ABD Adalet Bakanlığı, İran ile yaşanan savaşa dair gizli bilgilerin basına sızdırılmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Wall Street Journal muhabirlerinin kayıtları için celp çıkardı.
YDH - Wall Street Journal (WSJ) gazetesinden pazartesi günü yapılan açıklamada, ABD-İsrail'in İran'daki askeri faaliyetlerine ilişkin basına yansıyan sızıntılarla ilgili olarak, Adalet Bakanlığının (DOJ) muhabir kayıtlarını talep eden büyük jüri celpleri gönderdiği bildirildi.
Gazeteye 4 Mart tarihinde ulaşan celplerin, 23 Şubat'ta yayımlanan bir habere dayandığı kaydedildi.
Söz konusu haberde, Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ve diğer Pentagon yetkililerinin, İran'a yönelik bir askeri kampanya yürütmenin riskleri konusunda Başkan Donald Trump'ı uyardığı bilgisi yer almıştı. Trump, bu haberden beş gün sonra İsrail ile ortak askeri harekatı başlatmıştı.
Adalet Bakanı Vekili Todd Blanche, salı günü sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin "ulusal güvenliğimizi ve askerlerimizin hayatını riske atarak ulusun sırlarını muhabirlerle paylaşan sızıntı sorumlularının kovuşturulmasına" öncelik verdiğini belirtti.
Blanche, açıklamasında "Muhabir olsun ya da olmasın, bu suçlular hakkında bilgi sahibi olan hiçbir tanık, gizli materyallerin yasadışı sızdırılmasına ilişkin bir celp aldığında şaşırmamalıdır" ifadesine yer verdi.
Wall Street Journal'ın sahibi olan Dow Jones şirketi ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, celplerin "anayasal olarak koruma altına alınan haber toplama faaliyetine yönelik bir saldırı teşkil ettiğini" savundu.
Dow Jones Kurumsal İletişim Direktörü Ashok Sinha, temel habercilik faaliyetlerini engelleme ve gözdağı verme çabalarına karşı kararlılıkla mücadele edeceklerini bildirdi.
Başkan Trump'ın geçen yıl Beyaz Saray'a dönmesinden bu yana yönetim, gizli bilgileri gizli kaynaklardan temin eden gazetecileri tespit etme ve cezalandırma yönündeki girişimlerini artırdı.
Gizli kaynak kullanımının hedef alınması, ABD Anayasası'nın Birinci Düzenlemesi ve basın özgürlüğü çerçevesinde tartışmalara yol açtı.
WSJ'nin bu gelişmeyi duyurması, bir yargıcın Adalet Bakanlığının bir Washington Post muhabirinin cihazlarını aramasını yasaklamasından bir hafta sonra gerçekleşti.
ABD Bölge Yargıcı Anthony J. Trenga, muhabir Hannah Natanson'ın cihazlarına el konulmasını kınayarak, muhabirin 1980 tarihli Gizlilik Koruma Yasası (Privacy Protection Act) kapsamında korunduğuna hükmetmişti. Bu yasa, hükümet yetkililerinin bir ceza soruşturmasıyla bağlantılı olarak bir gazetecinin "çalışma ürünlerini" veya "belgesel materyallerini" aramasını veya bunlara el koymasını engelliyor.
Natanson, gizli materyalleri hukuka aykırı şekilde elde etmek ve paylaşmak suçlamasıyla tutuklanan Aurelio Luis Perez-Lugones ile iletişim halindeydi.
Trump, nisan ayında Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, İran dışında uçağı düşürülen bir pilotu kurtarma operasyonuna dair bilgileri medya ile paylaşan "sızıntı kaynağını" aradıklarını belirtmişti.
Trump, geçen ayki açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:
"O sızıntı kaynağını bulmalıyız çünkü o kişi hasta bir insan. Muhtemelen durumun ne kadar kötü olduğunun farkında değildi ancak bunun bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu göreceğiz. Haberi yapan kişi, eğer kaynağını söylemezse hapse girecek. Bu görevi büyük riske attılar."
Haberde ayrıca Trump'ın gazetecilerin hapse atılmasını öven yaklaşımlarına da değinildi. Trump'ın, eski CNN sunucusu Don Lemon'ın ocak ayındaki tutuklanmasını "başına gelebilecek en iyi şey" olarak nitelendirdiği anımsatıldı.