İsrail araştırma merkezi Alma’nın raporu, Hizbullah’ın askeri gücünün ötesinde doktor, avukat ve eğitimci gibi profesyonel kadroları yapıya entegre ederek sivil toplumla bütünleşik bir "direniş toplumu" modeli oluşturduğunu ortaya koyuyor.
YDH- İsrail merkezli araştırma kuruluşu Alma, yayımladığı son raporunda Hizbullah’ın toplumsal yapısına dair dikkat çekici verilere yer verdi.
Mevcut çatışmalarda hayatını kaybeden Hizbullah mensuplarının profilini inceleyen merkez, listedeki isimlerin önemli bir kısmının sadece askeri personel olmadığını; aralarında öğretmenler, okul müdürleri, avukatlar, doktorlar, din adamları ve belediye yetkililerinin de bulunduğu profesyonel ve kamusal figürlerden oluştuğunu saptadı.
Sivil toplumda kök salan direniş modeli
İsrail araştırma merkezi, bu tabloyu "direniş toplumu" ilkesinin somut bir yansıması olarak değerlendiriyor.
Rapora göre Hizbullah, direnişin askeri bir çerçeveyle sınırlı kalmadığı, aksine sivil toplumun her kademesinde kök saldığı bütünleşik bir sosyal model inşa ediyor.
Şehitler saflarında farklı mesleki grupların ve entelektüel kadroların yer alması, direnişin toplumun doğal ve ayrılmaz bir parçası olarak görülmesini sağlıyor; bu durum da hareketin halk nezdindeki meşruiyetini en üst seviyeye taşıyor.
Entegre edilen profesyonel kadrolar
Raporda, son aylarda hayatını kaybeden bazı isimler bu olguya örnek olarak gösteriliyor.
Listede, Nebatiye'deki bir teknik enstitünün müdürlüğünü yapan Muhammed Hamada, Dr. Muhammed Mansur, avukat Ahmed Alaviye ve din eğitimi öğretmeni Mervan Burci gibi isimler bulunuyor.
Alma uzmanları, Hizbullah’ın profesyonel kadroları doğrudan örgütsel ve askeri yapıya entegre eden "eksiksiz bir toplumsal model" kurduğu sonucuna varıyor.
Sınır hattında artan gerilim
Bu analizler, Lübnan-Filistin sınırında sıcak çatışmaların devam ettiği kritik bir dönemde kamuoyuna yansıdı.
Lübnan’daki Hizbullah safları, işgal güçlerinin 16-17 Nisan tarihlerinde imzalanan ateşkes ve uzlaşma mutabakatını sürekli ihlal etmesine yanıt vermeyi sürdürüyor.
Direniş güçleri, sınır hattı boyunca İsrail askeri araçlarını ve birliklerini hedef alırken, işgal askerlerine yönelik pusu operasyonlarını da yoğunlaştırıyor.