Suriye’de ‘yabancı savaşçı’ dosyası yeniden alevlendi

img
Suriye’de ‘yabancı savaşçı’ dosyası yeniden alevlendi YDH

İdlib’deki son çatışmalar, yabancı savaşçılar ile yeni yönetim arasındaki gerilimin derinleştiğini ve dosyanın kontrol altına alınmasının giderek zorlaştığını ortaya koydu.




YDH- İdlib kentinde salı ile çarşambayı bağlayan gece yaşanan güvenlik gerilimi, Suriye’deki yabancı savaşçılar dosyasını yeniden gündemin merkezine taşıdı.

Söz konusu gelişmenin, bu savaşçılar ile yeni yönetim arasındaki artan anlaşmazlıklar ve dosyanın kontrol altına alınmasına yönelik çabaların giderek karmaşık hale gelmesiyle eş zamanlı yaşandığı belirtildi.

Çatışmaların ayrıntıları: Özbek, Türkmen ve Uygur gruplar sahada

Yerel kaynaklara göre, İdlib’deki Fua, Keferya ve Kefr Calis köyleri çevresinde Özbek, Türkmen ve Uygur savaşçılar ile hükümet güçleri arasında çatışmalar yaşandı.

Gerilimin, yaklaşık bir hafta önce İdlib’de “Ceza Güvenlik” merkezinin kuşatılmasına katılan yabancı savaşçıların mevzilerine düzenlenen baskınların ardından başladığı aktarıldı. Bu kuşatmanın, gözaltına alınan bir Özbek unsurun serbest bırakılması talebiyle gerçekleştirildiği ifade edildi.

“Onlarca yaralı” ve çok sayıda gözaltı

Yerel kaynaklar, çatışmalarda her iki taraftan “onlarca yaralı” olduğunu bildirdi.

Güvenlik güçlerinin, isyan girişimine katılan Özbek savaşçılardan yirmiden fazlasını gözaltına aldığı, diğer grupların ise destekleyici rol oynadığı kaydedildi.

Ayrıca HTŞ rejiminin durumu kontrol altına almak için bölgeye “benzeri görülmemiş” takviyeler gönderdiği belirtildi.

Daha önce de benzer olaylar yaşanmıştı

Bu olayın ilk olmadığı, daha önce Ekim ayında İdlib kırsalındaki el-Ferdan kampında benzer bir isyan yaşandığı hatırlatıldı.

Söz konusu isyanın, “Yabancılar Kampı” olarak bilinen alanda kurulan özel mahkemeye karşı Ömer Diyab’a (diğer adıyla “Ömer Umsin”) destek amacı taşıdığı ifade edildi.

Diyab daha sonra Suriye yasalarına uymayı kabul etmiş ve mahkemenin kapatılması yönünde adım atmış olsa da olayların altta yatan gerilimi ortadan kaldırmadığı kaydedildi.

Yabancı savaşçıların yapısı ve dağılımı

Suriye’deki yabancı savaşçıların “Türkistan İslam Partisi”, “Fransız Yabancılar Birliği”, “Ensar el-İslam Taburu”, “Arnavut Taburu”, “Çeçen Cihatçıları”, “Özbek Cihatçıları” ve “Hurras ed-Din” gibi gruplar içinde faaliyet gösterdiği belirtildi.

Bu grupların Lazkiye ve İdlib kırsalında yayıldığı ifade edildi. Her ne kadar “84. Tümen” adı altında Savunma Bakanlığı bünyesine entegre edildikleri açıklansa da entegrasyonun büyük ölçüde şekli kaldığı ve bu yapıların karar alma süreçlerinde “bağımsız” hareket etmeyi sürdürdüğü aktarıldı.

30–35 bin savaşçı ve iç anlaşmazlıklar

Resmi olmayan tahminlere göre yabancı savaşçıların sayısının aileleriyle birlikte 30 ila 35 bin arasında olduğu belirtildi.

2025 başında Reuters tarafından yayımlanan bir raporda ABD’nin, 3 bin 500 yabancı savaşçının HTŞ rejiminin Savunma Bakanlığı altında entegrasyonunu kabul ettiği aktarılmıştı.

Ancak sahadaki gözlemler, bu sayının çok üzerinde bir yabancı savaşçı varlığının fiilen sürdüğünü gösteriyor.

Rejim içinde derin görüş ayrılığı

Dosya konusunda yeni HTŞ rejimi içinde “ciddi görüş ayrılıkları” bulunduğu ifade edildi.

Bir kanadın, yabancı savaşçıların orduya entegrasyonunun güvenlik ve kontrol açısından riskli olduğunu savunduğu; diğer kanadın ise bu grupların dışlanmasının “devrime ihanet” olacağını düşündüğü aktarıldı.

Bu ikinci görüşün daha baskın olduğu, bazı yabancı savaşçıların üst düzey askeri rütbelerle ödüllendirildiği belirtildi.

Disiplin farkları ve en zor kontrol edilen gruplar

Yabancı savaşçıların tek bir blok oluşturmadığı, disiplin düzeylerinin farklılık gösterdiği kaydedildi.

Uygur grupların “daha uyumlu” kabul edildiği, buna karşılık Özbek grupların “en zor” kontrol edilen yapılar arasında yer aldığı; Çeçen ve Tacik unsurların da benzer şekilde “yüksek gerilimli” gruplar olduğu ifade edildi.

Çözüm arayışı ve dış destek ihtiyacı

Dosyanın, 14 yıllık savaşın bir sonucu olduğu belirtilirken, mevcut entegrasyon modelinin yeterli olmadığı vurgulandı.

Geniş çaplı entegrasyonun zor olduğu, bu nedenle çözüm için “dış desteğe” ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Aksi halde rejimin “yeniden yapılandırma” seçeneklerine yönelmek zorunda kalabileceği, bunun da yabancı savaşçıların kritik pozisyonlardan uzaklaştırılması veya ülkeden çıkarılmaları anlamına gelebileceği kaydedildi.

Bu yaklaşımın Mısır tarafından da desteklendiği, konunun HTŞ rejimi Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’nin Kahire ziyareti sırasında gündeme geldiği aktarıldı.



Makaleler

Güncel