Pentagon’un, önümüzdeki üç yıl içinde en az 10 bin düşük maliyetli seyir füzesi ve benzer sayıda hipersonik füze tedarik etmeyi planladığı bildirildi.
YDH- Amerikan yayın kuruluşu The War Zone (TWZ) Pentagon’un, önümüzdeki üç yıl içinde en az 10.000 düşük maliyetli seyir füzesi ile buna benzer sayıda görece “ucuz” Blackbeard hipersonik füzesi tedarik etmeyi planladığını bildirdi.
Yeni çerçeve anlaşmalarının, ABD’nin standoff (uzaktan vuruş) mühimmat stoklarını “ciddi şekilde” artırmayı ve bu stokları sürdürebilecek bir sanayi altyapısı oluşturmayı hedefleyen daha geniş bir stratejinin parçası olduğu ifade edildi.
Bunun özellikle Pasifik’te Çin ile olası yüksek yoğunluklu bir çatışma gibi gelecekteki senaryolar için kritik görüldüğü ve maliyet etkinliğiyle yürütülmesinin amaçlandığı belirtildi.
Pentagon dün yaptığı basın açıklamasında, “Savaş Bakanlığı, ABD askeri vuruş kabiliyetlerini agresif biçimde genişletmek için bir dizi yıkıcı yeni girişim ve ticari yenilikçiyle yeni çerçeve anlaşmalarına ulaştı.” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, Anduril, CoAspire, Leidos ve Zone 5 ile yapılan anlaşmaların “Low-Cost Containerized Missiles (LCCM)” programını başlatacağı, Castelion ile yapılan paralel bir anlaşmanın ise düşük maliyetli hipersonik çözümleri ölçeklendirme girişimini ilerleteceği aktarıldı.
LCCM programı: Hızlı üretim ve askeri değerlendirme
Pentagon açıklamasında, LCCM için oluşturulan yeni çerçevelerin “hızlı tempolu bir deney ve değerlendirme kampanyası” yürüteceği ve bunun sponsor kuvvet unsurları tarafından yapılacak bir “askeri fayda değerlendirmesi” ile sonuçlanacağı belirtildi.
Açıklamada, “Ticari endüstrinin hızına uygun şekilde tasarlanan bu anlaşmalar, gelecekteki sabit fiyatlı üretim sözleşmelerinin şartlarını belirlemektedir.” ifadeleri kullanıldı.
Pentagon ayrıca, “Bu girişim, Departmanı yalnızca üç yıl içinde bu portföyler kapsamında 10.000’den fazla düşük maliyetli seyir füzesi tedarik edebilecek bir konuma getiriyor.” dedi.
Ayrıca üretim için 2027–2029 yıllarını kapsayan sabit birim maliyetlerin anlaşmalara dahil edildiği ifade edildi.
“Konteynerize” sistem tartışması
Pentagon’un “containerized (konteynerleştirilmiş)” ifadesiyle tam olarak neyi kastettiği henüz net tanımlanmadı.
Ancak TWZ’ye göre, bu sistemlerin kara konuşlu konteyner fırlatıcılarından ateşlenmesi veya gemilere yüklenmesi hedefleniyor olabilir.
Daha önce birçok kez aktarıldığı üzere, bu tür konteyner sistemlerinin operasyonel esneklik sağladığı ve standart nakliye konteynerleriyle kamufle edilebildiği, böylece rakipler için hedefleme zorluğu yarattığı belirtildi.
LCCM mühimmatlarının hava platformlarından fırlatılmaya da uyarlanabileceği, bunun mümkün olmaması halinde bile çok alanlı (kara-deniz-hava) ortak kullanım avantajı sağlayacağı ifade edildi.
Şirket bazlı sistemler
Anduril, katkısının Barracuda-500M tasarımının kara konuşlu versiyonu olacağını açıkladı. Şirket, önümüzdeki üç yıl boyunca ABD ordusuna yılda en az 1.000 füze teslim etmeyi planladığını bildirdi.
Leidos, mevcut AGM-190A Small Cruise Missile (SCM) yani “Black Arrow” üzerinde geliştirilen bir LCCM tasarımı sağlayacağını duyurdu. Şirket, yeni anlaşma kapsamında 3.000 adet teslimat hedeflediğini belirtti.
Leidos açıklamasında, “LCCM yaklaşık olarak AGM-190A’nın iki katı büyüklüğünde olacak, artırılmış menzil için daha fazla yakıt kapasitesine sahip olacaktır” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada ayrıca, “modüler gövde yapısı ve Weapon Open Systems Architecture (WOSA) sayesinde hızlı entegrasyon ve güncelleme yapılabileceği” belirtildi.
