Financial Times, ABD borsasındaki 'paradoksun' beş temel nedenini sıraladı

img
Financial Times, ABD borsasındaki 'paradoksun' beş temel nedenini sıraladı YDH

ABD borsaları İran ile yaşanan askeri gerilim ve tüketici güvenindeki düşüşe rağmen yükselişini sürdürürken, bu durum piyasalarda "2026 yılının paradoksu" olarak nitelendiriliyor.




YDH - ABD menkul kıymetler piyasaları, tırmanan jeopolitik gerilim ve tüketici eğilimlerindeki bozulmaya rağmen güçlü bir büyüme sergiliyor.

Financial Times (FT) gazetesi için analiz kaleme alan Cambridge'deki King's College Rektörü Gillian Tett, bu durumu "2026 yılının paradoksu" olarak tanımladı.

Haberde paylaşılan verilere göre S&P 500 endeksi, İran'a yönelik askeri operasyonun başladığı şubat sonundaki seviyesinin yüzde 3 üzerinde seyrediyor.

Endeksin bir yıl öncesine göre ise yaklaşık yüzde 30 oranında değer kazandığı kaydedildi. Tett, bu yükselişin ABD'deki tüketici güveninin rekor düzeyde düşük seviyelere gerilediği bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekti.

Tett, ABD piyasalarının sergilediği bu direncin arkasında beş temel neden bulunduğunu belirtti. İlk etken olarak, yapay zeka alanındaki gelişmelere yönelik beklentilerin teknoloji şirketlerini büyümenin lokomotifi haline getirmesi gösterildi.

Apple, Microsoft, Amazon, Tesla, Alphabet, Nvidia ve Meta gibi dev şirketlerin S&P 500 endeksinin yaklaşık üçte birini oluşturması, teknoloji sektöründeki iyimserliğin endeksin genel performansına doğrudan yansımasını sağlıyor.

Analizde ikinci neden olarak ABD ekonomisinin enerji şoklarına karşı diğer bölgelere göre daha az hassas olması vurgulandı.

Tett, ülkenin kendi kaynaklarını üretme kapasitesi sayesinde bu avantajı koruduğunu belirtti. Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminleri de ABD ekonomisinin büyüme hızının rakiplerinin üzerinde kalmaya devam edeceğini gösteriyor.

Üçüncü neden olarak beklentileri aşan kurumsal kârlar işaret edildi. S&P 500 bünyesindeki şirketlerin yaklaşık yüzde 80'inin tahminlerden daha iyi finansal sonuçlar açıklaması, borsa kotalarını destekleyen bir unsur olarak değerlendirildi.

Dördüncü faktör ise Amerikan piyasalarının krizlere karşı geliştirdiği adaptasyon kabiliyeti olarak tanımlandı. Tett, yatırımcıların pandemi, faiz artışları ve jeopolitik risklerle daha önce karşılaşmış olmalarının, yeni sarsıntılara karşı duyarlılığı azalttığını ifade etti.

Beşinci ve son açıklama olarak ise piyasada oluşabilecek bir aşırı ısınma ve "balonun patlama" riski üzerinde duruldu.

Bu noktada "başka alternatif yok" (TINA), "fırsatı kaçırma korkusu" (FOMO) ve Amerikan yönetiminin piyasayı destekleyeceği beklentisi (TACO - Trump Her Zaman Geri Adım Atar) gibi davranışsal faktörlerin etkili olduğu bildirildi.

Tett, son modelin ahlaki bir risk taşıdığı değerlendirmesinde bulundu. Hisse senedi alımına devam eden yatırımcıların, İran ile süregelen savaşın sanayideki karmaşık tedarik zincirleri ve gelecekteki büyüme üzerindeki etkilerini tam olarak kavrayamadığını vurgulayan Tett, "Bu durum, gerçek acı daha belirgin hale geldiğinde piyasaların düzeltme yapma riskini doğuruyor" ifadesini kullandı ve bunun ekonomik döngülerin bir parçası olduğunu ekledi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın birçok kararında piyasa duyarlılığını esas aldığı belirtiliyor. FT'ye konuşan eski bir Beyaz Saray çalışanı, Trump'ın piyasayı "başarının temel göstergesi" olarak gördüğünü ve bu yaklaşımın önceki başkanlara kıyasla daha belirgin olduğunu aktardı.

Öte yandan mart ayı sonunda bireysel yatırımcılar, 2023 sonundan bu yana ilk kez ABD hisselerinde satış pozisyonuna geçti. Bloomberg'in aktardığına göre yatırımcılar, net 20,6 milyon dolarlık hisse satışı gerçekleştirdi.

Bu hareketlilik, Trump'ın İran'ın enerji altyapısına yönelik olası saldırılar konusundaki söylemini yumuşatmasının ardından geldi. Bölgedeki çatışmaların derinleşmesiyle bireysel yatırımcıların hisse senetlerine olan ilgisinin azaldığı kaydedildi.

Buna ek olarak Financial Times, yatırımcıların askeri çatışmalara rağmen ABD ve Avrupa'daki büyük savunma şirketlerindeki yatırımlarını azalttığını bildirdi.

Habere göre Lockheed Martin, Northrop Grumman, RTX, L3Harris ve General Dynamics gibi önde gelen savunma sanayii devlerinin hisseleri, şubat sonundan bu yana yüzde 5 ile 10 arasında değer kaybetti.

ABD ve İsrail, 28 Şubat tarihinde İran'a yönelik savaş başlattıklarını duyurmuş ve ülke genelinde çok sayıda nokta vurulmuştu.

Tahran ise buna Fars Körfezi ülkelerine yönelik saldırılarla karşılık vermişti. Bölgede 7 Nisan'dan bu yana ateşkes rejimi uygulansa da İran tarafı, müzakerelerin başarısız olması durumunda çatışmaların yeniden başlayabileceği görüşünü koruyor.