ABD Başkanı Donald Trump'ın İran konusunda Amerikalıların mali durumunu "hiç düşünmediğini" söylemesi, Cumhuriyetçi Parti'nin ara seçimler öncesindeki hayat pahalılığını düzeltme mesajını zora soktu.
YDH - ABD Başkanı Donald Trump'ın İran konusunda karar alırken Amerikalıların mali durumunu "hiç düşünmediğini" söylemesi, Cumhuriyetçi Parti'nin ara seçimler öncesinde hayat pahalılığı eksenli siyasi mesajlarını zora soktu.
Trump salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, İran konusunda Amerikalıların mali durumunu "hiç ama hiç" düşünmediğini, yalnızca Tahran'ın nükleer silah sahibi olmasını engellemeye odaklandığını söyledi.
Trump'ın açıklamaları, siyasi açıdan hassas dönemde geldi.
ABD Çalışma Bakanlığı çarşamba günü yayımladığı verilerde, toptan enflasyonun nisanda İran savaşı nedeniyle marttaki yüzde 4 seviyesinden yüzde 6'ya yükseldiğini bildirdi.
Bakanlık salı günü de tüketici fiyat endeksinin son 12 ayda yüzde 3,8 arttığını açıklamıştı.
Ekonomik göstergeler, Temsilciler Meclisi ve Senato'daki çoğunluklarını korumaya çalışan Cumhuriyetçileri Trump yönetiminin ekonomi politikalarını savunmak zorunda bırakırken, artan maliyetlerden rahatsızlık duyan Amerikalıların sayısı da yükseliyor.
Trump ve Cumhuriyetçi Parti mensupları zaman zaman enflasyon ve olumsuz ekonomik veriler konusunda suçu, eski Başkan Joe Biden döneminde "kötü yönetildiğini" söyledikleri ekonomiye yüklemeye çalıştı.
Ancak Trump'ın yaklaşık bir buçuk yıldır başkanlık görevinde bulunması nedeniyle bu argümanı sürdürmenin zorlaştığı belirtiliyor.
Kentucky Temsilcisi James Comer salı günü NewsNation'da yayımlanan "The Hill on NewsNation with Blake Burman" programında, "Enflasyon ve satın alma gücü konusunda kim başkansa bedelini o öder" dedi.
Comer, "Trump yaklaşık bir buçuk yıldır başkan, dolayısıyla ekonomi artık onun ekonomisi. Her ne kadar Biden yönetiminden yükselen fiyatlar ve enflasyon açısından kötü bir ekonomi devralmış olsa da" ifadelerini kullandı.
Comer daha sonra Trump'ın İran konusundaki açıklamalarını savunarak, çatışmaya dahil olma nedenlerinin İran'ın nükleer silah edinmesini önlemek olduğunu söyledi.
Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson da çarşamba günü yaptığı açıklamada, "İran'la yaşanan çatışma satın alma gücü üzerinde biraz baskı yarattı" dedi.
Johnson, "Sorun çözülür çözülmez Hazine Bakanı'na da başkana da katılıyorum; akaryakıt fiyatlarındaki baskı hafifleyecek ve genel olarak fiyatlar düşecek" ifadelerini kullandı.
Ancak kamuoyu yoklamaları, Amerikalıların savaş sona erdiğinde fiyatların düşeceği mesajına ikna olmadığını gösteriyor.
CNN tarafından pazartesi günü yayımlanan ankete göre Amerikalıların yüzde 77'si, Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 55'i ve bağımsızların yüzde 81'i Trump'ın politikalarının yaşadıkları bölgelerde hayat pahalılığını artırdığını belirtti.
Aynı ankette katılımcıların yüzde 75'i İran savaşının mali durumları üzerinde olumsuz etkisi olduğunu söyledi.
Beyaz Saray da Trump'ın İran konusunda Amerikalıların mali durumunu düşünmediğine ilişkin sözleri konusunda The Hill'e yaptığı açıklamada Comer'a benzer bir savunma yaptı.
Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, "Başkanın temel sorumluluğu Amerikalıların güvenliği ve emniyetidir. İran nükleer silaha sahip olamaz. Eğer harekete geçilmeseydi bu silahlara sahip olacaklardı ve bu da tüm Amerikalıları tehdit ederdi" dedi.
