Emekli Albay Karen Kwiatkowski, Yargıç Andrew Napolitano’ya verdiği mülakatta, ABD’nin Ortadoğu stratejisinin ve askeri kapasitesinin iflas ettiğini söyledi.
YDH - ABD Hava Kuvvetlerinden emekli Albay ve eski Pentagon yetkilisi Karen Kwiatkowski, Yargıç Andrew Napolitano’nun sunduğu "Özgürlüğü Yargılamak" programında, Washington’ın Ortadoğu’daki askeri varlığını ve savunma stratejilerini ele aldı.
Mülakatta Kwiatkowski, ABD’nin küresel bir imparatorluğu sürdürme kapasitesini kaybettiğini ve bölgedeki askeri hamlelerinin stratejik birer felakete dönüştüğünü ifade etti.
"Hürmüz Boğazı’nda gerçek kontrol İran’ın elindedir"
Yargıç Napolitano’nun Hürmüz Boğazı üzerindeki denetime ilişkin sorusunu yanıtlayan Kwiatkowski, bölgedeki mevcut duruma dair Washington anlatısının gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.
Kwiatkowski, "Hürmüz Boğazı’nı bugün İran kontrol ediyor" diyerek, ABD’nin bölgedeki varlığının sadece bir propaganda unsuru olduğunu dile getirdi.
ABD’nin ilan ettiği "ablukanın" gerçek bir askeri kuşatmayla ilgisi olmadığını belirten Kwiatkowski, "Bu bir abluka değil; Beyaz Saray’ın propaganda amaçları için kullandığı sahte bir ablukadır. Gerçek bir abluka, trafiğin tamamen durdurulmasını gerektirir" ifadelerini kullandı.
Kwiatkowski, Hürmüz Boğazı’nın fiziksel ve hukuki yapısına dikkat çekerek, boğazın gemi geçişine uygun derinlikteki kısmının tamamen İran kara sularında kaldığını hatırlattı.
Kwiatkowski, ABD’nin bu gerçeği görmezden geldiğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
"Biz asla kendimizi başkalarının yerine koymuyoruz. Eğer biz İran’ın yerinde olsaydık, o boğazı çoktan paraya çevirmiş ve tamamen kontrol altına almıştık."
"Özgürlük Projesi askeri açıdan tam bir aptallıktır"
ABD’nin bölgedeki ticari gemilere eşlik etmek amacıyla başlattığı ancak sadece 50 saat süren "Özgürlük Projesi" operasyonunu değerlendiren Kwiatkowski, bu girişimin askeri bir fiyasko olduğunu kaydetti.
Kwiatkowski, "Bu operasyonun askeri açıdan ne kadar aptalca olduğuna dair koca ansiklopediler yazılacak" dedi.
Operasyonun, Kuveyt ve Suudi Arabistan’ın hava sahalarını ABD uçaklarına kapatmasıyla çöktüğünü belirten Kwiatkowski, bölge ülkelerinin bu plandan haberdar bile edilmediğini aktardı.
Kwiatkowski, bu tür operasyonların arkasındaki asıl niyetin İran’a yönelik daha kapsamlı hava saldırıları için zemin hazırlamak olabileceğine dikkat çekerek, "Başkan Trump sürekli imha etmekten ve haritadan silmekten bahsediyor. Bu tehditlerin gerçek olmadığı söylenemez" dedi.
Ancak Kwiatkowski, bu tür bir kinetik saldırı riskinin getireceği bedelin ABD için katlanılamaz olduğunu ifade ederek, "Eğer bir gemiye yardım etmeye çalışırken bir savaş gemimizi kaybedersek veya denizcilerimiz ölürse, bu bedel bizim için ödülüne değmez" şeklinde konuştu.
"Pentagon sistemi yüksek kâr ve düşük üretkenlik için kurulmuştur"
ABD’nin savunma bütçesi ve askeri sanayi yapısı hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulunan Kwiatkowski, sistemin tamamen bozulmuş olduğunu ifade etti.
Savaş Bakanı Pete Hegseth’in 2,7 trilyon dolarlık bütçe talebini ve mühimmat eksikliğine dair açıklamalarını eleştiren Kwiatkowski, mevcut askeri-endüstriyel kompleksin işlevsizliğini şu sözlerle özetledi:
"Pentagon uzun zamandır bozuk durumda. Tedarik sistemimiz yüksek kâr, düşük üretkenlik ve uzatılmış teslimat süreleri üzerine inşa edilmiştir. Hegseth bile bu modelin çalışmadığının farkında."
Kwiatkowski, ABD’nin mühimmat stoklarının Ukrayna ve İsrail’e yapılan yardımlar nedeniyle kritik seviyelere düştüğünü, bu durumun ülkeyi stratejik bir açmaza sürüklediğini belirtti.
Kwiatkowski, "İran savaşı bize imparatorluğun ne kadar maliyetli ve verimsiz olduğunu gösterdi. Artık ne tür bir orduya ihtiyacımız olduğunu, neyi karşılayabileceğimizi ve bir imparatorluğa gerçekten ihtiyacımız olup olmadığını oturup düşünmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"Dünyaya ne kadar gülünç göründüğümüzü anlamıyoruz"
Washington’daki siyasi figürlerin dünya genelindeki algıdan kopuk yaşadığını belirten Kwiatkowski, özellikle Güney Karolina Senatörü Lindsey Graham ve Savaş Bakanı Pete Hegseth gibi isimlerin tutumlarını eleştirdi.
Kwiatkowski, "Washington’da eksik olan şey öz farkındalıktır. Dünyanın geri kalanına ne kadar aptalca göründüğümüzü anlamıyoruz. Herkesten daha iyi, daha akıllı olduğumuzu ve tüm dünyayı kontrol ettiğimizi sanıyoruz" dedi.
Kwiatkowski, Bakan Hegseth’in uluslararası mevkidaşları nezdinde ciddiye alınmadığını dile getirerek, "Hegseth bir alay konusu haline geldi. Başka hiçbir ülkede onun kadar yetersiz, bilgisiz ve duygusal davranan bir savunma bakanı düşünemiyorum. Tüm dünyaya verdiğimiz görüntü maalesef budur" değerlendirmesinde bulundu.
"Neoconlar batan gemiyi ilk terk eden fareler oldu"
Mülakatın sonunda Robert Kagan gibi yeni muhafazakar (neocon) isimlerin Trump ve Netanyahu yönetimlerinin başarısız olduğunu kabul etmeye başlamasını yorumlayan Kwiatkowski, bu durumu bir kaçış stratejisi olarak nitelendirdi.
Kwiatkowski, "Neo-conlar faredir ve her zaman batan gemiyi ilk onlar terk eder. Kagan, başarısız olan bir neokon projesiyle anılmak istemiyor. Bu proje çoktan çöktü ve yeniden canlandırılması mümkün değil" dedi.
İsrail’in mevcut durumuna da değinen Kwiatkowski, Netanyahu’nun Trump’ı ikna ettiği "İran hamlesinin" İsrail için büyük bir stratejik hata olduğunu ifade etti.
Kwiatkowski, "Dünya henüz Amerika’dan nefret etmiyor olabilir ama tüm dünya İsrail’den nefret ediyor. Şirketler yatırımlarını çekiyor, silah satışları durduruluyor ve İsrail ürünleri boykot ediliyor. İsrail’in bu durumdan kurtulması, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışının durmasından çok daha uzun süreli ve derin bir sorun yaratacak" diyerek sözlerini tamamladı.