen bir Dışişleri Bakanlığı telgrafında ayrıntılı olarak tarif edildi.
Söz konusu belgede, Amerikalı diplomatlara yabancı devletler nezdinde girişimde bulunarak bu ülkelerin ABD'nin çabalarına katılmalarını sağlama talimatı verildi.
WSJ'nin aktardığına göre, ABD liderliğindeki bu koalisyon bünyesinde bilgi paylaşımı yapılacak, diplomatik koordinasyon yürütülecek ve yaptırımlar uygulanacak.
Trump yönetiminin bu destek talebi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın mevcut ve gelecekteki yönetiminde diğer ülkelerin de sorumluluk almasını istediğini ortaya koyuyor.
Telgrafta yer alan ifadelerde, "Katılımınız, seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etme ve dünya ekonomisini koruma yönündeki kolektif kabiliyetimizi güçlendirecektir. Ortak kararlılığın sergilenmesi ve boğaz üzerinden yapılan İran transit geçişine somut zarar verilmesi için kolektif eylem zorunluluktur" denildi.
Telgrafta, "Deniz Taşımacılığı Özgürlüğü" girişiminin doğrudan bir askeri ittifak olmadığı kaydedilse de, Amerikalı yetkililere yabancı mevkidaşlarına "diplomatik ve/veya askeri ortak" olmak isteyip istemediklerini sormaları yönünde talimat verildiği belirtildi.
Belgeye göre koalisyon, Dışişleri Bakanlığı ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) ortak projesi olarak faaliyet gösterecek.
Dışişleri Bakanlığı "diplomatik operasyonlar merkezi" olarak işlev görecekken, CENTCOM ticari gemicilik için "gerçek zamanlı denizcilik farkındalığı" sağlayacak ve askeri ortaklar arasındaki bilgi paylaşımını koordine edecek.
Gazete, bu yeni girişimin Trump'ın daha önceki talepleriyle çeliştiğine dikkat çekti. ABD Başkanı, özellikle Avrupalı müttefiklerinin boğazın askeri yollarla açılması konusunda inisiyatif almalarını istiyordu.
Bunun yanı sıra gazete, Trump'ın Mart ayı sonunda yardımcılarına yaptığı açıklamalarda, seyrüsefer özgürlüğü meselesini çözmeden İran ile savaşı sona erdirmeye hazır olduğunu ve bu sorunun çözümünü Avrupalılara bırakabileceğini söylediğini hatırlattı.
Haberde Trump'ın Avrupalı müttefiklerine ve İngiltere'ye yönelik geçmişteki sert çağrıları da yer buldu.
Trump bu çağrılarında, "Kendi başınızın çaresine bakmayı öğrenmek zorundasınız, tıpkı sizin bizim yanımızda olmadığınız gibi ABD de artık yanınızda olmayacak. Kendi petrolünüzü kendiniz çıkarın!" ifadelerini kullanmıştı.
Gazete ayrıca, üst düzey Avrupalı yetkililerin açıklamalarına dayanarak, Trump'ın savaşı başlatırken kendilerine önceden bildirimde bulunmadığını, bu durumun da en başından itibaren Avrupa'nın ABD'ye destek vermesini zorlaştırdığını aktardı.
Habere göre diğer Avrupalı liderler, Trump'ın savaş başlatma kararını stratejik bir hata olarak nitelendirerek kamuoyu önünde kınadı.
Buna karşın Avrupalı devletlerin, İran ile savaşın sona ermesinin ardından gemilerin su yolundan geçişini sağlamak için strateji geliştirmek üzere çeşitli toplantılar düzenlediği belirtildi.
İngiltere ve Fransa, 50'den fazla ülkenin katıldığı bir toplantıya başkanlık ederken, ABD'li yetkililer Avrupalıları çok yavaş ve bürokratik hareket etmekle suçladı.
Dışişleri Bakanlığı telgrafında, yeni kurulacak girişimin İngiltere ve Fransa liderliğindeki operasyonel deniz güvenliği çabalarını tamamlayıcı nitelikte olacağı ifade edildi.
WSJ'nin 15 Nisan tarihli bir başka haberinde ise Avrupalı ülkelerin, çatışmaların ardından ABD'nin katılımı olmadan Hürmüz Boğazı'nda ulaşımı yeniden tesis etmek için uluslararası bir misyon planı hazırladıkları duyurulmuştu.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu misyonun "savunma amaçlı" olacağını ve ABD, İsrail ile İran gibi "çatışmanın taraflarını" kapsamayacağını netleştirmişti.
Diplomatik kaynaklar, Avrupa güçlerinin Amerikan komutası altında olmayacağını vurguladı.
İran, 28 Şubat'ta başlayan ABD ve İsrail askeri operasyonunun hemen ardından Hürmüz Boğazı'nı kapatma niyetini beyan etmişti.
ABD ise Tahran ile bölgedeki çatışmanın çözümüne yönelik müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine 13 Nisan'da boğazı bloke etmeye başladı.
Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla tetiklenen küresel petrol tedarik krizi, fiyatlarda çok ciddi bir artışa yol açtı.