Siyasi analist Raci Nasır, Arap rejimlerinin Filistin davasındaki sessizliğini ve yabancı projelere olan bağımlılığını, Amerika Birleşik Devletleri'ne boyun eğme politikası ile köklü mezhepçi güdülere bağladı.
YDH- Siyasi analist Raci Nasır, Arap dünyasının uzun yıllardır yabancı projelere bağımlılık nedeniyle parçalanma ve bölünmüşlük içinde yaşadığını vurguladı.
Nasır, resmi Arap pozisyonlarının her zaman mezhepçi güdülerden ve Amerika Birleşik Devletleri'ne açıkça boyun eğme politikasından beslendiğine dikkat çekti.
Tarihsel ve güncel mezhepçilik
Al-Maalouma Haber Ajansı'na konuşan Nasır, "Arapların tutumu sürekli olarak mezhepsel etkilere yöneliyor.
Bu durum, Arap sisteminin tamamen mezhepsel nedenlerle İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı sekiz yıllık savaşında Saddam rejimine verdiği destekten, günümüzde Körfez ülkeleriyle ittifak kurmalarına ve aynı mezhepsel temelde çıkarlarını korumalarına kadar uzanan tarihsel ve güncel tutumlarla açıklanabiliyor." dedi.
Yoksul ülkelere siyasi şantaj
Sözlerine devam eden siyasi analist, bu mezhepçi eğilimlerin IŞİD gibi terör örgütlerine destek verme noktasına ulaştığını ifade etti.
Yetkili aynı zamanda, Körfez ülkelerinin Mısır ve benzeri yoksul Arap ülkelerine karşı kendi siyasi iradelerini dayatmak amacıyla uyguladıkları şantaj operasyonlarının varlığına da işaret etti.
Gazze'deki sessizliğin arka planı
Nasır, "Arap sisteminin en acı verici ve utanç verici durumu, 75 binden fazla Filistinlinin Arap medyasının gözleri önünde katledildiği ve Gazze'nin yeryüzünden silindiği süreçte kurulan komploda somutlaşıyor.
Arap yöneticileri, bu süreçte insani yardımın ulaşmasını bile engelledi." şeklinde konuştu.
Bu sessizliğin ve ihanetin, Arap rejimlerinin Amerika ve İsrail'deki hamilerine hayır diyememesinden kaynaklandığını savunan Nasır, resmi Arap tutumunu "utanç verici, sefil ve geri kalmış" sözleriyle nitelendirdi.
Bölgesel tepkiler büyüyor
Irak ve bölgedeki birçok siyasi ve halk çevresi, resmi Arap sistemine yönelik sert eleştirilerini artırdı.
Bölge halkları ve siyasetçiler, bu sistemi Amerikan yönetimine tamamen boyun eğmekle, Filistin davasını ortadan kaldırmayı ve bölgedeki direniş eksenini zayıflatmayı amaçlayan gündemleri uygulamakla suçladı.