87 aktivist, Sumud Filosu baskını sonrası açlık grevi başlattı

img
87 aktivist, Sumud Filosu baskını sonrası açlık grevi başlattı YDH

Küresel Sumud Filosu, İsrail donanmasının uluslararası sularda müdahale ettiği filoda yer alan en az 87 aktivistin süresiz açlık grevine başladığını duyurdu.




YDH - Küresel Sumud Filosu, uluslararası sularda İsrail güçlerinin müdahale ettiği filoda yer alan en az 87 uluslararası aktivistin süresiz açlık grevine başladığını açıkladı.

Filo yönetimi, bu adımın İsrail güçlerinin filodaki aktivistlere yönelik uygulamalarına tepki amacı taşıdığını ve İsrail hapishanelerindeki yaklaşık 9 bin 500 Filistinli tutsakla dayanışma amacıyla başlatıldığını bildirdi.

Filo, açlık grevinin, İsrail güçlerinin dayanışma aktivistlerine yönelik "yasa dışı uygulamalarına" karşı bir protesto niteliği taşıdığını ifade etti.

Açıklamada, aktivistlerin İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutsakların ağır koşullar altında tutulmasına dikkat çekmek istediği belirtildi.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise çaraşamba günü erken saatlerde yayımladığı resmi açıklamada, filoda yer alan tüm aktivistlerin gözaltına alındığını kabul etti.

Bakanlık, toplam 430 aktivistin İsrail donanması tarafından askeri gemilere nakledildiğini ve konsolosluk temsilcileriyle görüştürülmeden önce İsrail'deki gözaltı merkezlerine götürüldüğünü açıkladı.

Küresel Sumud Filosu yönetimi, resmi platformlarından yaptığı açıklamalarda, Gazze Şeridi'ne doğru ilerleyen deniz konvoylarına yönelik İsrail müdahalelerinin tekrarlandığını belirtti.

Yönetim, İsrail güçlerinin üç haftadan kısa süre içinde ikinci kez uluslararası sularda aktivistleri alıkoyduğunu kaydetti.

Filo yönetimi, söz konusu müdahaleleri "uluslararası hukukun açık ihlali" diye niteledi. Açıklamada, İsrail ordusunun etik kurallara bağlı olduğu yönündeki söylemler eleştirilirken, sivil aktivistlere yönelik müdahalelerin "deniz korsanlığı" anlamına geldiği ifade edildi.

Küresel Sumud Filosunu organize edenler, uluslararası topluma ve farklı ülke hükümetlerine çağrıda bulunarak gözaltındaki tüm aktivistlerin derhal serbest bırakılmasını istedi. Açıklamada ayrıca, "İsrail deniz korsanlığı" olarak nitelenen uygulamalara karşı açık ve net tutum alınması çağrısı yapıldı.

Filo organizatörleri, uluslararası toplumun sessiz kalmasının İsrail'i uluslararası deniz egemenliği kurallarını ihlal etmeye ve Gazze'ye ulaşmaya çalışan insani yardım konvoylarını hedef almaya teşvik ettiğini belirtti.

Filonun kriz operasyon odası daha önce yaptığı açıklamada, İsrail askeri müdahalesinin filoda yer alan bütün gemileri kapsadığını bildirmişti. Açıklamada, gemilerin İsrail egemenlik alanı dışında kalan bölgelerde durdurulduğu ifade edildi.

Filodaki kaynaklar, Lina el-Nablusi adlı geminin İsrail donanmasına bağlı özel birliklerin müdahale ettiği son tekne olduğunu aktardı. Kaynaklar, geminin kontrol altına alındığını belirtti.

Filo içindeki aktivistler, açlık grevini hem müdahaleye tepki göstermek hem de Filistinli tutsaklarla dayanışma amacıyla başlattıklarını açıkladı. Aktivistler, bu yöntemi "ihlallere karşı barışçıl direniş aracı" olarak tanımladı.

Mevcut Sumud Filosu'nun 50 gemi ve tekneden oluştuğu bildirildi. Filoda 44'ten fazla ülkeden gelen 428 aktivistin bulunduğu belirtilirken, organizatörler bunun Filistin davasına yönelik uluslararası dayanışmanın boyutunu gösterdiğini ifade etti.

Filo, geçen perşembe günü Türkiye'nin Marmaris kentinden hareket etmişti. Organizasyon, Gazze Şeridi'ne 2007'den bu yana uygulanan İsrail ablukasını sembolik ve fiili biçimde kırmayı hedeflediğini açıklamıştı.

Teknelere el konulması ve aktivistlerin gözaltına alınması, uluslararası insan hakları örgütlerinden de tepki gördü. Uluslararası Af Örgütü, İsrail müdahalesini "utanç verici ve insanlık dışı bir eylem" diye tanımladı.

Örgüt, barışçıl dayanışma aktivistlerinin hedef alınmasının, İsrail'in Filistinlilere ve Gazze'deki insani koşullara dikkat çekmeye çalışan kişilere yönelik "toplu cezalandırma politikasında yeni bir aşama" anlamına geldiğini belirtti.

Gelişmeler, Gazze Şeridi'nde yaklaşık 2,4 milyon Filistinlinin ağır insani ve sağlık koşulları altında yaşamını sürdürdüğü dönemde yaşandı. Bölgede savaş ve sıkı abluka koşullarının devam ettiği belirtildi.

Ekim 2025'te ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen, sahadaki durumun temel yardım malzemeleri, yakıt ve tıbbi ekipman girişine yönelik İsrail kısıtlamalarının sürdüğüne işaret ettiği ifade edildi.

Filodaki aktivistler, bağlantı kesilmeden önce yaptıkları açıklamalarda temel amaçlarının Gazze ablukasının derhal ve koşulsuz sona ermesi gerektiği mesajını dünyaya ulaştırmak olduğunu söyledi.

Aktivistler ayrıca, "soykırımın" bombardıman ya da aç bırakma dahil farklı biçimlerde sürdüğünü ifade ederek, bunun yalnızca resmi açıklamalarla sınırlı kalmayan uluslararası ve toplumsal bir harekete ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Yaşanan son gelişmelerin ardından yüzlerce uluslararası aktivistin durumu, İsrail'in sınır dışı işlemleri ile aktivistlerin güvenliğinin sağlanmasına yönelik uluslararası çağrılar arasında belirsizliğini koruyor.

Buna karşılık en az 87 aktivist, gözaltına alınmalarını ve Gazze'ye ulaşmalarının engellenmesini protesto etmek amacıyla süresiz açlık grevini sürdürüyor.



Makaleler

Güncel