S&P'den 'devasa borç duvarı' uyarısı

img
S&P'den 'devasa borç duvarı' uyarısı YDH

Standard & Poor's, Afrika ekonomilerinin 2026 yılında 90 milyar doları aşan rekor düzeyde bir dış borç yüküyle yüzleşeceğini bildirdi.




YDH- Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P), Afrika kıtasının 2026 yılında dış borç geri ödeme yükümlülüklerinde yaşanacak benzeri görülmemiş artış nedeniyle 90 milyar doları aşan devasa bir "borç duvarıyla" karşı karşıya kalacağı uyarısını yaptı.

Kuruluşun hazırladığı son rapor, Afrika hükümetlerinin dış borç servis maliyetlerinin 2012 yılından bu yana üç kattan fazla arttığını ortaya koyarken; bu durumun yükselen mali baskıları ve artan yeniden finansman risklerini açıkça yansıttığını gösteriyor.

Mısır borç yükünde başı çekiyor

Söz konusu borç yükümlülüklerinde en büyük payı yaklaşık 27 milyar dolarla Mısır üstlenirken; bu ülkeyi Angola, Güney Afrika ve Nijerya gibi kıtanın lokomotif ekonomileri izliyor.

S&P, bu tablonun bölgenin en büyük ekonomilerini doğrudan ve ağır bir baskı altına aldığını vurguluyor.

Bazı ülkelerin kredi notlarında son dönemde görülen göreceli iyileşmelere de değinen kuruluş, yüksek borç seviyeleri ve zayıf devlet gelirleri nedeniyle bu durumun kalıcı bir çözüm olmaktan ziyade geçici bir istikrarı temsil ettiğini ifade ediyor.

Alternatif ve maliyetli finansman arayışları

Uluslararası piyasalardaki borçlanma maliyetlerinin hızla yükselmesi sebebiyle birçok Afrika ülkesi, finansman ihtiyacını karşılamak için özel plasmanlar veya alternatif finansal araçlar gibi oldukça maliyetli yöntemlere başvurmak zorunda kalıyor.

S&P, bu zorunlu yönelimin mali disiplini daha da zorlaştırdığına dikkat çekiyor.

Öte yandan kuruluş, Afrika genelinde ekonomik büyümenin 2026 yılında yaklaşık %4,5 seviyesine ulaşacağını ve bütçe açıklarında hafif bir iyileşme yaşanacağını öngörüyor.

Mali esneklik borç kıskacında

Ekonomik büyüme beklentilerine rağmen borç seviyelerinin Gayrisafi Yurt İçi Hasılaya (GSYİH) oranının %61 civarında seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.

Bu durum, hükümetlerin mali esnekliğini ciddi şekilde sınırlıyor ve hareket alanını daraltıyor.

Afrika ülkeleri için ortaya çıkan bu senaryo, ikili bir zorluğu beraberinde getiriyor: Hükümetlerin hem yüksek dolar bazlı yükümlülüklerini yerine getirmesi hem de yüksek finansman maliyetlerinin hakim olduğu istikrarsız küresel finans ortamında kalkınma projeleri için kaynak güvence altına alması gerekiyor.