ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), Hürmüz Boğazı'ndaki geçişler için İran'a ödeme yapan tarafların yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceğini bildirdi.
YDH - Amerika Birleşik Devletleri, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen transit geçişler için İran’a ödeme yapan taraflara yönelik yaptırım tehdidinde bulundu.
ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC) basın servisi konuya ilişkin açıklama yayımladı.
OFAC açıklamasında, İran’ın gemilere yönelik tehditlerinden ve uluslararası Hürmüz Boğazı’ndan geçiş için ücret talep ettiğinden haberdar olunduğunu kaydetti.
Söz konusu ödeme taleplerinin; itibari para birimleri ve dijital varlıklar dahil olmak üzere çeşitli ödeme yöntemlerini içerebileceği belirtildi.
Basın servisi, yaptırım rejiminin kapsamına ilişkin, "ABD vatandaşlarının ve mülkiyeti ABD'ye ait olan veya ABD tarafından kontrol edilen yabancı kuruluşların, OFAC tarafından bir istisna yapılmadığı veya izin verilmediği sürece, hizmet sunumu ve alımı da dahil olmak üzere İran hükümetiyle işlem yapması genel olarak yasaklanmıştır" ifadesini kullandı.
ABD yaptırımları ayrıca, Washington tarafından "yabancı terör örgütü" olarak tanımlanan ve yaptırım listesinde bulunan İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile ABD vatandaşlarının herhangi bir işlem gerçekleştirmesini yasaklıyor.
Bu kapsamda ABD'lilerin İran borsalarıyla etkileşime girmesi de yasak dahilinde bulunuyor.
İran hükümeti ve DMO ile işlem yapılması durumunda, sadece ABD vatandaşlarının değil, diğer ülke vatandaşlarının da yaptırımlara maruz kalabileceği vurgulandı.
Yapılan ödemelerin, ABD vatandaşları ve finans kuruluşları tarafından yaptırımların ihlaline yol açması halinde, yabancı ülke vatandaşlarının cezai sorumlulukla karşı karşıya kalabileceği bildirildi.
Açıklamada ayrıca, gemileri İran limanlarına uğrayan kuruluşların, İran'ın deniz taşımacılığı sektörünü ve limanlarını hedef alan yaptırım rejimleri uyarınca risk altında olduğu hatırlatıldı.
OFAC basın servisi, "OFAC, İran’a gelir sağlayan temel sektörleri, özellikle de petrol ve petrokimya sektörlerini agresif bir şekilde hedef almaya devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu.
İran, geçtiğimiz mart ayında "onaylı nakliyatçılar" için güvenli bir koridor oluşturduğunu öne sürerek Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret tahsil etmeye başlamıştı.
Lloyd's List tarafından paylaşılan verilere göre, bir operatörün tankeri için yaklaşık 2 milyon dolar transit geçiş ücreti ödediği kaydedildi.
İran Petrol, Doğalgaz ve Petrokimya Ürünleri İhracatçıları Birliği Temsilcisi Hamid Hüseyni, 8 Nisan'da yaptığı açıklamada, ABD ile varılan ateşkes süresince Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlerdeki her bir varil petrol için nakliye şirketlerinden 1 dolar talep edilmeye başlanacağını duyurmuştu.
Hüseyni, ödemelerin Bitcoin ile yapılacağını, bu sayede işlemlerin gizlenebileceğini ve gemi sahipleri için yaptırım riskinin önlenebileceğini ifade etmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, İslamabad'daki müzakerelerin başarısızlığa uğramasının ardından 12 Nisan'da Hürmüz Boğazı'na yönelik abluka kararı aldığını açıklamıştı.
Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Şu andan itibaren, dünyanın en iyisi olan Birleşik Devletler Donanması, Hürmüz Boğazı'na girmeye veya boğazdan çıkmaya çalışan her türlü gemiyi bloke etme sürecini başlatacaktır" ifadesine yer vermişti. Bu abluka kararı 13 Nisan'da yürürlüğe girdi.
Tahran yönetimi ise Washington'ın su yolunu bloke etme girişimlerinin "başarısızlığa mahkum olduğunu" belirterek karşılık verdi.
Donald Trump, 22 Nisan'da yaptığı bir başka açıklamada, Washington'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ablukayı kaldırmaması durumunda ABD ve İran'ın bir anlaşmaya varamayacağını söylemişti.
Trump, "İran, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasını istemiyor; günlük 500 milyon dolar kazanabilmek için boğazın açık olmasını istiyorlar" dedi.
Bu açıklamadan bir hafta sonra İran devlet televizyonu Press TV, İran’ın ABD’nin uyguladığı deniz ablukasına yanıt olarak "eşi benzeri görülmemiş eylemlerde" bulunacağını bildirdi.
Trump ise bundan bir gün önce yaptığı açıklamada, İran hükümetinin kendi çöküşünü kabul ettiğini ve Hürmüz Boğazı'nı açması için kendisine talepte bulunduğunu ileri sürdü.