Leidos son olarak, sistemin başlangıçta kara konuşlu olacağını ancak deniz ve hava platformlarına da uyarlanabileceğini ifade etti.
CoAspire ve Zone 5: ERAM programı bağlantısı
Zone 5 Technologies CEO’su Thomas Akers, “Zone 5 olarak Savunma Bakanlığı ile Low-Cost Containerized Missiles (Düşük Maliyetli Konteynerize Füzeler) programında ortak olmaktan gurur duyuyoruz. Bu program, ortaya çıkan tehditleri caydırmak ve yenmek için savaşçılarımıza gerekli olan uygun maliyetli ve ölçeklenebilir vurucu kapasiteyi sağlamayı hedefliyor.” dedi.
Akers, “Bu program, Amerikan savunma inovasyonunun gitmesi gereken yönü tam olarak yansıtıyor: daha hızlı geliştirme, talep üzerine üretim ve yüksek hacimli silahların, güncel ihtiyaçlara uygun hızda sahaya sürülmesi” ifadelerini kullandı.
Akers ayrıca, “Mühimmat sanayi tabanını genişletme ve Amerika’nın cephaneliğini güçlendirme çabasının bir parçası olmaktan onur duyuyoruz.” diye konuştu.
CoAspire ve Zone 5’in de ABD Hava Kuvvetleri’nin Extended Range Attack Munition (ERAM) programı kapsamında düşük maliyetli füze sistemleri geliştirdiği aktarıldı.
CoAspire’ın sisteminin “Rapidly Adaptable Affordable Cruise Missile (RAACM)” olarak adlandırıldığı, Zone 5’in ise “Rusty Dagger” adlı bir tasarım geliştirdiği ifade edildi.
ERAM programının ayrıca, ABD Hava Kuvvetleri’nin “Family of Affordable Mass Missiles (FAMM)” girişimine de katkı sağladığı ve 2027 mali yılı bütçesinde yaklaşık 28.000 mühimmat alımının planlandığı belirtildi.
Blackbeard hipersonik programı
Pentagon açıklamasına göre Castelion ile yürütülen program kapsamında, doğrulama sürecinden sonra yıllık en az 500 Blackbeard füzesinin satın alınacağı belirtildi.
Ayrıca Pentagon’un, “beş yıl içinde 12.000’den fazla Blackbeard füzesinin satın alınması için gerekli yetkilendirme ve bütçeyi aradığı” ifade edildi.
Castelion’un daha önce ABD Ordusu için kara konuşlu bir Blackbeard versiyonu geliştirdiği, ayrıca ABD Donanması için F/A-18E/F Super Hornet uçaklarına yönelik hava konuşlu bir versiyon üzerinde çalıştığı aktarıldı.
Stratejik arka plan: Çin ve stok krizi
Pentagon’a göre, LCCM ve Blackbeard programlarının temel amacı, maliyet etkin ve yüksek hacimli vuruş mühimmatına duyulan kritik ihtiyacı karşılamak.
ABD ordusunun son yıllarda hem Ukrayna’daki çatışmalar hem de diğer saldırılarda büyük miktarda mühimmat tükettiği, bunun da stokların ne kadar hızlı tükenebileceğini gösterdiği ifade edildi.
Haberde, özellikle Çin gibi eş düzey bir rakiple olası bir yüksek yoğunluklu savaşta “on binlerce hedefin, özellikle çatışmanın ilk aşamalarında, vurulmak zorunda kalacağı” belirtildi.
Savunma sanayinde yapısal değişim
Pentagon’un yeni yaklaşımıyla birlikte, büyük savunma yüklenicileri yerine “disruptive new entrants/ dengeleri değiştiren yeni aktörler” olarak tanımlanan ticari ve yenilikçi şirketlere yöneldiği aktarıldı.
Bu durumun, uzun üretim sürelerine alışkın geleneksel savunma sanayi modelinden önemli bir kopuş olduğu ifade edildi.
Haberde, LCCM girişiminin ve Castelion ile yapılan paralel anlaşmanın, mevcut “üst düzey hassas mühimmatları” değiştirmeyi değil, onları tamamlayarak “yüksek-düşük maliyetli karma bir vuruş kapasitesi” oluşturmayı amaçladığı vurgulandı.
Ayrıca bu sistemlerin, giderek “seyir füzesi, uzun menzilli kamikaze İHA ve yanıltıcı hedef” arasındaki çizgiyi bulanıklaştırdığı ifade edildi.