The Hill'e konuşan Cumhuriyetçi stratejistlerden biri, Trump'ın salı günü yaptığı açıklamada sınır ötesi savaşları siyasi hesaplarla yönetmeyeceğini açıkça ortaya koymasını olumlu karşıladığını söyledi.
Ancak aynı stratejist, başkanın Amerikalıların mevcut ekonomik sıkıntılarını daha iyi kabul etmesi gerektiğini belirtti.
İsmi paylaşılmayan stratejist, İran savaşıyla ilgili olarak "İnsanlar ülkede sıkıntı çekiyor, bunun bedelini ödüyor ve fedakarlık yapıyor" dedi.
Stratejist, "İçinde bulunulan ortamı ve yaşananları anladığını gösteren dolaylı da olsa bir işaret verilmesi insanların anlayışla karşılayabileceği bir durum olurdu. Ancak seçmenleri görmezden gelmek ya da esasen 'hayır durum böyle değil, borsa iyi gidiyor çünkü ekonomi çok iyi' demek, seçmenin bulunduğu noktaya karşılık vermiyor" ifadelerini kullandı.
Haberde, bu eleştirilerin ironik biçimde 2024 başkanlık seçimleri sırasında Joe Biden ve eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in karşı karşıya kaldığı eleştirileri hatırlattığı belirtildi.
O dönemde her iki kampanyanın da yükselen enflasyonu yeterince kabul etmemesi Trump'a siyasi alan açmıştı.
Cumhuriyetçi stratejist, "İnsanlar seslerinin duyulduğunu, yaşadıkları sıkıntının kabul edildiğini hissedene kadar Cumhuriyetçi Parti açısından siyasi sonuçlar olacağını düşünüyorum" dedi.
Demokratlar ise Trump'ın açıklamalarını Cumhuriyetçi Parti adaylarını olumsuz göstermek için kullanmaya başladı.
Kaliforniya Temsilcisi ve Temsilciler Meclisi Demokrat Grubu Başkan Yardımcısı Ted Lieu çarşamba günkü basın toplantısında, "ABD Başkanı Amerikalıların mali durumunu düşünmüyorsa ve buradaki Cumhuriyetçiler başka meselelerle ilgileniyorsa sonuç bu olur. Fiyatlar yükselir" dedi.
Demokrat kampanya ekipleri ve danışmanlar, Trump'ın görüntülerini ara seçimler öncesindeki reklamlarda kullanmak istediklerini söyledi.
Demokrat kampanyalarına danışmanlık yapan Andrew Mamo, "Bu görüntü oldukça net ve kullanışlı. Artık kısa kesitlerin öne çıktığı dönemdeyiz. Donald Trump'ın birkaç saniyelik 'her şey yolunda' açıklamasının ardından yolunda gitmeyen şeyleri göstermek, bugün 30 saniyelik dijital reklam için oldukça etkili mesaj oluşturuyor" dedi.
Demokratlar ayrıca Trump'ı ikinci dönem yönetiminin halktan kopuk olduğu gerekçesiyle de eleştiriyor. Bu eleştiriler arasında Trump'ın uzun süredir planladığı Beyaz Saray balo salonu da bulunuyor.
Beyaz Saray ise söz konusu yapının güvenlik gerekçesiyle gerekli olduğunu ve vergi mükelleflerinin yalnızca güvenlik iyileştirmelerini finanse edeceğini belirtti. Buna rağmen 1 milyar dolarlık maliyet Demokratların tepkisini çekti ve bazı Cumhuriyetçiler arasında da rahatsızlık yarattı.
Demokratlar ayrıca Trump'ın iş dünyası ve teknoloji şirketi yöneticileriyle yakın ilişkilerini de gündeme taşıdı. Trump bu hafta Çin'e yaptığı yüksek riskli ziyarette çok sayıda iş insanını yanında götürdü. Başkanın Air Force One'dan Tesla Üst Yöneticisi Elon Musk ve Nvidia Üst Yöneticisi Jensen Huang ile birlikte indiği görüntüler de yayımlandı.
Andrew Mamo, "Ülke genelindeki Demokratlar Donald Trump'ın kendisini ve zengin arkadaşlarını halktan daha fazla önemsediğini anlatıyor ve Trump da esasen bunu söylemiş oldu" dedi.
Mamo ayrıca, "Bu insanlar işlerinizi otomasyona devredecek, benzini 4 dolara çıkaracak ve yıl sonunda kendileri vergi ödemesin diye size vergi yüklemeye devam edecek kişiler" ifadelerini kullandı.