İran ile yaşanan savaşın ardından havacılık yakıtı arzında kriz yaşayan Avrupa Birliği, kıtadaki gerçek stok miktarına dair veri yetersizliğiyle karşı karşıya kaldı.
YDH - Avrupa'nın İran ile süregelen savaşın etkisiyle derinleşen havacılık yakıtı kıtlığını önleme çabaları, kıtada ne kadar yakıt kaldığının tam olarak bilinmemesi nedeniyle beklenmedik bir engelle karşılaştı.
Politico'nun haberine göre, mevcut yakıt rezervlerine dair verilerdeki bu belirsizlik, karar merciilerinin sağlıklı karar almasını zorlaştırıyor.
DHL Group CEO'su Tobias Meyer konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Avrupa'da mayıs ve haziran ayları için belirli bir tablo ve taahhütlerin bulunduğunu ancak sonrasını tahmin etmenin güç olduğunu belirtti.
Meyer, stratejik rezervlerin varlığına dikkat çekmekle birlikte, bu rezervlerin ne kadarının halihazırda kullanıldığına dair net bir tablonun bulunmadığını ifade etti.
Söz konusu veri eksikliğinin, yetkilileri olası bir yakıt kıtlığını önceden tespit etmekten mahrum bırakabileceği veya kriz anında eksik bilgilere dayalı acil kararlar almaya zorlayabileceği üzerinde duruluyor.
Mart ayında düzenlenen zirvede Belçika, Hollanda ve İspanya'dan bakanlar, özellikle petrol ürünleri konusunda gerçek zamanlı izleme ve analiz mekanizmalarının Avrupa Birliği tarafından koordine edilmesi çağrısında bulundu.
Yunanistan'ın ise ulusal hükümetler ile Brüksel arasında hızlı bilgi akışı sağlanması amacıyla WhatsApp veya Signal gibi platformlar üzerinden doğrudan bir kanal kurulmasını talep ettiği bildirildi.
Avrupa'daki bir enerji bakanlığından üst düzey bir yetkili, gaz ve petrol piyasasına ilişkin bilgilerin oldukça sınırlı olduğunu kaydetti.
Yetkili, yakıtın hangi yollarla piyasaya sürüldüğü, çekildiği veya gönderildiğine dair mevcut verilerin piyasa denetimindeki eksikliği açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.
Haberde, özellikle dizel ve havacılık yakıtındaki durumun belirsizliği vurgulanıyor. Avrupa Birliği, arz düzeyini değerlendirmek için temel olarak istatistik kurumu Eurostat'ın verilerine ve üye ülkelerle yapılan toplantılara güveniyor.
Ancak stokların büyük bölümünün ticari depolarda tutulması ve şirketlerin bu gizli verileri açıklama konusundaki isteksizliği süreci zorlaştırıyor.
Avrupa Komisyonu yetkilisi, Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) tarafından sağlanan verilerin dahi bu gerekçeyle sınırlı kaldığını belirtti. UEA ülkeleri geçen ay acil durum rezervlerinden 400 milyon varil petrolün serbest bırakılması konusunda anlaşmaya varmıştı.
İdeal bir dünyada tam bilgiye erişmek istediklerini söyleyen yetkili, meslektaşlarının da benzer endişeler taşıdığını ve ellerindeki bilgilerin güvenilir olmasını ummaktan başka çareleri olmadığını dile getirdi.
Savaşın başlangıcından bu yana enerji bakanları, Avrupa Komisyonu'na kıta genelindeki yeraltı depolarında, limanlardaki tanklarda, süper tankerlerde, havalimanı depolarında ve ana boru hatlarında tutulan enerji rezervlerini değerlendirme kapasitesini artırma çağrısında bulunuyor.
Komisyon, bilgi açığını kabul ederek nisan ayı başında AB içindeki üretim, ithalat, ihracat ve stokları takip edecek bir "Yakıt Gözlemevi" kurma planını sundu.
Avrupa Komisyonu Sözcüsü Anna-Kaisa Itkonen, AB genelindeki yakıt durumuna dair daha kapsamlı bir bakış açısı kazanmak istediklerini belirterek, "Bu konuda çalışıyoruz ancak sistemin nasıl işleyeceğini söylemek için henüz erken" açıklamasında bulundu.
Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen ise çatışmanın artan enerji maliyetleri nedeniyle bloğa günlük yaklaşık 500 milyon euroya mal olduğunu ifade etti.
Nisan ayı ortasında UEA Başkanı Fatih Birol, Avrupa'daki havacılık yakıtı stoklarının yaklaşık altı haftalık ihtiyacı karşılayabileceği uyarısında bulunmuştu.
AB Enerji Komiseri Dan Jörgensen de Orta Doğu'daki gelişmelere bağlı olarak Avrupa'yı zorlu aylar ve hatta yılların bekleyebileceğini dile getirerek, mevcut krizin 1973 ve 2022 krizlerinin toplamı kadar ağır olabileceğini kaydetti.
Avrupa Ulaştırma ve Çevre Federasyonu verilerine göre, küresel petrol arzındaki aksamalar nedeniyle Avrupa çıkışlı uzun mesafeli uçuşların bilet fiyatlarında yolcu başına 100 doları aşan artışlar görüldü.