Çin Ticaret Bakanlığı, İran petrolü ticaretine katıldıkları gerekçesiyle yaptırım uygulanan beş Çinli rafineri ve petrokimya şirketine yönelik ABD tedbirlerinin "tanınmayacağını, uygulanmayacağını ve bunlara uyulmayacağını" açıkladı.
YDH - Çin Halk Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı, ABD hükümetinin İran petrol ticareti ile ilişkili oldukları gerekçesiyle beş Çinli kuruluşa yönelik uygulamaya koyduğu tek taraflı yaptırım tedbirlerine karşı yasal engelleme emri yayımladı.
Bakanlık tarafından 2 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan 2026 Yılı 21 No.lu Duyuru uyarınca, ABD'nin ilgili şirketleri Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar Listesi'ne (SDN Listesi) ekleme, varlıklarını dondurma ve işlem yasağı getirme yönündeki tasarruflarının Çin hukuku kapsamında hiçbir geçerliliğinin bulunmadığı ilan edildi.
Ticaret Bakanlığı resmi açıklamasında; Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal Güvenlik Kanunu, Çin Halk Cumhuriyeti Dış İlişkiler Kanunu, Çin Halk Cumhuriyeti Yabancı Yaptırımlara Karşı Koyma Kanunu ve bu kanunun uygulama hükümleri ile Yabancı Hukuk ve Tedbirlerin Uygunsuz Ülke Dışı Uygulanmasını Engelleme Yöntemi (Engelleme Yöntemi) çerçevesinde oluşturulan Çalışma Mekanizmasının kapsamlı bir hukuki değerlendirme yürüttüğünü bildirdi.
Yapılan inceleme sonucunda, ABD'nin 13902 ve 13846 sayılı Başkanlık Kararnameleri uyarınca aldığı yaptırım kararlarının, uygunsuz ülke dışı uygulanma durumu teşkil ettiği hukuken teyit edildi.
Yayımlanan Engelleme Emri doğrultusunda; Hengli Petrokimya (Dalian) Rafineri ve Kimya A.Ş., Shandong Shouguang Luqing Petrokimya A.Ş., Shandong Jincheng Petrokimya Grubu A.Ş., Hebei Xinhai Kimya Grubu A.Ş. ve Shandong Shengxing Kimya A.Ş. firmalarını hedef alan ABD yaptırım tedbirleri Çin topraklarında tanınmayacak, uygulanmayacak ve bu tedbirlere hiçbir suretle uyulmayacak.
Ticaret Bakanlığı, kararın ulusal egemenliği, güvenliği, kalkınma çıkarlarını korumak ve Çin vatandaşları ile tüzel kişilerinin yasal haklarını güvence altına almak amacıyla Engelleme Yöntemi'nin 2., 4., 6. ve 7. maddelerine istinaden alındığını ve yayımlandığı andan itibaren yürürlüğe girdiğini kaydetti.
Diğer taraftan Çin Halk Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı da 15 Mayıs 2026 tarihinde yayımladığı 5 No.lu Kamu Duyurusu ile Avrupa Birliği'nin Çinli şirketlere yönelik ekonomik hamlelerine sınırlandırma getirdiğini açıkladı.
Adalet Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlarla ortaklaşa yürütülen soruşturma neticesinde; Avrupa Birliği'nin Yabancı Sübvansiyonlar Tüzüğü kapsamında güvenlik ekipmanları üreticisi Nuctech (Tongfang Weishi) firmasına yönelik uyguladığı sınır ötesi denetim ve veri talebi yöntemlerinin uygunsuz ülke dışı yargı yetkisi tedbiri teşkil ettiğini tespit etti.
Çin Halk Cumhuriyeti Yabancı Mevzuatın Uygunsuz Ülke Dışı Uygulanmasına Karşı Koyma Yönetmeliği'nin 3. ve 6. maddelerine dayandırılan kararla, Çin sınırları dahilindeki hiçbir kuruluş veya bireyin AB'nin söz konusu sınır ötesi tedbirlerini uygulamayacağı ve uygulanmasına yardım edemeyeceği hükme bağlandı.
Gelişmeye ilişkin Adalet Bakanlığı yetkilisi, Avrupa Birliği'nin attığı adımların arka planını ve Çin devletinin konuya yaklaşımını ayrıntılı biçimde ele aldı.
Bakanlık, AB'nin Yabancı Sübvansiyonlar Tüzüğü'nü referans göstererek Çin sınırları içindeki geniş kapsamlı ve gereksiz bilgileri keyfi yollarla talep etmesinin, uluslararası hukuku ve uluslararası ilişkilerin temel normlarını açıkça ihlal ettiğini ifade etti.
İlgili açıklamada, AB'nin kendi ihdas ettiği tek taraflı bir mekanizma olan Yabancı Sübvansiyonlar Tüzüğü'nü yürürlüğe girdiği günden bu yana Çinli işletmelere karşı belirgin bir ayrımcılık ve hedef alma gayesiyle kullandığı vurgulandı.
Durumun adil rekabet maskesi altında yürütülen tipik bir korumacılık örneği olduğunu dile getiren yetkili, Ticaret Bakanlığının zaten Ocak 2025'te AB uygulamalarının bir ticaret ve yatırım engeli oluşturduğunu yasalar çerçevesinde tespit etmiş olduğunu hatırlattı.
Adalet Bakanlığı yetkilisi, AB tarafının bu hatayı düzeltmek yerine yanlış yolda ilerlemeyi sürdürdüğünü belirterek, Çin'in yabancı devletlerin veya bölgelerin Çin vatandaşları ile şirketleri üzerinde "uzun kollu yargı yetkisi" kurarak bunu kötüye alan uygulamalarını kesinlikle kabul etmeyeceğinin altını çizdi.
Atılan adımın Çin Halk Cumhuriyeti Yabancı Mevzuatın Uygunsuz Ülke Dışı Uygulanmasına Karşı Koyma Yönetmeliği'nin hukuka uygun şekilde hayata geçirilmesine yönelik somut bir hamle olduğunu bildiren yetkili, AB makamlarını hatalı uygulamaları derhal sonlandırmaya ve Çin-AB iş birliği için öngörülebilir bir piyasa ortamı tesis etmeye çağırdı.
Açıklamada, Avrupa Birliği'nin sınırı aşan bu müdahalelerinde ısrarcı olması halinde, Çin'in mevzuat doğrultusunda kararlılıkla karşı tedbirler alacağı beyan edildi.